Offset türkçesi Offset nedir

  • Karşılamak.
  • Denkleştirmek.
  • Ofset.
  • Ofset (baskı için).
  • Göreceli konum (değeri).
  • Ofset basmak.
  • Ofset usulü basmak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Deveboynu.
  • Dengelenmek.
  • Dirsek takmak (boru).
  • Boruya dirsek koymak.
  • Kaydırma yapmakta kullanılan özel bağlantı parçası.
  • Denge meydana getirmek.
  • Boru vb dirsek takmak.
  • Telafi etmek.
  • Ofset baskı yapmak.
  • Dengelemek.
  • Ofset baskı.
  • Karşılığı ile denkleştirmek.
  • Dallanmak.

Offset ile ilgili cümleler

English: Some systems, such as Burroughs B5500, do not use paging to implement virtual memory. Instead, they use segmentation, that divide virtual address spaces into variable-length segments. A virtual address consists of a segment number and an offset within the segment.
Turkish: Burroughs B5500 gibi bazı sistemler sanal bellek uygulamak için sayfa numaralama kullanmazlar.Onun yerine segmentasyon kullanırlar, bu sanal adres alanlarını değişik uzunluktaki segmentlere böler. Bir sanal adres bir segment numarası ve segment içinde bir ötelemeden oluşur.

Offset ingilizcede ne demek, Offset nerede nasıl kullanılır?

Offset account : Denkleştirici hesap. Kontra hesap. Bir hesabın bakiyesini azaltan ilgili hesap. Denkleştirme hesabı.

Offset carrier : Kaydırılmış taşıyıcı.

Offset effects : Kötü sonuçları telafi etme.

Offset pie slice : Ayrılmış dilim.

 

Offset print : Ofset baskı. Taşbaskı işlemi. İlk olarak mürekkeplenmiş bir baskının lastik tekerlekli silindire yerleştirildiği ve daha sonra kağıda basıldığı işlem.

Direct offset : Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu ortaklıklarının açacakları uluslararası ihale çerçevesinde dışalım karşılığında yapacakları döviz ödemelerini telafi etmek amacıyla, anlaşma gereğince ihaleyle doğrudan ve yakından ilgili alanlarda gerçekleştirilen dışsatım. krş. dolaylı dengeleme. Doğrudan dengeleme.

B binding offset : C cilt boşluğu.

Page offset : Sayfa kaydırma.

Standard deviation synchronization offset : Ölçünlü sapma eşzamanlama kayması. Ölçünlü sapma eş zamanlama kayması.

Offsets : Dirsek takmak (boru). Denkleştirmek. Ofset baskı yapmak. Dallanmak. Dengelemek.

İngilizce Offset Türkçe anlamı, Offset eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Offset ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diverges : Birbirinden uzaklaşmak. Uzaklaşmak. Ayırmak. Açılmak. Sapmak. Birbirinden ayrılmak. Ayrılmak. Uyuşmamak. Farklı olmak.

Accelerator key : Hızlandırma tuşu. Hızlandırıcı tuş. Hızlı erişim tuşu. Kısayol tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. İvmelendirme tuşu.

Corresponds : Muhabere etmek. Tekabül etmek. Yaramak. Yazışmak. Uyum sağlamak. Haberleşmek. Benzemek. Mektuplaşmak. Uyuşmak. Uymak.

Counterbalances : Dengelemek (karşılıklı olarak). Eşit güçle karşı koymak. Eş ağırlık. Karşılık. Denk ağırlıkla karşılamak. Denk. Karşı denge.

Cancel out : Sıfırlamak. Etkisini yok etmek. İptal etmek. Sıfıra indirmek. Dengeyi sağlamak.

 

Poise : Birşeyi belirli bir şekilde tutmak. Dik tutmak (baş). İliştirmek. Asılı durmak. Özgüven. Dengesiz biçimde yerleştirmek. Hareketsiz durmak. Havada durmak.

Atones : Kefaret etmek. Tazminat. Gönül almak. Tarziye vermek. Gönlünü almak. Karşılığını ödemek. Affettirecek harekette bulunmak. Ceremesini çekmek.

Counterpoising : Eşit kuvvetle karşı koymak.

Compensate : Yerini tutmak. Tazminat ödemek. Acısını telafi etmek. Bedelini vermek. Gidermek. Tazmin etmek. Eşitlemek. Denklemek.

Absolute loader : Salt yükleyici. Mutlak yükleyici.

Offset synonyms : equilibrise, equilibrize, compense, ac adapter, abbreviate, make good, swanneck, offset printing, access control entry, arborizes, poising, abnormal end, arborise, counterpoises, offsets, branch, atoning, swan neck, equalise, equalized, make amends, offset print, balance the budget, accent bar, abort sequence, accent char, answers, stiffens, condoning, ogees, amends, abort, compensated.

Offset zıt anlamlı kelimeler, Offset kelime anlamı

Unbalance : İşlevini bozmak. Dengesizlik. Dengesini bozmak. Akli dengesizlik. Dengeyi bozmak.

Offset ingilizce tanımı, definition of Offset

Offset kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In general, that which is set off, from, before, or against, something. To balance. As, to offset one account or charge against another. To place over against. To make an offset. To set off.