Vedette türkçesi Vedette nedir
- İstihbaratçı.
- Haberci.
- Düşmanı gözetlemek üzere gönderilen gözleyici.
Vedette ingilizcede ne demek, Vedette nerede nasıl kullanılır?
Vedette boat : Gözetleme botu. Düşmanı gözetlemek üzere kullanılan küçük bot. Gözetleme kayığı.
A rivederci : Elveda!. Sonra görüşürüz!. Çok geçmeden görüşürüz!. Hoşçakal!.
Abovedeck : Güvertede.
Arrivederci : Hoşçakal. Şimdilik hoşça kal. Tekrar görüşmek üzere (italyanca). Güle güle.
Avedev : Ortsap.
Absolved : Suçu affedilen. Affetmek. Affedilmiş. Temize çıkarmak. Aklamak. Kurtarmak. Bağışlamak.
A wonderful friendship evolved : Geliştirilmiş güçlü bir arkadaşlık.
Belvedere : Kaliforniya eyaletinde şehir. Pavyon. California'da (abd) bir kasaba. Vatikan city'de (roma) bir saray. Seyirlik. İt. Dam taraçası. Taraça. Tepe köşkü. Belvedere.
Veda : Veda'nın dört kutsal kitabından her biri. Kutsal hindu yazmaları.
Vedic : Veda'ya ait yada onunla alakalı. Vedalar'a ait. Veda'nın dört kutsal kitabından her biri ile alaklı. Hinduizm'de kutsal yazmalarla alaklı.
İngilizce Vedette Türkçe anlamı, Vedette eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vedette ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Harbinger : Haber vermek. Müjdelemek. İşaret. Müjdeci. Nişane. Müjde. Alamet. Muştucu.
Dispatch rider : Ulak. Posta.
Couriers : Kargoya vermek. Özel ulak. Kurye. Ulak. Ajan. Rehber. Turist rehberi. Grup lideri.
Despatch rider : Postacı. Ulak.
Call boy : Teslimatçı çocuk. Otel uşağı. Konakçı uşağı. Kondüvit. Sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kimse.
Courier : Turist rehberi. Ulak. Grup lideri. Kargoya vermek. Özel ulak. Ajan. Rehber. Kurye.
Despatcher : Mesaj veya eşya gönderen kimse. Kurye. Tren ve diğer türlü ulaşım araçlarının kalkışını kontrol eden kimse.
Grow : Bitmek. Gelişme göstermek. Büyümek. Dönüşmek. Leşmek. Lemek. Büyütmek. Bırakmak. Uzatmak. Üretmek.
Vidette : Georgia eyaletinde şehir.
Forerunner : Cet. Önden gelen. Mübeşşir. Müjdeci. Ata. Öncel. Selef.
Vedette synonyms : heralding, despatchers, forerunners, herald, harbingers, forerun, auspicate, foreruns.
Vedette zıt anlamlı kelimeler, Vedette kelime anlamı
Tense : Germek. Stresli. Sıkı. Çekmek. Gerilmiş. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Kip. Gergin. Zaman.
Vedette ingilizce tanımı, definition of Vedette
Vedette kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sentinel, usually on horseback, stationed on the outpost of an army, to watch an enemy and give notice of danger. A vidette.

Bu kısımda Vedette kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vedette ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vedette anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vedette ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.