Vanguard türkçesi Vanguard nedir

  • Öncü.
  • Öncü kıta.
  • Öncü kuvvet.
  • İleri kol.
  • Muharebede ordunun ön safı.
  • Öncü kolu.
  • Öncücü.
  • Keşif kolu.
  • Elebaşı.
  • Öncü birlik.

Vanguard ingilizcede ne demek, Vanguard nerede nasıl kullanılır?

Vanguardism : Öncücülük. Kendilerinin lider veya öncü olduklarını düşünen insanların eylem ne inançları.

Vanguards : Öncücü. Öncü kıta. Öncü kolu. Öncü kuvvet. Elebaşı. İleri kol. Keşif kolu. Öncü birlik. Muharebede ordunun ön safı. Öncü.

Vang : İskota halatı. Abli.

Evangel : Müjde. İncil'in getirdiği haber. İyi haber. İncil.

Evangelic : İncil'i öğretmeyle ilgili. İncil'e ait. Protestanlığa ait.

Evangelicalism : Protestanlığa tutuculukla bağlı olma. Yeni ahit'te ortaya konan öğretilere olan inanç.

Evangelising : Hristiyanlığa döndürme. Öğretme. Bir evangelistin eylemi. Belirli inanç ve fikirleri paylaşma konusunda diğerlerini ikna etmeye teşebbüs etmek (ayrıca evangelize). Hristiyanlığa devşirme yollarını aramak. Hristiyan incil'ini öğretmek veya telkin etmek. İncil'i öğretme. Hristiyan yapma. Hristiyanlığa devşirme. İncil'in mesajını bildirme.

Evangelisation : İncil'in öğretilmiş olması durumu (ayrıca evangelization). İncil'i öğretme eylemi. Hristiyanlaştırma. Hristiyanlığa dönüştürme. İncil'i öğretme.

 

Evangelist : İncil vaizi. İncili yazanlardan her biri. Gezici vaiz. ä°ncil yazarı. İncil´in mesajını yaymaya çalışan kimse. İncili yazan dört havariden biri. Evangelist kimse. Ateşli vaazlar veren gezici protestan. Evan. İncili yazanlardan herbiri.

Evangelise : İncil'i öğretmek. Hristiyanlığa devşirme. Hristiyanlığa devşirme yollarını aramak. İncil'in mesajını bildirmek. İncil'in mesajını yaymak. Hristiyan yapma. Belirli inanç ve fikirleri paylaşma konusunda diğerlerini ikna etmeye teşebbüs etmek (ayrıca evangelize). Hristiyan incil'ini öğretmek veya telkin etmek. Hristiyanlığa döndürmek. Öğretmek.

İngilizce Vanguard Türkçe anlamı, Vanguard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vanguard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leader : Önder. Rehber. Reis. Şef. Başkan. Müşteri çeken ucuz mal. Lider. Başyazı. Başmakale.

Apostle : Apostol. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Döneklik. Dönme. Havari. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Lider. Bir hareketin lideri.

View : Bakmak. Görünüm. Görüş. Kanı. Bakış. Görmek. Düşünce. İncelemek. Değerlendirmek. Tetkik etmek.

Forefront : Ön sıra. Ön taraf. En öndeki yer. Bir yapının ya da üzerinde oturmakta olduğu yer bölümün yola bakan yüzü. Ön plan. Ön saf. Önyüz.

Pacesetter : Lider. Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi. Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün. Alanında öncü. Alanında lider. Kalp atışlarını düzenleyen aygıt.

Bannerbearer : Bayraktar. Alemdar. Sancaktar.

Vans : Arkası kapalı kamyon. Eşya ya da yük vagonu. Harman savurma makinesi. Kamyonet. Minibüs. Kanat. Karavan. Kapalı kamyonet. Yük vagonu. Yük taşımak üzere tasarlanmış taşıt.

 

Reconnaissance party : Keşif müfrezesi. Keşif heyeti.

Incitive : Başlatan. İsyan başlatan.

Perspective : Açı. Geniş bakış açısı. Uzaydaki nesnelerin belli bir görüş noktasına göre, belli bir yüzeye gerçek görünüşüyle aktarılması; böylelikle ikiboyutlu yüzeyde üçboyutlu, derinlemesine görünüş sağlanması. Derinlemesine inceleme yeteneği. Bakımlık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Derinlik. Uzaklık duygusu veren manzara resmi. Geriye, gözerimine doğru ufalan düzeniyle ilk kez rönesans'ta bilincine varılmış görsel özellik. Perspektif.

Vanguard synonyms : pioneered, army unit, pioneer, pioneers, pioneering, pacesetters, vanguards, van, avant garde, kingpin, promoter, advance guard, ringleaders, scouting party, initiator, reconnaissance patrol, kingpins, advanced, advanced guard, standard bearer, position, protagonist, cutting edge, initiators, instigator, instigators, chief, ringleader, avant, promoters, incendiarist, protagonists.

Vanguard ingilizce tanımı, definition of Vanguard

Vanguard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The advance guard. The van. The troops who march in front of an army.