Urinating türkçesi Urinating nedir

Urinating ingilizcede ne demek, Urinating nerede nasıl kullanılır?

Urination : Çiş yapma. İşeme. İşeme, idrar çıkarma. Küçük abdest. İdrar çıkarma. Ürinasyon.

Urinate : Su dökmek. (küçük) tuvaletini yapmak. İdrar çıkarmak. Çiş yapmak. Küçük su dökmek. İşemek. İdrar yapmak. İdrara çıkmak.

Urinated : İdrara çıkmak. Küçük su dökmek. Çiş yapmak. İdrar çıkarmak. Su dökmek. İşemek. (küçük) tuvaletini yapmak. İdrar yapmak.

Urinates : Çiş yapmak. İşemek. İdrar çıkarmak. İdrar yapmak. (küçük) tuvaletini yapmak. Küçük su dökmek. İdrara çıkmak. Su dökmek.

Urinal : İşeme duvarı. Sürgü. Çişlik. Pota. Hela. Pisuar. Pisuvar. İdrar kabı. Sidiğin pissu döşemine akıtıldığı yer. Klozet.

Urinary bladder atony : Merkezi sinir sisteminde herhangi bir patolojik değişim olmamasına karşın, idrar torbasının yeterli düzeyde kasılamaması sonucu, aşırı derecede dolgun ve genişlemiş haliyle belirgin durum. İdrar torbası atonisi.

Urinaries : İdrara ait. Sidik. İdrar (ile ilgili). İdrar torbası. İdrar kabı. İdrar. Sidiğe ilişkin. Ördek. Üriner.

Urinary bladder : Mesane. İdrar torbası. Sidik torbası. İdrar kesesi. Sidiktorbası. Sidiklorbası.

Urinary bladder fistula : İdrar torbası fistülü. İdrar torbasında yaralanma veya yırtılmaya bağlı olarak oluşan yapay bir kanaldan idrarın vücut dışına akması.

 

Urinary : İdrar torbası. İdrar. İdrar kabı. Üriner. İdrara ait. İdrarla ilgili, idrar bulunduran. Sidik. Ördek. İdrar (ile ilgili).

İngilizce Urinating Türkçe anlamı, Urinating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Urinating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Micturate : Su dökmek.

Carbon process : Karbon işlemi. Karbon süreci.

Pee : Sidik. (küçük) tuvaletini yapmak. İşeme. İdrar. İdrarını yapmak. Çiş.

Peed : (küçük) tuvaletini yapmak. Çiş. İdrarını yapmak. İdrar. Sidik.

Pass water : Su dökmek. Ufak su dökmek. Çişini yapmak. Çişini etmek.

Make water : Çişini yapmak. Küçük su dökmek. Çişini etmek. Ufak su dökmek. Su dökmek.

Composition : Bileştirme. Eğitim, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Yazı. Beste. Düşüncelerin seçilmesi, sıraya konması, geliştirilmesi ve yazılı ya da sözlü olarak düzgün bir biçimde anlatılması işi. birtakım öğeleri bir bütün elde etmek amacıyla birleştirme, kaynaştırma işlemi ya da sanatı. öğrencilere anadillerini doğru, etkili ve güzel bir biçimde konuşup yazmayı öğretmek amacıyla orta dereceli ve yüksek okullarda okutulan ders. Nitelik. Batkı sözleşmesi. Bir kimyasal bileşiği oluşturan öğelerin ya da daha yalın bileşiklerin nicel değeri. Terkip. Oyun düzeni çalışması içindeki temel güzelduyusal ilkelerden biri (öbürleri : görsel yorum, hareket yapımı, hız-tartım-zamanlama ve sözsüz oyunla drama-tizasyon'du.r). tasarım, uygulamanın yapısını, biçimini ya da çizimini ortaya çıkaran bir çalışmayı içerir. tasarım, aynı zamanda, konunun duygusal ölçüsünü ve ussal uygulayım düzenini sağlar.

 

Writing : Yazılma. Yazı kağıdı. Yazım. Kitabe. Telif. Yazı yazma. Yazma. Yazı şekli. Yazılı eser. Bilişim, gramer alanlarında kullanılır.

Offset : Dengelemek. Telafi etmek. Göreceli konum (değeri). Deveboynu. Boru vb dirsek takmak. Dallanmak. Kaydırma yapmakta kullanılan özel bağlantı parçası. Ofset. Dengelenmek.

Urinating synonyms : planography, process printing, relief printing, intaglio printing, planographic printing, passed water, piss, piddles, piddled, have a tinkle, give a sample, intaglio, printing process, pisses, peeing, pisolite, offset printing, letterpress, piddle, do number one, gravure, typography, pees, pee pee.