Favor türkçesi Favor nedir
- Desteklemek.
- Lütfetmek.
- Tutmak.
- İyilik.
- Uygun görmek.
- Yüreklendirmek.
- Onaylamak.
- Yardımda bulunmak.
- Lütuf.
- Kabul etmek.
- Kıyak yapmak.
- Benzemek.
- Dikkat göstermek.
- İyilik etmek.
- Kayırmak.
- Bkz.favour.
- Şereflendirmek.
Favor ile ilgili cümleler
English: A referee should not favor either side.
Turkish: Hakem her iki tarafı da desteklememelidir.
English: Are you in favor of introducing a minimum wage?
Turkish: Asgari ücreti tanıtmaktan yana mısınız?
English: Ali owes me a favor or two.
Turkish: Ali bana bir ya da iki iyilik borçlu.
English: Actually, I have a favor to ask of you.
Turkish: Aslında, senden bir iyilik istiyorum.
English: Ali was in favor of aborting the mission.
Turkish: Ali görevin durdurulmasından yanaydı.
Favor ingilizcede ne demek, Favor nerede nasıl kullanılır?
Favor the parties in power : Mevcut yönetimi desteklemek veya tercih etmek.
Ask a favor of : Ricada bulunmak.
Curry favor with : Gözüne girmeye çalışmak. Yaltaklanarak birinin gözüne girmeye çalışmak.
Curry favor with somebody : Yaltaklanmak. Yaranmaya çalışmak.
Discriminate favor of somebody : Lehinde taraflı davrnamak. Ayrıcalık yapmak.
Ask a favor : İyilik istemek. Yardım için rica etmek. Ricada bulunmak.
Ask for a favor : Bir iyilik istemek.
Curry favor : Yalakalık ederek birinin gözüne girmeye çalışma. Dalkavukluk etmek. Birine iltifat ederek gözüne girmek. Yalakalık yaparak birinin gözüne girmeye çalışmak. Yaltaklanarak. Yalakalanmak. Yağ çekmek. Yağcılık yaparak birinin gözüne girmek. Yalakalık yapmak. Yaltaklanmak.
Did a favor : İyi bir şey yaptı. Bir iyilik yaptı. Bir iyilikte bulundu. Bir lütufta bulundu.
In favor of : Adına. -in lehinde. -den yana. -in lehine. Lehinde. Tarafında olarak. Lehine. -in taraftarı. Emrine.
İngilizce Favor Türkçe anlamı, Favor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Favor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Affirms : Beyan etmek. İleri sürmek. Tasdik etmek. Doğrulamak. Söylemek. Tekrarlamak. Bildirmek. Olumlamak. Söz vermek.
Bespoken : Göstergesi olmak. Ayırtmak. Ismarlamak. Bir şeye delalet etmek. Rica etmek. Konuşmak. Hitap etmek. Sipariş vermek. İstemek.
Acceded : Razı olmak. Yönetime geçmek. İktidara gelmek. Tahta çıkmak. Katılmak. Uymak. Yanaşmak. Yerine getirmek. İş başına gelmek.
Help out : Yardım etmek. Salıvermek. Çıkarmak. Kurtarmak. El atmak.
Prefer : Sunmak. Yeğlemek. Beğenmek. Tayin etmek. Tercih etmek. Yeğ tutmak. Atamak. Üstün tutmak. Arzetmek. Öncelik tanımak.
Countenances : Destek. Uygun bulmak. Çehre. Teşvik. Kontrol. Göz yummak. Yüz ifadesi. Yüz.
Abets : Suça katılmak. Yoldan çıkarmak. Yardakçılık etmek. Özendirmek (suç). Yardım etmek. Kışkırtmak. Cesaret vermek. Kızıştırmak. Suç ortaklığı yapmak. Tahrik etmek.
Hold up : Alıkoymak. Kaldırmak. Sabit kalmak. Göstermek. Arzetmek. Yolunu kesmek. Yolunu kesip soymak. Havaya kaldırmak.
Exhort : Teşvik etmek. Uyarmak. Tavsiye etmek. Öğüt vermek. Hararetle öğütlemek. Hareretle öğütlemek. Cesaret vermek. Tembih etmek.
Complaisance : Müsamaha. Nezaket. Tolerans. Yumuşak başlılık. Hoşgörü. Sempati. Göz yumma. Teveccüh. Yumuşaklık.
Favor synonyms : good turn, back up, reflect credit upon somebody, grace, good health, boon, exhorting, emboldens, countenanced, backed up, compares, advantage, sanctioning, applauds, exhorted, elevate, countenancing, acquiescing, advance, protects, bespeak, have the grace to, encourage, enlisting, favoring, show favor, accede, advocating, acknowledges, deigned, be a party to, accept, hearten.
Favor zıt anlamlı kelimeler, Favor kelime anlamı
Demote : Rütbesini indirmek. Aşağı dereceye indirmek. Alt sınıfa indirmek. İndirge. Alçalt. İndir. İndirgemek.
Disadvantage : Mahzur. Kusur. Götürü. Sakınca. Zarar vermek. Aleyhte durum. Yarar yitimi. Dezavantaj. Çekince. Bir kişi, nesne, durum ya da koşula karşı olan, başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler.
Favor ingilizce tanımı, definition of Favor
Favor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To show partiality or unfair bias towards. Countenance. Kind regard. To aid, or to have the disposition to aid, or to wish success to. Kindness. Propitious aspect. To be propitious to. Friendly disposition. To support. To treat with consideration or tenderness. To regard with kindness. Good will. To countenance.

Bu kısımda Favor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Favor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Favor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Favor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.