Vamped türkçesi Vamped nedir

  • Saya.
  • Vamp.
  • Vamp kadın.
  • Şuh kadın.
  • Yamalık.
  • Yamalamak.
  • Müziğe eşlik etmek.
  • Baştan çıkartmak (erkeği).
  • Baştan çıkarmak.
  • Basit ve notasız eşlik.
  • Doğaçlamadan çalmak.

Vamped ile ilgili cümleler

English: Our education system needs to be seriously revamped.
Turkish: Eğitim sistemimizin ciddi şekilde yenilenmesi gerekiyor.

Vamped ingilizcede ne demek, Vamped nerede nasıl kullanılır?

Revamped : Modernize etmek. Yamamak. Düzeltmeler yapmak. Yenilemek.

Vamp up : Yamamak. Saya takmak. Yenilemek.

Vamp : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Yamalık. Yamalamak. Basit ve notasız eşlik. Vamp kadın. Şuh kadın. Saya. Doğaçlamadan çalmak. Maceraperest kadın. Cinsel çekiciliği olan, fakat hiçbir değer duygusu, acıması olmayan, kendisine tutulan erkeklerin yok olmasına yol açan kadın. bu çeşit kadınları canlandıran yıldız.

Vamping : Doğaçlamadan çalmak. Basit ve notasız eşlik. Yamalamak. Vamp kadın. Şuh kadın. Vamp. Yamalık. Baştan çıkartmak (erkeği). Saya. Baştan çıkarmak.

Vampire : Sahnede şeytanın görünüp kaybolduğu kapı. Hortlak. Cadılık. Vampir.

Vampirism : Vampirizm. Vampirlik. Kan emicilik.

Vamps : Baştan çıkartmak (erkeği). Müziğe eşlik etmek. Doğaçlamadan çalmak.

Revamping : Modernize etmek. Revizyondan geçirmek. Düzeltmeler yapmak. Yenileştirmek. Ayakkabının yüzünü değiştirmek. Yamamak. Yenilemek.

 

True vampire : Kan emici koca yarasa. Yarasalar (chiroptera) takımının yaprak burunlu yarasagiller (phyllostomatidae) familyasından, 7 cm kadar uzunlukta, 37 cm kadar kanat açıklığı olan, kan emen, dişleri bıçak gibi kesici, güney amerika'da yaşayan bir tür.

Vampirish : Vampire benzeyen (kan emici, asalak, parazit). Vampir gibi. Vapirane.

İngilizce Vamped Türkçe anlamı, Vamped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vamped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Botched : Berbat etmek. Suyuna tirit. Çırpıştırma. İçine edilmiş. Acemice yapılmış. Şişirme. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Rezil edilmiş. Becerememek.

Diversity : Başkalık. Fark. Türsellik. Çeşitlilik. Çeşitleme. Değişik tür. Farklı olma. Değişim. Çeşit. Olay, nesne ve durumların ayırıcı yanları ya da aralarında ayrım gözetmeye yarayan özellikleri.

Botching : Kötü iş yapmak. Yalapşap yapmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Baştan savma yapmak. İçine etmek. Becerememek. Rezil etmek (bir işi). Bozmak. Berbat etmek.

Variable : Bir evreni temsil eden deneklerin değişebilen özelliği. nicelik ve ölçülebilir nitelik bakımından değişiklik gösteren gözlem. değişik değerler alabilen (nicelik). ağırlık, boy, zihin yeteneği gibi bireyden bireye değişen öğe ve etmenler ile olgulara verilen genel ad. Sebatsız. Karakter veya faktör yerine genel anlamda kullanılan bir terim. Bir kümenin, bir dizi değerler alabilen değişken niceliği. Çelişki. Değişken. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kararsız. Bir fonksiyonel ilişkide değişik değerler alabilen nicelikler. krş. açıklayıcı değişken, bağımlı değişken. Çeşitli değerler alabilen bir nicelik ya da çeşitli altbölüm ve seçenekleri olan bir nitelik.

 

Piece : Pare. Kalıp. Parçalarını eklemek. Parça. Eklemek. Birleştirmek. Tane. Kısa yazı. Parça koymak.

Variety : Şov. Çeşitleme. Salam. Varyete. Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey, ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma. Cins. Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey; ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma. Çeşitlilik. Variyete. Renk, ibik biçimi, sakal veya bacak tüylerine göre oluşan ırkların alt bölümü.

Varicoloured : Rengarenk. Renk renk.

Debauching : Baştan çıkartmak. Sefahat. Ayartmak. Geçersiz kılmak. Azdırmak. Ahlakını bozmak. Doğru yoldan saptırmak. Kötü yola sevk etmek. Kötü yola düşürmek.

Allude : İma etmek. Esaslanmak. Cezbetmek. İham vurmak. Taş atmak. Kaydetmek. Çekicilik. Kastetmek. İsnat etmek.

Corrupt : Yozlaşmış. Bozmak (dili). Kötüleştirmek. Bozulmuş. -e rüşvet yedirmek. Yiyici. Yozlaştırmak. Rüşvetçi. Kötü yola sürüklemek.

Vamped synonyms : varicolored, allure, botch, deprave, depraving, vamps, entice away, quantitative, entice, variform, upper, varying, multifaceted, allured, femme fatale, miscellaneous, entices, debauch, allures, versatile, vamping, botches, piecing, diverseness, patch, corrupts, many sided, bodge, modified, debauches, enticed, multifariousness, heterogenous.

Vamped zıt anlamlı kelimeler, Vamped kelime anlamı

Qualitative : Bir nesnenin niteliğiyle ilgili olan. Niteliksel. Nitelikli. Nitel. Kaliteye ait, niteliğe ilişkin olan. Niteleyici. Dış görünüş, renk, tad, biçim gibi sayısal olarak deyimlenemeyen ya da ölçülemeyen özelliklere ilişkin. Kalitatif. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nitelik.

Homogeneous : Tektürel. Fiziksel ve kimyasal özellikleri, çeşitli bölgelerinde ayrılık göstermeyen tek evreli dizgelerin ortak özelliği. Yapısı ve özellikleri her yerinde özdeş olan (özdek). aynı dereceli ya da aynı boyutlu olan. Özellikleri, her noktasında eşdeğer olan özdek evresine ilişkin. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Türdeş. Tekunsurlu. Homojen. Benzeşik. Mütecanis.

Unvaried : Aynı kalmış. Değişmemiş.

Vamped antonyms : unmodified, same.