Make up to türkçesi Make up to nedir

  • Beğeni kazanmaya çalışmak.
  • Yaranmak.
  • Birinden yararlanmaya çalışmak.
  • Yaranmaya çalışmak.
  • Gözüne girmeye çalışmak.
  • Gönlünü almak.

Make up to ingilizcede ne demek, Make up to nerede nasıl kullanılır?

Make : Yapı. Çeşit. Eylemek. Yapılış şekli. Kazanç. Erişmek. Düzeltmek. Verim. Marka. Olmak.

To : Oranla. Kala. -e göre. Ye. -mek -mak (mastar). Arasında. Ya. İla. E. Karşı.

Make up to five : Beşlemek.

Make up : Kıvırmak. Hazırlamak. Barışmak. Oyuncuların rollerine uygun biçimde yüz anlatımlannı değiştirmek amacıyla yüzlerini boyamaları işlemi. Oluşturmak. Sallamak. Telafi etmek. Boyanmak. Makyajı uygulama işi. Yüz boyama.

Make up a deficiency : Bir eksikliği tamamlamak. Bir eksikliği gidermek.

Make up a purse for : Para biriktirmek (için). Parası biriktirmek.

Make up exam : Bütünleme sınavı.

Make up for : Telafi etmek. Affettirmek.

Make up leeway : Gecikmeyi telafi etmek. Kaybedilen zamanı telafi etmek. Zaman kaybını telafi etmek.

Make up a story : Bir hikaye uydurmak. Hikaye uydurmak.

İngilizce Make up to Türkçe anlamı, Make up to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make up to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make advances to somebody : Asılmak.

Coaxes : İkna etmek. Koparmak. Dil dökerek elde etmek. Tatlılıkla ikna etmek. Kandırmak. Gönlünü yapmak. Gönlünü etmek. Dil dökmek. Tatlı sözlerle kandırmak.

 

Curry favor with somebody : Yaltaklanmak.

Conciliates : Uzlaştırmak. Barıştırmak. Dostluğunu kazanmak. Gönlünü yapmak. Yatıştırmak. Kazanmak.

Play up to : -e yaltaklanmak. Kuyruk sallamak. Dalkavukluk etmek. Yaltaklanmak. Birine yaranmak. Sahnede başkasına yardımcı rol oynamak.

Conciliated : Yatıştırmak. Gönlünü yapmak. Kazanmak. Uzlaştırmak. Barıştırmak. Dostluğunu kazanmak.

Shine up to : Memnun etmeye çalışmak. Yağ çekmek.

Conciliate : Yatıştırmak. Gönlünü yapmak. Kazanmak. Barıştırmak. Dostluğunu kazanmak. Uzlaştırmak.

Curry favor with : Yaltaklanarak birinin gözüne girmeye çalışmak.

Appeases : Açlığını gidermek. Hafifletmek. Bastırmak (açlığı vb). Bastırmak. Tatmin etmek. Gidermek. Doyurmak. Yatıştırmak. Gidermek (açlık). Azaltmak.

Make up to synonyms : appease, blandished, appeasing, conciliating, court, coaxed, blandishes, atones, blandishing, coax, atone, atone for, curry favour with, make advances.