Unconscious türkçesi Unconscious nedir

Unconscious ile ilgili cümleler

English: Ali has been unconscious for three days.
Turkish: Ali üç gündür bilinçsiz.

English: Ali was laying unconscious on the sidewalk.
Turkish: Ali kaldırımda baygın yatıyordu.

English: Ali is still unconscious on the floor.
Turkish: Ali hala yerde baygın yatıyor.

English: Ali found Mary lying unconscious on the kitchen floor.
Turkish: Ali Mary'yi mutfak zemininde bilinçsizce yatarken buldu.

English: Ali is lying unconscious on the floor.
Turkish: Ali yerde baygın yatıyor.

Unconscious ingilizcede ne demek, Unconscious nerede nasıl kullanılır?

Unconscious memory : Bilinçdışı bellek.

Unconscious mind : Bilinç dışı veya bilinç altı.

Unconscious motivation : Bilinçdışı motivasyon. Bilinçdışı güdülenim.

Be unconscious of : Bilincinde olmamak. Habersiz olmak. Farkında olmamak.

Be unconscious : Bilinci kapalı olmak. Kendinde olmamak.

Unconsciousness : Şuursuzluk. Kendinde olmama. Enkonsiyans. Baygınlık. Bilinçsizlik. Farkında olmama.

Unconscientious : İnsafsız. Fahiş. Mantıksız. Vicdansız.

Unconscionable : Ölçüsüz. Makul olmayan. Aşırı. Mantıksız. Fahiş (fiyat). İnsafsız. Vicdansız. Vicdana aykırı. Gayriahlaki.

 

Unconscionably : İnsafsız bir şekilde. Vicdansız bir şekilde. Vicdansızca. Abartılı bir tarzda. Ahlaksız bir tarzda. İnsafsızca.

Unconscionable bargain : Adil olmayan borsa işlemi sözleşmesi. Gayriadil sözleşme. Ölçüsüz sözleşme.

İngilizce Unconscious Türkçe anlamı, Unconscious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unconscious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unbeknown : Bilinmeyen. Farkedilmeden. Haberi olmadan. Habersizce. Tanınmayan. Haber vermeden. Meçhul.

Kayoed : Çarpmak. Şok etmek. Darbe. Nakavt etmek. Nakavt. Yere sermek. Afet. Vurmak.

Inadvertent : Elde olmayan. Dikkatsizlikten kaynaklanan. Kazara olan. Yanlışlıkla yapılan. Yanlışlıkla ya da kazara yapılan. Dikkatsiz.

Depths : Yoğunluk. Derinlikler. En derin nokta. Derinlik. Dip. Ahlak azlığı.

Unacquaintance : Acemi veya tecrübesiz olma özelliği. Cahil.

Gone : Sevdalanmış. Heyecanlı. Kayıp. Bozulmuş. Mahvolmuş. Geçmiş. Kaybolmuş. Geçkin. Bozuk.

Ecstatics : Hayran. Sermest. Mutlu edici. Kendinden geçirici. Vecde gelmiş. Çok mutlu. Sevinç dolu. Esrik. Mest olmuş.

Oblivious of : -den habersiz. Unutkan. -in farkında değil.

Uninformed : Malumatsız. Bihaber. Haber verilmemiş. Bilgisiz. Haberdar edilmemiş. Cahil. Cahilce yapılmış.

Unconscious synonyms : ko'd, nonconscious, unvoluntary, indeliberate, nonvoluntary, cabbaged, incognizant, without knowing, unacquaintedness, ignorantly, drunker, involuntary, coldest, out, amorous, out cold, unawake, unwitting, enrapt, without malice, faint, comatose, subconsciousness, anoetic, oblivious, unintentionally, knowledgeless, anesthetised, unintended, subliminal, unknowing, in the dark, undesigned.

 

Unconscious zıt anlamlı kelimeler, Unconscious kelime anlamı

Sensible : Sezilir. Makul. Hissedilir. Akıllıca. Etkilenebilir. Farkına varılır. Aklı başında. Mantıklı. Duyarlı.

Aware : Farkında olan. Muttali. Bilinçli. Agah. Haberdar. Farkında. Uyanık. Tetikte. Vakıf.

Awake : Uyanmış. Farkında. Uyanık. Bilincinde. Uykudan kalkmak. Kışkırtmak. Tetik. Bilinçli. Canlanmak. Farkında olan.

Unconscious antonyms : voluntary, conscious.

Unconscious ingilizce tanımı, definition of Unconscious

Unconscious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an unconscious man. Ignorant. Without cerebral appreciation. Hence, not knowing or regarding. Not conscious. Having no consciousness or power of mental perception.