Unbalance türkçesi Unbalance nedir
- Akli dengesizlik.
- İşlevini bozmak.
- Dengesini bozmak.
- Dengesizlik.
- Dengeyi bozmak.
Unbalance ile ilgili cümleler
English: Ali is mentally unbalanced.
Turkish: Ali aklen dengesiz.
English: I don't believe that you're mentally unbalanced.
Turkish: Senin ruhsal bir dengesiz olduğuna inanmıyorum.
English: He's mentally unbalanced.
Turkish: O zihinsel dengesiz.
Unbalance ingilizcede ne demek, Unbalance nerede nasıl kullanılır?
Unbalanced : Dengesiz (kimse). Üşütük. Dengelenmemiş. Muvazenesiz. Aklen dengesiz. Dengesiz. Kaçık. Akli dengesi bozuk. Çılgın. Denksiz.
Unbalanced aminoacid : Rasyonda bir aminoasidin yüksek, diğer aminoasidin düşük bulunmasıyla oluşan nispi yetersizlik sonucu meydana gelen dengesizlik. Amino asit dengesizliği.
Unbalanced budget : Açık veren bütçe.
Unbalanced error : Dengesiz hata.
Unbalanced line : Dengelenmemiş hat. Dengesiz hat.
Unbalanced mode : Dengesiz kip. Usta-yamak protokol.
Unballasted : Safrasız. Ayarsız.
Unbalances : İşlevini bozmak. Dengesizlik. Akli dengesizlik. Dengeyi bozmak. Dengesini bozmak.
Unbalancing : Dengeyi bozmak. Dengesizlik. Akli dengesizlik. Dengesini bozmak. İşlevini bozmak.
İngilizce Unbalance Türkçe anlamı, Unbalance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Unbalance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Overbalanced : Fazlalık. Ağır gelmek. Tartıda ağır gelmek. Dengesini kaybetmek. Ağır basmak. Devirmek.
Overbalance : Fazlalık. Dengesini bozup düşürmek. Dengesini kaybetmek. Devirmek. Ağır gelmek. Tartıda ağır gelmek. Ağır basmak. Dengesini kaybedip düşmek.
Derangements : Karışıklık. Delilik. Düzensizlik. Karıştırma. Akıl hastalığı. Deranjman. Geçimsizlik.
Deranges : Düzenini bozmak. Düzen bozmak. Kafasını karıştırmak. İhlal etmek. Çıldırtmak. Altüst etmek. Karıştırmak. Rahatsız etmek.
Mental alienation : Akıl hastalığı. Akli anormallik.
Instability : Dayanıksızlık. Öngörülemeyen değişkenlik ve risk özelliği. Karasız denge halinde olma. İstikrarsızlık. Kararsızlık. Değişkenlik. Sebatsızlık. Ekonomi, uzay alanlarında kullanılır.
Lability : Dayanıksızlık, kararsızlık. Labilite. Değişkenlik. Değişme eğilimi. Hal değiştirebilme yeteneği (kimya).
Imbalance : Denksizlik. Oransızlık. Muvazenesizlik.
Instabilities : Değişkenlik. Kararsızlık. Dayanıksızlık. Dengesizlikler.
Derange : Altüst etmek. Rahatsız etmek. Düzenini bozmak. Düzen bozmak. Kafasını karıştırmak. Çıldırtmak. Karıştırmak. İhlal etmek.
Unbalance synonyms : derangement, disequilibrium, overbalances, deranging, unbalancing, overbalancing, sandiness, disequilibria, alienation, mental disorder, unbalances, brain sickness, disequilibriums, turn the scale, rock the boat, imbalances.
Unbalance zıt anlamlı kelimeler, Unbalance kelime anlamı
Balance : Bilanço. Tartaç. Sayışımanlıklarca tüm sayışımların borçlu ve alacaklı tutarlarının toplamını ayrı ayrı olarak toplamyerinde ve bu toplamların borç ve alacak artıklarının toplamlarını da ayrı ayrı artıklar bölümünde gösteren ve çoğunlukla ayda bir düzenlenen çizelge. Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerde tutulması. stereo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. icra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması. Denge kurmak. Yönetmenin sahne üzerinde tasarladığı düzenin temel öğelerinden biri. göz dengesiz bir görünümü (bilinçsiz de olsa) sezinlediği için sahne üzerindeki oyuncuları dengelemek gerekir. sahne üzerinde denge, iki ana bölümde ele alınır. fiziksel denge : bakışımlı ve bakışımsız olmak üzere iki çeşittir. güzelduyusal denge : sahne üzerinde kalabalığı anlam açısından uyumlu bir duruma getirir. Bir malın niceliğine ve ederine göre satış değeri bulunmak üzere ağırlık birimleriyle malın karşılıklı dengesini sağlayan araç. Bakiye. Vücudun en küçük dayanak yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durması. bu, vücudun ağırlık merkezinden geçen bir düzey çizgisinin her zaman dayanak yüzeyi içinde kalması, böylece ağırlığın dayanak noktasının iki yanına denk olarak yüklenmesiyle sağlanır. Kalıntı.
Equilibrium : Balans. Denge. Denklik. Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru. Denge . Karalılık. Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında varolduğu savunulan denge. (bu öğelerden biri üzerine yapılan bir baskı, kendini diğer öğeler üzerine ileteceğinden ilgili halk kültürü düzeni bozulacaktır. eğer, öğe üzerindeki baskı kaldırılacak olursa, çok kez halk kültürü düzeni eski durumuna dönüşmektedir.) bk. denge kuramı. Birbirine ters yönlü güçlerin eşitlenmesi sonucu değişme eğiliminin kalmadığı durum. Karşıt etkilerin birbirine eşdeğer olduğu durum. Kararlılık.

Bu kısımda Unbalance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Unbalance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Unbalance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Unbalance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.