Dangler türkçesi Dangler nedir

  • Başkalarına özellikle kadınlara asılan kimse.
  • Zampara.
  • Havai tip.
  • Tacizci.
  • Çapkın.
  • Sallantı elektrot.

Dangler ingilizcede ne demek, Dangler nerede nasıl kullanılır?

Danglers : Zampara. Başkalarına özellikle kadınlara asılan kimse. Çapkın. Tacizci. Sallantı elektrot. Havai tip.

Dangle after somebody : Peşinde dolaşıp durmak. Peşinden koşmak.

Dangle something before somebody : Askıda bırakmak. Teklif yapmak.

Dingle dangle : Gevşek bir şekilde asılı. Asılı duran şekilde.

Dangle : Asılı tutmak. Sarkıtmak. Sallanmak. Sallamak. Asıp sallamak. Sarkma. Asılmak. Sarkmak. Asılı durup sallanmak. Asılıp sallanmak.

Danger line : Tehlike hattı.

Danger money : Tehlikeli durumlar için ödenen para veya tehlike ödemesi. Risk ödemesi.

Dangling : Kolay hareket edebileceği şekilde üst kısmından asmak. Asılı durup sallanma. Asılı. Askıya alınan. Asılıp sallanma.

Fandangle : Aşırı süs. Maskaralık. Cicili bicili ıvır zıvır.

Danger area : Tehlikeli saha. Tehlikeli bölge. Tehlike bölgesi. Tehlikeli alan.

İngilizce Dangler Türkçe anlamı, Dangler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dangler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arch : Ayak tabanı kemeri. En başta. Yay çizdirmek. Eğmeç. Baş. Taban çukuru. Kamburlaşmak. Kemer yapmak. Cilveli. Kavis.

 

Beggared : Kerata. Dilenci. Fakirleştirmek. Sefalete düşürmek. Yoksullaştırmak. Fakir hale getirilmiş. Dilenciye çevirmek. Fakirleştirilmiş. Gerektirmek.

Chance : Rastlantı sonucu oluşmak. Göze almak. Olasılık. Olanak. Fırsat. İhtimal. Şans eseri olan. Olayların özünde yer almayıp, başka olayların belli bir olay üzerindeki etkisinde yer alan ve ortaya çıkabileceği gibi çıkmıyada bilen özellik. Rastlantı. Kazanı.

Condition : Koşul. Genel sağlık durumu. İyi bir hale getirmek. Şartına bağlamak. Durum. İkmal. Kondisyon. Şartlandırmak. Medeni durum. Hayvanların bakım ve beslenmelerine göre gösterdikleri zayıflık veya topluluk durumu.

Casanova : İtalyan maceracı ve yazar. Kadınlara düşkün erkek. Büyük aşık. Bir çapkın. Bir soyadı. Giovanni jacopo casanova (1725-1798). Kazanova.

Cyprian : Fahişe. Şehvetli. Kıbrıs lehçesi. Kıbrıslı. Kıbrıslı kimse. Orospu. Kıbrıs arısı. Kıbrıs'a ait.

Harassers : İşkenceci. Eziyet eden kimse. Taciz eden kimse. Sıkıntı veren biri veya bir şey. Baş belası.

Vulnerability : Kırılganlık. Yaralanabilirlik. Yaranabilirlik. Korunmasızlık (özellikle iş hukukunda). Saldırı veya tenkide maruz olma. Hassaslık. Savunmasızlık. Vurulabilirlik. Hasar görebilirlik. Hassasiyet.

Lecher : Azgın. Aşırı seks düşkünü. Seks düşkünü adam. Çapkın erkek. Şehvet düşkünü.

Fornicators : Zina eden. Zina eden kimse.

Dangler synonyms : crapshoot, clear and present danger, debauchees, lecherous, molester, beggaring, debauched, gallivanters, amorists, hazardousness, risk, corinthians, annoyer, debauchee, corinthian, perilousness, exposure, chasers, goats, gallivanter, amorist, annoyers, chaser, peril, insecurity, goat, danglers, triflers, trifler, fornicator, gamble, lechers, venture.

 

Dangler zıt anlamlı kelimeler, Dangler kelime anlamı

Security : Taşınır değer. Emanet. İpotek. Teminat. İnanca. Kimi gümrük işlemleri sırasında, bu işlemlerin bitimine ya da bir anlaşmazlığın sonuca bağlanmasına ilişkin, giriş vergilerine karşılık alınan para (banka inanca mektubu, ya da gümrük yönetimince bunların yerine onanacak benzerleri). Kefil. Kefalet. Depozito. Güvence.

Safety : Güven. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker. Selamet. Koruyucu. Emniyet. Güvenlik. Safeti. Asayiş. Korkusuzluk.

Untangled : Karışık bir durumdan kurtarmak. Açmak. Çözmek. Halletmek. Açmak (karışık bir şeyi). Karışık bir şeyi açmak. Düğümü çözmek.

Dangler ingilizce tanımı, definition of Dangler

Dangler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A trifler. One who dangles about or after others, especially after women.