Cock türkçesi Cock nedir
- Musluk.
- Ot yığını.
- Horoz.
- Zırva.
- Dikmek.
- Önder.
- Rüzgargülü.
- Lider.
- Hazır duruma getirmek.
- Kaldırmak.
- Saçmalık.
- Erkek av kuşu.
- Vana.
- Martaval.
- Tabanca horozu.
- Rüzgar gülü.
- Tüfek horozunu çekmek.
- Kurmak.
- Kullanma yerinde suyu açıp kapamakta kullanılan araç.
- Saman yığını.
Cock ile ilgili cümleler
English: Before the cock crows, you will deny me three times.
Turkish: Horoz ötmeden önce sen beni üç kez inkâr edeceksin.
English: If you go drinking with Tom, be prepared to listen to some pretty outlandish cock and bull stories.
Turkish: Eğer Tom'la içmeye gideceksen, bazı tuhaf masalları dinlemeye hazır ol.
English: The Ghost of Cock Lane is an English ghost story from the 18th century.
Turkish: Cock Lane'in Hayaleti, 18.yy'dan bir İngiliz hayalet hikayesidir.
English: Every cock crows on his own dunghill.
Turkish: Her horoz kendi çöplüğünde öter.
English: "How's the trouble and strife?" is an example of a sentence using Cockney rhyming slang.
Turkish: "Torun torba nasıl?" bir ikileme cümlesi örneğidir.
Cock ingilizcede ne demek, Cock nerede nasıl kullanılır?
Cock a doodle doo : Horoz ötüşü.
Cock a hoop : Coşkulu. Eğlenceli bir şekilde. Neşeli. Neşeli bir şekilde. Bozuk. Şen. Övüngen. Neşeyle. Kibirli. Mutlu bir şekilde.
Cock a snook at : Nanik yapmak.
Cock an ears : Kulak kabartmak. Kulak kesilmek.
Cock and bull story : Uydurma masal. Martaval. Uydurma laf. Palavra. Kurtmasalı.
Cock of the eye : Göz kırpma. Gözetme.
Cock of the walk : Aşırı gururlu. Bir grupta diğer üyeleri bastıran. Kendisiyle övünen. Diğer üyeleri sindiren. Bir yerde borusu öten kişi. Bir gruba hakim olan kimse veya şey. Lider.
Cock of the rock : Narçiçeği kotinga. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, bağırganlar (clamatores) üst familyasının, kotangiller (cotingidae) familyasından, parlak turuncu renkli tüyleri olan, kanatları beyaz, kara, başında tepeliği bulunan, güney amerika'da yaşayan bir tür.
Cock fighting : Horoz dövüşü.
Cock horse : Oyuncak at. Tahta at.
İngilizce Cock Türkçe anlamı, Cock eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ricked : Burkmak. Triportör. Fıçılık. 3 teker. Tınaz. Burkulma. Bükülme. Kuru ot yığını.
Balderdash : Boş laf. Ivır zıvır.
Mentor : Rehber. Üstat. Akıl hocası. Danışmanlık yapmak. Akıl hocalığı yapmak. Danışman. Kılavuz. Mürşit.
Leaders : Liderler. Önayak. Müşteri çeken ucuz mal. Başmakale. Baş.
Abrogates : İlga etmek. İptal etmek. Yürürlükten kaldırmak. Feshetmek. Lağvetmek.
Abrogate : İptal etmek. Feshetmek. Yürürlükten kaldırmak. Son vermek. Lağvetmek. İlga etmek.
Conductor : İletken. Isıl ya da elektriksel geçirgenliği olan nesne. Koro şefi. Paratoner. İleten, nakleden, bağlayan. Orkestra yönetmeni. Elektrik akmının ve ısıl erkenin akabileceği düşük dirençli uçun, sıvı ya da katı özdek. Orkestrayı yöneten, bir müzik yapıtını yönettiği orkestra ile yorumlayan ve uygulayan sanatçı. Isıl ya da kıvıl geçirgenliği olan (özdek, nesne vb.). Rehber.
Abolish : Feshetmek. Bozmak. Ortadan kaldırmak. İlga etmek. İptal etmek. Lağvetmek. Hükümsüz kılmak. Durdurmak. Yürürlükten kaldırmak.
Engrafts : Sokmak. Aşılamak. Yerleştirmek.
Hooeys : Saçma. Fasa fiso. Boş laf. Fasafiso.
Cock synonyms : pioneers, pioneer, pinwheel, engrafting, appoint, cockler, rooster, chieftains, cog, cocks, annul, vanes, baloneys, wind rose, crop, absurdism, bouncer, goaf, drinking fountain, humbugging, hayrick, ballocks, windmill, goaves, spigot, build, hayricks, stopcocks, penstock, cockbill, construct, poppet valve, tilt.
Cock zıt anlamlı kelimeler, Cock kelime anlamı
Ride : Binmek. Sataşmak. Kullanmak. Gırgıra almak. Binmek (at veya bisiklet). Taşımak (omuzunda vb). Sürüklenmek. Yüzmek. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Gezinti.
Refrain : Frenlemek. Çekinmek. Alıkoymak. Geri durmak. Sakınmak. Kendini tutmak. Nakarat. Kaçınmak.
Cock ingilizce tanımı, definition of Cock
Cock kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To look big, pert, or menacing. The notch of an arrow or crossbow. To swagger. A corruption or disguise of the word God, used in oaths. To strut. To draw back the hammer of a firearm, and set it for firing. Also, the turn so given. As, a cock of the eyes. The act of cocking. To put into cocks or heaps, as hay. To draw the hammer of (a firearm) fully back and set it for firing. The male of birds, particularly of gallinaceous or domestic fowls. To turn up. To set erect. A small concial pile of hay. To give a hat a saucy cock. A small boat.

Bu kısımda Cock kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cock ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cock anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cock ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.