Virtuousness türkçesi Virtuousness nedir

Virtuousness ingilizcede ne demek, Virtuousness nerede nasıl kullanılır?

Virtuous : Faziletli. Afif. İffetli. Hünerli. Namuslu. Temiz. Dürüst. Erdemli. Ustalık gerektiren.

Virtuously : Ahlaklıca (özellikle cinsel yönden). Ahlaki bir şekilde. Erdemli bir şekilde. Erdemlice.

İngilizce Virtuousness Türkçe anlamı, Virtuousness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Virtuousness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allness : Tamamlık.

Favor : Dikkat göstermek. Yardımda bulunmak. Kıyak yapmak. Yüreklendirmek. Kayırmak. Onaylamak. Benzemek. Kabul etmek. İyilik etmek.

Scrupulosities : Açıklık. Ahlaki prensiplere bağlı olma vasfı. Doğruluk. Ahlak. Kesinlik. Sıkışıklık. Vicdanlılık. Hatasızlık. Sıkılık.

Gross : Şişko. Katkılı. Arsız. Bağışlanamaz. Şişman. Müstehcen. Grosa. Yoğun. Toplam.

Escarpments : Hendeğin iç şevi. Dik şev. Yarıntı şevi. Dik kayalık. Setlerle ile çevrilmiş alan. Sert ve kayalı yokuş. Sarplık. Eğimli yüzey. Yalçın kaya.

Benevolence : Hayır. Cömertlik. Bağış. Yardım. Yardımseverlik. Sadaka. İhsan. Hayırseverlik. Kayra.

 

Entireness : Tamamlık. Sağlamlık.

Benefaction : Bağış. Sadaka. Hayır işine para bağışlama. Hayır. Yardım. İhsan. Hayır işine bağışlanan para. Nimet.

Goodness : Fazilet. İhsan. Bir şeyin yararlı olan kısmı. Faziletlilik. İyi yüreklilik. Cevher. Erdem. Güzellik.

Accuracy : Yanlış yapmamaya özen gösterme. Dikkat. Titizlik. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Kesinlik. Hassasiyet. Sağıllık. Doğruluk. İncelik.

Virtuousness synonyms : advantage, dexterousness, favour, accurateness, abruptness, escarpement, moral excellence, erectness, absoluteness, grossest, kurtosis, uprightness, integrity, grossed, entirely, exactitude, favours, grosses, steepness, grossers, entirety, auspices, faithfulness, accuracies, stubbornness, angelic innocence, sheerness, good health, boon, collectivity, escarpment, good, decencies.

Virtuousness zıt anlamlı kelimeler, Virtuousness kelime anlamı

Evil : Şanssız. Zarar. Aksi. Günah. Kötü. Fena. Bela. Günahkar. Felaket.

Evilness : Günahkarlık. Şeytanlık. Fenalık. Kötülük. Bela. Kötü niyetlilik.