Ricked türkçesi Ricked nedir

Ricked ile ilgili cümleler

English: Ali knew that he'd been tricked.
Turkish: Ali kandırıldığını biliyordu.

English: Ali couldn't believe that Mary had tricked him.
Turkish: Ali Mary'nin onu aldattığına inanamadı.

English: Ali has tricked you.
Turkish: Ali seni kandırdı.

English: Ali has tricked us.
Turkish: Ali bizi kandırdı.

English: Ali tricked all of us.
Turkish: Ali hepimizi kandırdı.

Ricked ingilizcede ne demek, Ricked nerede nasıl kullanılır?

Bricked : Bir karton sigara. Tuğla (genellikle deliksiz veya boşluksuz). Tuğla döşemek. Tuğla. İyi dost. Tuğladan yapılmış. Mert kişi. Kalıp. Tuğla ile örmek.

Get tricked : Aldatılmak. Kandırılmak.

Pricked : İğne batırmak. Vurmak (silahla). Dikmek (bitki). Yaralamak. Vicdanını sızlatmak. Listede işaretlemek. Delmek. Diken batırmak.

Tricked : Oyuna gelmiş. Kandırılmış. Faka bastırmak. Oyun etmek. Oyuna getirmek. Kandırmak. Aldatmak.

Ricker : Kıç. Kıç deliği. Göt deliği. Göt. Anüs.

Rickettsiae : İnsanda ve hayvanlarda tifüs vb. ateşli hastalıklara yol açan, memeli hücreleri içinde yaşayan, küçük prokaryot parazit. Riketsiya.

Rickettsial : Riketsiyal. Riketsiya’ya ait veya onun tarafından oluşturulan hastalık veya patolojik değişim.

 

Rickets : Raşitizm. Risket. Rikets. Kemik hastalığı. Osteomalasi.

Rickettsiasis : Riketsiyazis. Riketsiyozis.

Rickettsial interference phenomenon : Riketsiya girişim olgusu. Düşük virülensli riketsiya etkenlerinin yüksek dozda enjeksiyonuyla yüksek virülensli hale gelmeleri.

İngilizce Ricked Türkçe anlamı, Ricked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ricked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bendings : Bel verme. Eğilme. Eğme. Bükme. Esneme. İnhina. İğme. Kıvırma. Katlama.

Deflexion : Senim. Eğilme. Yön değiştirme. Salgı. (yön) saptırma. Bel verme. Sapma. Dönme. Belverme.

Bus ticket : Otobüs bileti. Abonman.

Goaves : Ot yığını. Kuru ot. (madencilik) mineralin kısmen veya tamamen çıkarılmış maden bölümü.

Haystacks : Sap yığını. Otluk. Noda. Ot yığını.

Hayricks : Sap yığını. Otluk. Ot yığını.

Tricycle : Üç tekerlekli motosiklet. Üç tekerlekli bisikletle gezmek. Üç tekerlekli taşıt. Üç tekerlekli bisiklet. Üçteker. Üç tekerli araç.

Distortion : Bir gözlemcinin olguları kendi eğilim ve beklentilerine göre algılayarak çarpıtması. Merceklerin verdiği resimlerin aslına göre bir parça bozuk olması. Kirlenmek işi. Bozulma. Geometrik biçimi, az ölçüde değiştirme işlemi. Çeşitli koşullanma, önyargı, eğilim ve etkilenmelerden ötürü gözlemlerin çarpık biçimde algılanarak saptanması. Gerçek anlamından saptırma. Çarpıtma (yüzünü). Yamultma.

Deflections : Yön değiştirme. Defleksiyon. Salgı. Eğilme. Dönme. (yön) saptırma. Sapma. Defleksion. Bel verme.

 

Ricked synonyms : plane ticket, theatre ticket, ricking, mows, theater ticket, noise, three wheel van, commercial document, season ticket, curvature of field, bending, strain, airplane ticket, contortions, return ticket, ricks, haymow, pass, distorsion, hayrick, strains, commutation ticket, sprain, sprains, turns, rickshaws, transfer, rick, round trip ticket, turn, buckling, rickshaw, commercial instrument.

Ricked zıt anlamlı kelimeler, Ricked kelime anlamı

Undefeated : Yenilmez. Mağlup edilmemiş. Yenilmemiş. Namağlup. Fethedilmemiş.

Virtuous : Namuslu. Faziletli. Erdemli. İffetli. Afif. Ustalık gerektiren. Dürüst. Hünerli. Temiz.

Good : Sağlam. Güzel. İyi. Uslu. Sağlamlaştırmak. Dolu dolu. Hayır. Yarar. Menfaat. Çok.

Ricked antonyms : pious, right, moral, righteous.