Trojan türkçesi Trojan nedir

  • Truva'ya özgü.
  • Truvalı.
  • Truva kentiyle ilgili.
  • Truva.

Trojan ile ilgili cümleler

English: I am a Trojan horse, so I have infected your Mac computer.
Turkish: Ben bir Truva atıyım, yani Mac bilgisayarınıza bulaştım.

English: As my teacher says, you cannot please both Greeks and Trojans.
Turkish: Öğretmenimin söylediği gibi, hem Yunanlıları hem de Truvalıları memnun edemezsiniz.

Trojan ingilizcede ne demek, Trojan nerede nasıl kullanılır?

Trojan horse : Görünüşte iyi olan fakat sonucunda zarar getiren şey. Truvalılar'a süpriz bir saldırı gerçekleştiren yunanlı savaşçıların içine saklandıkları büyük tahta at (klasik mitoloji). Truva atı. Yararlı görünen fakat zararlı bir kod içeren bilgisayar programı.

Trojan horse program : Truva atı programı.

Trojan war : Truva savaşı. Troya savaşı. (yunan mitolojisi) truvalı helen'in paris tarafından kaçırılması sebebiyle yaşanan ve truva'nın yıkımı ile sonuçlanan yunanlılar ve truvalılar arasında 10 yıl devam eden savaş.

The trojan horse : Truva atı.

Work like a trojan : Eşek gibi çalışmak. Köle gibi çalışmak.

Trocar : Karından veya vücut boşluğundan sıvıyı almak için kullanılan tıbbi enstrüman. Bir kanül ve içinde kolayca oynatılabilen bir stileden ibaret olan, stilenin sivri olan ucu kanülü aşan ve sapları avuç içinde kavranılarak yumuşak dokuları delmeye, vücuttan sıvı boşaltmaya yarayan aygıt. Trokar.

 

Gastrojejunostomy : Mideyi ince bağırsağa ağızlaştırma operasyonu. Onikiparmak bağırsağının çıkarılması ve midenin boş bağırsağa dikilmesi. Gastrojejunostomi. İnce bağırsağı mide ile birleştirme ameliyatı. Gastroyeyunostomi.

Introjection : İçe-atım. İntrojeksiyon. İçe yansıtma. İçe atım. Farkından olmadan bir kimsenin kişiliğine tavırlar veya fikirler katma (psikanaliz).

Trojans : Truvalı. Truvalılar. Truva'ya özgü. Truva. Bir küçük gezegenler sürüsü. güneş ve jüpiter'e göre kurulacak iki eşkenar üçgenin l4 ve l5 ile gösterilen sallantı noktalarında yığılmış olan bu cisimler aynı konumu koruyarak güneş çevresinde dolanırlar.

Retrojection : Retrojeksiyon.

İngilizce Trojan Türkçe anlamı, Trojan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trojan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Troy : Troya. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Kuyumcuların kullandığı tartı sistemi. Alabama eyaletinde şehir. Erkek ismi. Ohio eyaletinde şehir. Kuyumcu tartısı.

Asiatic : Asya. Asyalı.

Ilium : İlion. Kalça kemiği. İlyum. Böğür. Karnın yan tarafı. Böğür kemiği.

Troys : Troya. Erkek ismi. Kuyumcuların kullandığı tartı sistemi. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Kuyumcu tartısı. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Ohio eyaletinde şehir. Alabama eyaletinde şehir.

Trojans : Bir küçük gezegenler sürüsü. güneş ve jüpiter'e göre kurulacak iki eşkenar üçgenin l4 ve l5 ile gösterilen sallantı noktalarında yığılmış olan bu cisimler aynı konumu koruyarak güneş çevresinde dolanırlar. Truvalılar.

 

Asian : Asya. İngiltere'de hint alt kıtası veya çevresinden gelen kişi. Asya kıtasıyla ilgili veya ona ait. Asya'ya özgü. Abd'de uzakdoğu dahil asya'nın herhangi bir yerinden gelen kişi. Asya'ya ait. Asyalı. Asya ile ilgili.

Trojan horse : Görünüşte iyi olan fakat sonucunda zarar getiren şey. Truvalılar'a süpriz bir saldırı gerçekleştiren yunanlı savaşçıların içine saklandıkları büyük tahta at (klasik mitoloji). Truva atı. Yararlı görünen fakat zararlı bir kod içeren bilgisayar programı.

Trojan synonyms : malevolent program, dardan, dardanian, ilion, troja.

Trojan ingilizce tanımı, definition of Trojan

Trojan kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Used chiefly or only in the phrase like a Trojan. He studies like a Trojan. One who shows the pluck, endurance, determined energy, or the like, attributed to the defenders of Troy. As, he endured the pain like a Trojan. Of or pertaining to ancient Troy or its inhabitants.