Pacesetter türkçesi Pacesetter nedir
- Öncü.
- Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi.
- Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün.
- Lider.
- Alanında öncü.
- Alanında lider.
- Kalp atışlarını düzenleyen aygıt.
Pacesetter ingilizcede ne demek, Pacesetter nerede nasıl kullanılır?
Pacesetters : Lider. Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi. Alanında öncü. Öncü. Alanında lider. Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün. Kalp atışlarını düzenleyen aygıt.
İngilizce Pacesetter Türkçe anlamı, Pacesetter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pacesetter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cock : Dikmek. Rüzgargülü. Kurmak. Kaldırmak. Erkek av kuşu. Hazır duruma getirmek. Önder. Musluk. Rüzgar gülü. Martaval.
Caudillo : Devletin başı (ispanyolca). Lider (ispanyolca).
Example : Misal. İbret. Örnek. Ders. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça. Numune. Kip. Mesala.
Archpriest : Başpapaz. Baş papaz. Başrahip.
Advanced : İleri düzeyde. İlerlemiş. İleri. Modern. İleri derece. Yüksek. İleri derecede. Gelişmiş.
Apostle : İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Apostol. Havari. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Önder. Döneklik. Misyoner.
Conductor : Önder. Isı, elektrik gibi erke türlerini ileten ortam. Şef (orkestra veya koro için). Bir filmin müziklendirilmesinde ya da bir televizyon dinletisinde orkestrayı yöneten kimse. Elektrik akmının ve ısıl erkenin akabileceği düşük dirençli uçun, sıvı ya da katı özdek. Kılavuz. Müdür. Kondüktör. Isıl ya da elektriksel geçirgenliği olan nesne. Orkestra yönetmeni.
Race horse : Yarış atı. Koşu atı.
Cocks : Saman yığını. Önder. Martaval. Musluk. Saçmalık. Zırva. Rüzgar gülü. Horoz. Ot yığını.
Big boss : Patron. Baş yönetici (bir şirket büro firma vs'nin). En tepe adam. Kontrolü elinde bulunduran kimse. Büyük patron.
Pacesetter synonyms : good example, pioneers, pioneer, pioneered, pioneering, bangtail, leader, racehorse, initiator, chieftains, model, pacesetters, avant, pacemakers, exemplar, caudillos, initiators, cock of the walk, pacer, captained, chieftain, avant garde, bannerbearer, captains, pacemaker, advanced guard, captaining, conductors, captain, advance guard.

Bu kısımda Pacesetter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pacesetter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pacesetter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pacesetter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.