Suspend türkçesi Suspend nedir

  • Tecil etmek.
  • Asmak.
  • Uzaklaştırma vermek.
  • Uzaklaştırmak.
  • Ertelemek.
  • İşten uzaklaştırmak.
  • Askıya almak.
  • Görevden uzaklaştırmak.
  • Durdurmak.
  • Ara vermek.
  • İptal etmek (üyelik vb.).
  • Sonraki akorda uzatmak.
  • Geçici olarak yürürlükten kaldırmak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Sallantıda bırakmak.

Suspend ile ilgili cümleler

English: Ali has been suspended without pay.
Turkish: Ali ödeme olmadan askıya alındı.

English: Ali is wearing suspenders.
Turkish: Ali jartiyer giyiyor.

English: Ali got suspended.
Turkish: Ali uzaklaştırıldı.

English: Ali is suspended.
Turkish: Ali uzaklaştırılmış.

English: Ali has had his licence suspended.
Turkish: Ali lisansını iptal ettirdi.

Suspend ingilizcede ne demek, Suspend nerede nasıl kullanılır?

Suspend character : Asılı karakter.

Suspend judgement : Hükmü ertelemek. Hükmü askıya almak. Hükmü sonraya bırakmak.

Suspend payment : Ödemeyi ertelemek. Ödemeyi kesmek. Ödemeyi durdurmak.

Always suspend : Her zaman askıya al. Her zaman kapat.

Auto suspend : Otomatik askıya alma. Özdevinimli bekletmek. Otomatik bekletme.

Suspended sentence : Tecil edilmiş karar. Tecil edilmiş ceza.

Suspender belt : Jartiyer.

Suspended program : Askılı program. Askıdaki program.

Suspended animation : Bir süre için ölüm. Geçici ölüm.

 

Suspended solids : Askıda katı maddeler. Asılı katı maddeler. Askıda katı madde. Askıdaki katı maddeler. Suda bulunan, yaklaşık bir mikron büyüklüğünde veya daha büyük olan küçük katı madde. Askıdaki katılar. Katı asıltılar. Sıvıasıltı katılar.

İngilizce Suspend Türkçe anlamı, Suspend eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suspend ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry over : Tehir etmek. Geri çekme. Devretmek. Taşımak. Gelmek. Devam etmek. Aktarmak. Ayırma. Nakletmek.

Banishes : Sürgüne göndermek. Sürmek (bir yerden atmak). Aklından çıkarmak. Kafasından atmak. Sürmek. Sürgün etmek. Kovmak. Düşünmemek. Defetmek.

Aborts : Tamamlamadan durdurmak. Bitirmeden durdurmak. Gelişememek. Düşürtmek (dölütü). (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Dölütünü düşürtmek. Çocuk düşürmek. Bir işi yarım bırakmak. Başarısızlıkla bitmek. Düşük yapmak.

Arrest : Bitirmek. Tutuklama. Varış. Geliş. Önünü almak. Gelen kimse. Bloke etmek. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Durma, sürekli olan hareketin veya faaliyetin durması. Yakalamak.

Call a halt : Bitirmesini emretmek. Kesmek. Yarıda kesmek. Son vermek.

Abandon : Başından atmak. Kesmek. Boşlamak. Kendini kaptırmak. Tehire salmak. Dayandırmak. Bırakmak. Vazgeçmek. Terk etmek.

Hang up : Telefonu kapamak. -e kafasını takmak. Telefonu kapatmak. -e bayılmak. Çamaşır asmak. Kapamak. İçin yanıp tutuşmak. Kapamak (telefon). -i çok beğenmek.

Continue : Devam etmek. Sürdürmek. İdame etmek. Devam ettirmek. Devamı gelmek. Sürmek. Dayanmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Uzatmak.

 

Interrupting : Yarıda kesmek. Sekte vurma. Söze karışma. Söze karışmak. Kesmek. Sekte vurmak. Kapatmak (görüntü). Sözünü kesmek. Sözünü kesme.

Suspend synonyms : resuspend, hang on board, defers, intermitting, gibbeted, draw away, slinging, access key, suspending, acception, baulks, halters, accent bar, abort sequence, drive apart, abbreviate, put aside, gibbeting, dangle, access control entry, distract, hang, adjourning, block, eloign, aborting, slung, drape, discontinues, change, delays, lie over, hang back.

Suspend ingilizce tanımı, definition of Suspend

Suspend kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to suspend a ball by a thread. Esp., to stop payment, or be unable to meet obligations or engagements (said of a commercial firm or a bank). To attach to something above. To suspend a needle by a loadstone. To hang. To cease from operation or activity.