Curry favor with türkçesi Curry favor with nedir

  • Yaltaklanarak birinin gözüne girmeye çalışmak.
  • Gözüne girmeye çalışmak.

Curry favor with ile ilgili cümleler

English: The chief clerk is not a hardworking man, but gets ahead rapidly because he knows how to curry favor with his superiors.
Turkish: Baş katip çalışkan bir adam değil fakat üstlerine nasıl yaltaklanacağını bildiği için çabuk ilerliyor.

Curry favor with ingilizcede ne demek, Curry favor with nerede nasıl kullanılır?

Curry : Sopalamak. Yumurta. Acılı hint baharatı. Tımar etmek. Köri. Acılı hint yemeği. Kaşağılamak. Kaşağı. Dövmek. Köri ile pişirmek.

Favor : Lütfetmek. Kayırmak. Kıyak yapmak. Uygun görmek. Bkz.favour. Yüreklendirmek. Yardımda bulunmak. Desteklemek. Onaylamak. Tutmak.

With : Yanına. İle ilgili. İle beraber. Nedeniyle. Beraber. -e karşın. Sayesinde. Canlı. -lı. Birlikte.

Curry favor with somebody : Yaltaklanmak. Yaranmaya çalışmak.

Curry favor : Yalakalık yapmak. Yalakalanmak. Yaltaklanarak. Yaltaklanmak. Dalkavukluk etmek. Yalakalık ederek birinin gözüne girmeye çalışma. Yağ çekmek. Yağcılık yaparak birinin gözüne girmek. Yalakalık yaparak birinin gözüne girmeye çalışmak. Birine iltifat ederek gözüne girmek.

Finding favor with : - tarafından sevilen.

İngilizce Curry favor with Türkçe anlamı, Curry favor with eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Curry favor with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shine up to : Memnun etmeye çalışmak. Yağ çekmek.

Make up to : Beğeni kazanmaya çalışmak. Yaranmaya çalışmak. Birinden yararlanmaya çalışmak. Yaranmak. Gönlünü almak.

Make advances : Asılmak.

Court : Tenis, hukuk alanlarında kullanılır. Riskine girmek. Oturum. Fayda sağlamak. Davet etmek (tehlike veya hastalık vb'ni). Mahkeme. Dalkavukluk etmek. Aranmak. İle flört etmek. Alantopu oyununun oynandığı, boyu 23,77 m. eni tek oyunu için 8,23 m., çift oyunu için 10,97 m. olan dikdörtgen biçimindeki yer.

Play up to : Sahnede başkasına yardımcı rol oynamak. Yaranmaya çalışmak. -e yaltaklanmak. Yaltaklanmak. Dalkavukluk etmek. Birine yaranmak. Kuyruk sallamak.