Velocity türkçesi Velocity nedir

  • İvinti.
  • Belirli bir yön ve büyüklükteki hız.
  • Bir cismin ya da bir dalganın birim zamanda aldığı yol.
  • Çabukluk.
  • Sürat.
  • Cismin birim zamanda yörüngesi üzerinde aldığı yol.
  • Paranın dolaşım hızı.
  • Hız.
  • Fizik, kimya, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Yörünge hızı.
  • Reaksiyon hızı.
  • Hızlılık.
  • Hız yöneyi.
  • Enzimle katalizlenen bir reaksiyonda enzimatik reaksiyonun hızı, v.

Velocity ile ilgili cümleler

English: Light travels at a velocity of 186,000 miles per second.
Turkish: Işık saniyede 186.000 millik bir hızla hareket eder.

Velocity ingilizcede ne demek, Velocity nerede nasıl kullanılır?

Velocity circulation : Paranın tedavüldeki dolaşım sürati. Dolaşım hızı. Bir ekonomide paranın el değiştirmesi hızını belirlemek amacıyla kullanılan gayrisafi milli hasıla ile paranın dolaşımı arasındaki ilişki (ekonomi).

Velocity controlled pharmaceutic preparation : İçindeki ilacı önceden saptanmış sabit bir hızla ve belirli bir süre boyunca salıverme özelliğine sahip farmasötik ürün. Hız kontrollü farmasötik ürün.

Velocity head : Dinamik yükseklik. Hız yüksekliği. Hız yükü.

Velocity of circulation : Paranın belirli bir süre içindeki el değiştirme hızı. Sürüm hızı. Paranın tedavüldeki dolaşım sürati. Dolaşım hızı. Tedavül sürati. Bir ekonomide paranın el değiştirmesi hızını belirlemek amacıyla kullanılan gayrisafi milli hasıla ile paranın dolaşımı arasındaki ilişki (ekonomi). Paranın dolaşım hızı.

 

Velocity of detonation : Patlatma hızı. Patlama hızı.

Velocity of money : Ekonomide genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde gerçekleştirilen tüm iktisadi ve ticari işlemlerde kullanılan bir birim paranın ortalama el değiştirme sayısı. Paranın dolaşım hızı.

Velocity of modulation : Kiplenim hızı. Modülasyon hızı. Bir eksicik demetinin hızının, zamanın yineli bir işlevi olarak değişimi.

Velocity potential : Hız potansiyeli.

Velocity of light : Işığın hızı. Işığın bir saniyede aldığı yol. Fizik, uzay, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Enine akımmıknatıssal dalga olan ışığın boşlukta saniyede aldığı yol. (299, 793 km/sn.). Işığın boşlukta birim zamanda aldığı yol. (uluslararası radyo bilimleri birliği'nin 1957'deki kararına göre bu hız 299.792,5 0,4 km/sn'dir. fakat bu rakam, ortalama, 300.000 km/sn olarak kabul edilir). Işık hızı. Işığın boşluktaki yayılma hızı (co). (co=299793 km.s¯¹).

Velocity of gas flow : Gaz akış hızı.

İngilizce Velocity Türkçe anlamı, Velocity eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Velocity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Momentums : İvme. Hareket eden bir cismin kütle ve hızının çarpımıyla elde edilen hareket miktarı. Hızlanma. Moment. Momentum. Devinirlik. İmpuls.

Rate of reaction : Tepkime hızı.

Rate : Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. bir nesnenin parça parça yapılması. Değer biçmek. Olarak görmek. Azarlamak. Fırça atmak. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Değerlendirmek. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. Saymak.

Quickness : Zindelik. Tetiklik. Kolay sinirlenme. Canlılık. Çabuk parlama. Tezlik. Çeviklik. Çabuk kızma.

Orbital velocity : Bir gökcisminin, bir uydunun kütlesel çekim alanı içinde ya da bir aksiciğin elektriksel çekim alanı içindeki dolanca çizgisine teğet hız birleşeni. Orbital hız. Dolancal hız.

Briskness : Canlılık. Hareketlilik. Aktiflik. Faaliyet. Kıvraklık. Hassaslık.

Pace : Koşu ya da yürüyüş hızını belirlemek. Adımla ölçmek. Gezinmek. Uygun adım yürüyüş. Tempo. Ağır ya da düzgün adımlarla yürümek. Düzene sokmak. Adımlamak.

Angular velocity : Açısal sürat. Açısal yer değiştirme değişim oranı. Devinen bir taneciğin, seçilen bir özek noktaya göre birim zamanda taradığı açı. Devinen bir cismi duran bir noktaya birleştiren doğru parçasının (yarıçap vektörü) birim zamanda taradığı açı. Açısal hız. Fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Radyan/sn. olarak ölçülen açısal yerdeğişim hızı.

Reaction velocity : Tepkime hızı.

Velocity synonyms : peculiar velocity, groundspeed, hypervelocity, light speed, rapidities, dispatch, velocitiy, agilities, career, muzzle velocity, airspeed, promptness, lightness, haste, speed of light, readiness, rapidity, steerageway, reaction rate, promptitude, expeditiousness, fast, fleetingness, expedition, careering, velocity of money, careered, fastness, speed, careers, escape velocity, agility, momentum.

Velocity zıt anlamlı kelimeler, Velocity kelime anlamı

Slow : Zor anlayan. Yavaş. Acelesiz. Uzun süren. Geç anlayan. Geri. Yavaşlamak. Geri kalmış. Ağırlaşmak. Bati.

Velocity ingilizce tanımı, definition of Velocity

Velocity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Quickness of motion. The velocity of a planet or comet in its orbit or course. Speed. Celerity. Rapidity. As, the velocity of wind. Swiftness. The velocity of light. The velocity of a cannon ball.