Viet türkçesi Viet nedir

Viet ile ilgili cümleler

English: Americans call it the Vietnam War; the Vietnamese call it the American War.
Turkish: Amerikalılar bunu Vietnam savaşı ; Vietnamlılar ise Amerikan savaşı olarak adlandırır.

English: Ali knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Turkish: Ali babası Vietnam Savaşında bir helikopter pilotu olan bir adam tanıyordu.

English: Hochiminh City is the largest city in Vietnam.
Turkish: Ho Chi Minh kenti Vietnam'ın en büyük şehridir.

English: He died fighting in the Vietnam War.
Turkish: Vietnam savaşında savaşırken öldü.

English: Both men opposed the war in Vietnam.
Turkish: Her iki adam Vietnam'da savaşa karşı çıktı.

Viet ingilizcede ne demek, Viet nerede nasıl kullanılır?

Viet armis : Cebren.

Vietcong : Vietkong. Vietnam şavaşı esnasında güney vietnamlı komünist gerilla savaşçıları.

Vietnam war : Komünist kuzey vietnam ile müttefikler abd-güney vietnam arasındaki savaş (1954-1975). Vietnam savaşı.

Vietnamese : Vietnamlı. Viyetnamca. Vietnam´a özgü. Vietnam dili. Vietnam. Vietnamca.

Aviette : Sadece havacının gücüyle hareketlendirilen uçan araç.

Movietone : Movietone. Kurgunun çeşitli işlemlerini gerçekleştirmekte kullanılan ve bakımlığın daha geliştirilmiş, ayrıntılı biçimi olan aygıt. (bu aygıtlar çok çeşitlidir ve genellikle moviola, editola, vb. gibi tecim adlarıyla anılır). Kurgu aygıtı. 1926 nisanında abd'de ilk kez film üzerinde gerçekleştirilen optik seslendirme yöntemi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Movietone frame : Sesli filmin çıkışıyla birlikte 35 mm'lik filmde ses yoluna yer ayrıldıktan sonra ölçünleşen çerçeve; sesli penceresinin sınırladığı alan. Sesli çerçevesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Movietone aperture : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akademi örtüsünün çerçevelediği alan. Sesli penceresi.

Fox movietone : Fox yapımevinin 1928'de ortaya çıkardığı ilk optik seslendirme işlemlerinden. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fox movietone.

Sino soviet conflict : Çin-sovyet çatışması.

İngilizce Viet Türkçe anlamı, Viet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Viet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vanguard : Öncücü. Keşif kolu. İleri kol. Öncü. Öncü birlik. Öncü kıta. Elebaşı. Muharebede ordunun ön safı. Öncü kuvvet. Öncü kolu.

Reach : Varmak. Anlayış. İdrak etmek. -e varmak. Menzil. Uzatmak. Çarpmak. Yetişmek. İsabet ettirmek. Etkilemek.

Paradigm : Paradizm. Numune-i imtisal. Biyokimyada deneysel bir model veya örnek. Dizi. Örnek. Paradigma. Kip. Numune. Örnekçe.

Light : Aydınlatmak. Işıldamak. Rastlamak. Denk gelmek. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Hafif. Açık (renk için). Konmak. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Işık tutmak.

 

Perspective : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Derinlik. Geriye, gözerimine doğru ufalan düzeniyle ilk kez rönesans'ta bilincine varılmış görsel özellik. Uzaklık duygusu veren manzara resmi. Görünüm. Bir gözlemcinin, gözlediği olaya bakış açısı ya da olaylar karşısındaki konumu. Bakımlık. Derinlemesine inceleme yeteneği. Açı. Perspektif (resimde).

World view : Dünya görüşü. Hayat felsefesi.

Eyeshot : Bakış. Rüyet. Nazar. Görüş mesafesi.

Futurism : Gelecekçilik. 1909 yılında, italyan yazarı marinetti'nin le figaro gazetesinde yayımladığı bildirisi ile sanatta açtığı bir çığır; «bugünün ve yarının yaşamındaki izlenimleri» kabul eden bir düşünceden doğar. 1411'de ise marinetti ile birlikte on dokuz oyun yazarının yayınladığı bildiri ile bu çığır tiyatroya da girer. bu çığırın ilk tiyatro gösterisi ise 1913 yılında düzenlenmiştir. gelecekçi anlayışta gösteriler dağınık bir biçimde 1933'ün sonlarına dek sürmüştür. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. İtalyan ozanı marinetti ile arkadaşlarının önce şiir, sonra tiyatro ve sinema için ilkelerini ilk dünya savaşı arifesinde koydukları, savaş sırasında rus öncü sinemacılarının sinemaya uyguladıkları akım. dış dünyanın bütün verilerinden yararlanarak, sinemanın bütün olanaklarını kullanarak alabildiğine özgür, çarpıcı, devingen, çağrışımlara dayanan bir anlayışı yansıtır. gelecekçiliğin özü, marinetti ile arkadaşlarının "gelecekçi italya" dergisinde yayımlanan "gelecekçi sinema" bildirisinin şu son tümcesinde yer alır: "evreni keyfimizin istediği gibi parçalarına ayırıp bu parçaları yine keyfimizin dilediğince birleştirelim.". Yirminci yüzyıl başlarında italyan yazarı marinetti'nin sanatta açtığı bir çığır: "bugünün ve yarının yaşamındaki" izlenimleri kabul eden bir düşünceden doğan yazın çığırı. tiyatroda da etkisini göstermiştir. Fütürism. Fütürizm. Futurizm.

Weltanschauung : Dünya görüşü (almanca). Dünya görüşü.

Sight : İbraz etmek (çek vb.). Nişan almak. (aranan birini veya bir şeyi) görmek. Nişangah. Görmek. Görülen şey. Göz erimi. Düşünce. Görme yeteneği. Görünüş.

Viet synonyms : bird's eye view, cutting edge, position, straddle, orientation, range, vietnamese, panoramic view, forefront.

Viet zıt anlamlı kelimeler, Viet kelime anlamı

Disrespect : Hürmet etmemek. Saymamak. Nezaketsizlik. Saygısızlık yapmak. Saygısızlık. Saygısızlık etmek. Saymazlık. Kabalık etmek. Kabalık. Hürmetsizlik.

Exclude : Hesaba katmamak. Dışlamak. Kovmak. Kapsamdan çıkarmak. Saymamak. Önlemek. Dahil etmemek. Hariç tutmak. İçeri almamak. Dışarıda bırakmak.

Esteem : Gözüyle bakmak. Saygınlık. Saymak. Değer vermek. Sanı. Rağbet. İtibar etmek. İtibar. İnanmak. Düşünmek.

Viet antonyms : disesteem, respect, unbelief.