Dangle türkçesi Dangle nedir

Dangle ile ilgili cümleler

English: She dangled her feet in the water.
Turkish: Ayaklarını suya sarkıttı.

Dangle ingilizcede ne demek, Dangle nerede nasıl kullanılır?

Dangle after somebody : Peşinde dolaşıp durmak. Peşinden koşmak.

Dangle something before somebody : Askıda bırakmak. Teklif yapmak.

Dingle dangle : Gevşek bir şekilde asılı. Asılı duran şekilde.

Dangled : Sarkıtmak. Asılı tutmak. Sarkık. Sarkmak. Asılı.

Dangler : Tacizci. Başkalarına özellikle kadınlara asılan kimse. Sallantı elektrot. Zampara. Çapkın. Havai tip.

Danger class : Tehlike sınıfı.

Danger money : Tehlikeli durumlar için ödenen para veya tehlike ödemesi. Risk ödemesi.

Dangling : Asılı. Kolay hareket edebileceği şekilde üst kısmından asmak. Asılı durup sallanma. Askıya alınan. Asılıp sallanma.

Danglers : Çapkın. Zampara. Sallantı elektrot. Tacizci. Havai tip. Başkalarına özellikle kadınlara asılan kimse.

Danger : Çekince. Risk. Tehlikeli. Tehlike. Korku. Tehdit. Varta.

İngilizce Dangle Türkçe anlamı, Dangle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dangle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Droops : Asmak. Eğmek. Kuvvetten düşmek. Solmak. Boynunu bükmek (bitki veya çiçek). Düşmek. Hali kalmamak. Eğilmek.

Blouse : Gömlek. Asker ceketi. Kadın gömleği. Bluz. Günlük ceket.

Dillydallied : Ağır davranmak. Geciktirmek. (argo) oyalanmak. Tereddüt etmiş. Zaman geçirmek. Ertelemek. Ayak sürümek. Kararsız. Vakit öldürmek.

Flapped : Dil sırtını geriye doğru kabarıp, kenarlarının diş- ön damak sınırında yer aldığı sırada, dil ucunun diş etine hafifçe çarpması ve aradan geçen havanın titremesi ile oluşan akıcı r ünsüzü. Kanat çırpmak. Savurmak. Titrek. Sinirlenmek. Saçmalamak. Telaşlanmak. Titrek ünsüz.

Draping : Süslemek. Kumaşla örtmek. (kumaş ile) üstünü örtmek. Asmak. Katlamak. Kaplamak. Sermek. Kıvırmak. Kumaşla süslemek.

Dilly dally : Vakit öldürmek. İşi ağırdan almak. Oyalanma. Oyalanmak.

Slouch : Kambur durmak. Kendini koyvererek kambur gibi yürümek ya da durmak. Şapşal. Beceriksiz. Kambur durma. Oturmak veya bir yere yaslanarak durmak. Omuzlarını sarkıtmak.

Slackness : Boşluk. Kesatlık. Rehavet. Kesat. Gevşeklik. Tembellik. Miskinlik. Durgunluk.

Lopping : Budamak. Asılı olmak. Kesmek. Kesip atmak.

Hang out : Oyalanmak. Oturmak. Bir ortama takılmak. Çamaşır asmak. İkamet etmek. Takılmak. Asmak.

Dangle synonyms : blousing, dangles, hangs, flap, drooped, accost, draped, fall, bag, become loose, droop, prolapsus, prolapse, dawdle along, hook, dependance, hang down, brandish, beetled, beetle, dallied, flaps, prolapsing, depend, hang, dawdled, lops, flings, blouses, flirt, slouched, depend from, agitating.

Dangle ingilizce tanımı, definition of Dangle

Dangle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To swing, as something suspended loosely. To cause to dangle. To hang loosely, or with a swinging or jerking motion. As, to dangle the feet.