Make advances to somebody türkçesi Make advances to somebody nedir

Make advances to somebody ingilizcede ne demek, Make advances to somebody nerede nasıl kullanılır?

Make : -e neden olmak. Düzeltmek. Biçim. Yaratmak. Olmak. Çeşit. Meydana getirmek. Yapmak. Marka. Düdüklemek.

Advances : Avanslar. Dostluk yaklaşımı. Yaranma. Asılma. Sırnaşma.

To : İle. -mek -mak (mastar). -e göre. Ya. -e kadar. Göre. E doğru. Ye. Karşı. E.

Somebody : Biri. Kimse. Önemli kimse. Önemli birisi. Bazısı. Bir kimse. Kimisi. Birisi. Şahsiyet.

Make advances to : (cinsel amaçla) yaklaşmak. İş almak. Kur yapmak. Asılmak. Yakınlaşmak. (cinsel anlamda) yararlanmak. Yeşillenmek.

Accredit something to somebody : Hesabına geçirmek.

Make advances : Gözüne girmeye çalışmak. Asılmak.

Administer an oath to somebody : Yemin ettirmek.

Be answerable to somebody for somebody : Sorumlu olmak. Birine karşı sorumlu olmak.

İngilizce Make advances to somebody Türkçe anlamı, Make advances to somebody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make advances to somebody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dangle : Asılıp sallanmak. Sallamak. Asıp sallamak. Sarkma. Sallanmak. Sarkmak. Asılı durup sallanmak. Asılı tutmak. Sarkıtmak.

Accost : Yanaşmak. Yaklaşıp bir şey söylemek. Sarkıntılık etmek. Gidip birine bir şey söylemek. Yaklaşıp seslenmek. Yanına gidip konuşmak. Para karşılığında seks teklif etmek. Yaklaşıp konuşmak.

 

Hook : Takmak. Kroşe vurmak. Çengel. Olta kancası. Kanca. Olta iğnesi. Çengel ile yakalamak. Takılmak. Olta takımının ucuna takılan, düz, eğri ve çapraz olak biçimlendirilen, balığın yakalanmasında kullanılan küçük çelik yapılar, olta kancası.

Hangs : Eğilmek. Bağlanmak. Sarkıtmak. Asılı durmak. Takmak. Kültür balığını avlamak için set. Dayanmak. Asmak. Bağlı olmak.

Be executed : Yerine getirildi. Öldürüldü. İfa edildi. Uygulandı. Çalıştırıldı. İdam cezası infaz edildi. İdam edildi.

Hang on : Beklemek. Takmak. Israr etmek. Bekletmek (telefon). Asmak. Tutmak. Peşini bırakmamak. Bağlı olmak. Dayanmak.

Fall : Yaralanmak. Düşme. Yıkılma. Rastlamak. Düşüş. Eğimli olmak. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Yenilmek. İşgal edilmek. Aşağı sallanmak.

Hang : Batmak. Eğmek. Sarkmak. Adam asmak. Sarkıtmak. Dayanmak. Eğilmek. İdam etmek. Asmak. Kavrama.

Hang out : İkamet etmek. Sarkıtmak. Çamaşır asmak. Asmak. Sürtmek. Oyalanmak. Sürekli bir yere takılmak. Oturmak. Sarkmak.

Curry favor with somebody : Yaltaklanmak.

Make advances to somebody synonyms : make up to, be suspended, dangles, accosting, play up to, hang down, attach oneself to, accosted, accosts.