Vang türkçesi Vang nedir

  • Abli.
  • İskota halatı.

Vang ile ilgili cümleler

English: Evangeline Lilly is Canadian.
Turkish: Evangeline Lilly, Kanadalıdır.

English: Tom's favorite song is Chariots of Fire by Vangelis.
Turkish: Tom'un en sevdiği şarkı Vangelis'in Ateş Arabalarıdır.

English: Many of Tom's friends think he'll likely become an evangelist.
Turkish: Tom'un arkadaşlarının çoğu onun muhtemelen bir gezici vaiz olacağını düşünüyor.

English: Ali is an evangelist.
Turkish: Ali bir evangelist.

Vang ingilizcede ne demek, Vang nerede nasıl kullanılır?

Vanguard : Öncü kıta. Öncü. Elebaşı. Muharebede ordunun ön safı. İleri kol. Öncü birlik. Öncücü. Öncü kuvvet. Keşif kolu. Öncü kolu.

Vanguardism : Kendilerinin lider veya öncü olduklarını düşünen insanların eylem ne inançları. Öncücülük.

Vanguards : Öncü kıta. Elebaşı. İleri kol. Öncü birlik. Öncü. Öncü kolu. Öncü kuvvet. Öncücü. Keşif kolu. Muharebede ordunun ön safı.

Evangel : İncil. Müjde. İncil'in getirdiği haber. İyi haber.

Evangelic : İncil'i öğretmeyle ilgili. İncil'e ait. Protestanlığa ait.

Evangelisation : İncil'in öğretilmiş olması durumu (ayrıca evangelization). Hristiyanlaştırma. İncil'i öğretme eylemi. İncil'i öğretme. Hristiyanlığa dönüştürme.

 

Evangelising : İncil'i öğretme. Öğretme. Hristiyanlığa devşirme yollarını aramak. İncil'in mesajını bildirme. Bir evangelistin eylemi. Belirli inanç ve fikirleri paylaşma konusunda diğerlerini ikna etmeye teşebbüs etmek (ayrıca evangelize). Hristiyanlığa döndürme. Yayma. Hristiyan incil'ini öğretmek veya telkin etmek. Hristiyanlığa devşirme.

Evangelical : Hararetli. Ateşli. Bazı protestan ilkelere aşırı bağlı olan. İncil ya da isa'nın öğretisi ile ilgili. İncil'i öğretmeyle ilgili. İncil'in mesajına uyan. Son derece protestanca (bir yaklaşım vb). ä°ncil ya da ä°sa'nın öğretisi ile ilgili. İncil'de bulunan. Protestanlığa ait.

Evangelista : Ad. Soyadı.

Evangelicalism : Yeni ahit'te ortaya konan öğretilere olan inanç. Protestanlığa tutuculukla bağlı olma.

İngilizce Vang Türkçe anlamı, Vang eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vang ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beetle : Çakmak. Tokmaklamak. Kanatlılardan herhangi bir böcek. Tokmak. Tokaç. Çıkıntı yapmak. İri kara böcek. Böcek. Sarkmak. Şahmerdan.

Drop : Çıkarmak. Alçalmak. İlişkisini kesmek. Düşüş. Yavrulamak. Düşmek. Damlatmak. Damla. Söylemek. Düşme.

Sling : İzbiro. Giysiyi omuzuna atmak. Fırlatmak. Bocurgat halatı ile çekmek. Askıya almak. Halatla çekmek. Sapanla (taş) atmak. Kol askısı. Gırgır avcılığında ağı çekmede kullanılan her iki ucu birbirine bağlı halat parçası. İzbiro (yük kaldırmak için).

Overhang : Tehdit etmek. Altı oyulmuş yalı yar çeperi. Üzerine sarkmak. Tehdit etmek (tehlike vb). Sarkmak. Çıkıntı oluşturmak. (kemerin vb) üzerinden sarkmak. Asıl kaya. Yakın olmak.

 

Suspend : İptal etmek (üyelik vb.). Ertelemek. Sonraki akorda uzatmak. Askıya almak. Uzaklaştırma vermek. Durdurmak. Sallantıda bırakmak. Asmak. İşten uzaklaştırmak.

Halyards : Bazı yelken kaldırma halatı. Çördek. Babafingo çördeği. Kandilisa. Bayrak ipi. Yelken halatı.

Dangle : Asılı durup sallanmak. Sarkma. Asılı tutmak. Sarkıtmak. Sarkmak. Sallanmak. Asılmak. Sallamak. Asıp sallamak. Asılıp sallanmak.

Fix : Güç durum. Gözünü ayırmamak. Tespit etmek. Tayin etmek. Çıkmaz. Önceden belirlenmiş sonuç. Onarmak. Eroin dozu. Yerleştirmek.

Swing : Sallandırmak. Döndürmek. Savurmak. Hoş bir ritmi olmak. İşletmek. Sallandırma. Asmak. Etkileyerek kandırmak. Sendelemek. Sallanma.

Halliard : Bayrak kaldırma halatı. Yelken halatı. Bazı yelken kaldırma halatı. Seren kaldırma halatı. Bayrak ipi. Yelken ipi. İnce halat. Babafingo çördeği. Çördek.

Vang synonyms : fasten, secure, halyard, hang up.

Vang zıt anlamlı kelimeler, Vang kelime anlamı

Unfasten : Koyuvermek. Açılmak. Gevşetmek. Çözmek. Çözülmek. Gevşemek. Açmak.

Open : Geniş. Genişletmek. Açmak. Deşmek. Bildirmek. Açık. Fora etmek. Karara bağlanmamış. Kısık olmayan (ses). Açık (kapı).

Vang ingilizce tanımı, definition of Vang

Vang kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A rope to steady the peak of a gaff.