Trojans türkçesi Trojans nedir

  • Truva.
  • Bir küçük gezegenler sürüsü. güneş ve jüpiter'e göre kurulacak iki eşkenar üçgenin l4 ve l5 ile gösterilen sallantı noktalarında yığılmış olan bu cisimler aynı konumu koruyarak güneş çevresinde dolanırlar.
  • Truva'ya özgü.
  • Truvalı.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Truvalılar.

Trojans ile ilgili cümleler

English: As my teacher says, you cannot please both Greeks and Trojans.
Turkish: Öğretmenimin söylediği gibi, hem Yunanlıları hem de Truvalıları memnun edemezsiniz.

Trojans ingilizcede ne demek, Trojans nerede nasıl kullanılır?

Trojan horse : Truva atı. Görünüşte iyi olan fakat sonucunda zarar getiren şey. Truvalılar'a süpriz bir saldırı gerçekleştiren yunanlı savaşçıların içine saklandıkları büyük tahta at (klasik mitoloji). Yararlı görünen fakat zararlı bir kod içeren bilgisayar programı.

Trojan horse program : Truva atı programı.

Trojan war : (yunan mitolojisi) truvalı helen'in paris tarafından kaçırılması sebebiyle yaşanan ve truva'nın yıkımı ile sonuçlanan yunanlılar ve truvalılar arasında 10 yıl devam eden savaş. Truva savaşı. Troya savaşı.

The trojan horse : Truva atı.

Work like a trojan : Eşek gibi çalışmak. Köle gibi çalışmak.

Troat : Geyik bağırması. Bağırmak (geyik).

Retrojection : Retrojeksiyon.

 

Introjection : İçe-atım. İçe atım. Farkından olmadan bir kimsenin kişiliğine tavırlar veya fikirler katma (psikanaliz). İçe yansıtma. İntrojeksiyon.

Trocar : Trokar. Bir kanül ve içinde kolayca oynatılabilen bir stileden ibaret olan, stilenin sivri olan ucu kanülü aşan ve sapları avuç içinde kavranılarak yumuşak dokuları delmeye, vücuttan sıvı boşaltmaya yarayan aygıt. Karından veya vücut boşluğundan sıvıyı almak için kullanılan tıbbi enstrüman.

Trojan : Truva'ya özgü. Truvalı. Truva. Truva kentiyle ilgili.

İngilizce Trojans Türkçe anlamı, Trojans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trojans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Albedo : Aklık (astronomi terimi). Aklık derecesi. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Beyazlık derecesi. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Albedo. Aklık derecesi (astronomi terimi). Aklık dercesi. Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı.

Achondrite : Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur. Kumsuz göktaşı.

Asian : Abd'de uzakdoğu dahil asya'nın herhangi bir yerinden gelen kişi. Asya ile ilgili. Asya. Asyalı. İngiltere'de hint alt kıtası veya çevresinden gelen kişi. Asya kıtasıyla ilgili veya ona ait. Asya'ya ait. Asya'ya özgü.

Absolute parallax : Başka yıldızlarla bağlantı kurmadan üçgenölçümsel olarak belirlenen ıraklık açısı. Salt ıraklık açısı.

Trojan : Truva kentiyle ilgili.

Altair : Aquila (kartal) takımyıldızı'nın en parlak yıldızı. Eltair. Kartal'ın a yıldızı. Uçucu (a aql).

 

Adhara : Büyükköpek'in e yıldızı. Adhara (cma).

Troys : Erkek ismi. Kuyumcuların kullandığı tartı sistemi. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Ohio eyaletinde şehir. Troya. Alabama eyaletinde şehir. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Kuyumcu tartısı.

Absorptive power : Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emici güç. Soğurma gücü. Emebilme gücü veya kapasitesi. Emme veya soğurma eğilimi. Boya alış gücü.

Trojans synonyms : dardanian, ilion, dardan, troja, accuracy, absolute brightness, asiatic, aerolite, absolute orbit, absorption line, accidental error, airglow, acceleration due to gravity, absolute value, troy, ilium, almak.