Vesp türkçesi Vesp nedir

  • Eşek arısı.
  • Böcekler (ınsecta) sınıfının, zar kanatlılar (hymenoptera) takımından, 30 mm kadar dişisi, 23 mm kadar işçi arısı, 24 mm kadar da erkeği olan, yuvasını ağaç kovuklarına, duvar oyuklarına yapan, zehir dikenleri bulunan bir tür.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Vesp ingilizcede ne demek, Vesp nerede nasıl kullanılır?

Vespasian : Yahudiler'in ikinci tapınağı'nı yıkan roma imparatoru. Titus flavius.

Vesper : Akşam yıldızı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Venüs. Akşam (şiir). Çulpan.

Vesper mouse : Beyaz ayaklı fare.

Vesperal : Akşam duasıyla ilgili. Akşam ibadetine özgü. Akşam duasına özgü. Akşam ibadetiyle ilgili.

Vesperals : Vesperal. Akşam duası kitabı. Sunak örtüsü.

Vespucci : Onuruna amerika'ya ismi verilen italyan denizci ve kaşif. Amerigo vespucci (1451-1512).

Vespiary : Yabanarısı yuvası. Eşek arısı yuvası. Yuva veya koloni. Eşekarısı yuvası.

Vespertine : Gececi. Sivrisinek ve tahtakurusu gibi konakçıya karanlıkta saldıran asalak hayvan.

Vespers : Akşam duası. Akğam duası. Akşam duası vakti.

Vespula : Eşekarısı.

İngilizce Vesp Türkçe anlamı, Vesp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vesp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Garment : Kılıf. Elbise. Giyecek. Kisve. Giyim. Örtü. Giydirmek. Giysi. Esvap. Giyim eşyası.

Wasps : Bitkisel ürün yağmacısı olarak büyük rol oynayan ve sokması ağrılı, rengi sarı, kahverengi ya da kızıl türleri içine alan zarkanatlılar familyası. Yabanarısı. Yabanarıları. Avrupa kökenli protestan orta sınıf beyaz amerikalılar. Sarı arı. Sarıca arı. Eşekarısı. Arı. Yaban arısı.

 

Waistcoat : Yelek. Jile.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Mimoza. Akasya.

Vesp synonyms : crown, enthrone, a site, coronate, invest, a cell, ordinate, ordain, throne, aardvark, abductor muscle, a cells, wasp, abiotic factor, consecrate, instal, abiotic environment, abambulacral area, three piece suit, bulletproof vest, order, install, a chromosome.

Vesp zıt anlamlı kelimeler, Vesp kelime anlamı

Divest : Kurtulmak. Çıkarmak. Elden çıkarmak. Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Görevden almak. Verilen hakkı geri almak. Soymak.

Take : Etkili olmak. Kavramak. Kabul etme (vücut). Götürmek. Çevirim eylemi. Kabul edilmek. Alıntı. Tutulan balık miktarı. (fotoğraf) çekmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.