Advances türkçesi Advances nedir
Advances ile ilgili cümleler
English: The recent advances in medicine are remarkable.
Turkish: Tıptaki son gelişmeler dikkat çekicidir.
English: Japanese industry has made great advances since the war.
Turkish: Japon endüstrisi savaştan beri büyük ilerlemeler kaydetti.
English: Once more, the fundamentalist ideologies oppose to the great historical advances.
Turkish: Yine, köktenci ideolojiler büyük tarihsel ilerlemelere karşı çıkarlar.
English: But undoubtedly there were no scientific advances then.
Turkish: Ama kuşkusuz o zaman hiçbir bilimsel gelişme yoktu.
English: Recent advances in medicine are remarkable.
Turkish: Tıptaki son gelişmeler dikkat çekiyor.
Advances ingilizcede ne demek, Advances nerede nasıl kullanılır?
Make advances to : Yeşillenmek. Kur yapmak. Asılmak. (cinsel amaçla) yaklaşmak. (cinsel anlamda) yararlanmak. İş almak. Yakınlaşmak.
Make advances to somebody : Asılmak. Yaranmaya çalışmak.
Rotative advances of business : Döner iş öndelikleri. Sürekli olarak dönüşüm yapan işlere ilişkin öndelikler.
Short term advances to treasury : Kısa vadeli hazine öndeliği. Cari yıl bütçesinde geçici gelir gider dengesizliği oluşması durumunda cari yıl bütçesinin belli bir oranı kadar merkez bankasından sağlanan kısa vadeli kredi.
Central bank advances : Merkez bankası öndelikleri. Merkez bankasının, cari yıl bütçe gelirleri ile giderleri arasında yer ve zaman bakımından çıkan uyuşmazlıkları denkleştirmek için hazineye açtığı kısa vadeli krediler. Merkez bankası avansları.
Advance canvass : Önyoklama. Üreticinin, satışları artırmak amacıyla kampanya yapacağı bölgedeki perakendecileri kampanya öncesinde ziyaret ederek desteklerini sağlamaya yönelik perakende reklamcılığında kullanılan etkinliği artırma tekniği.
Advance booking charter : Rezervasyon yaptırılabilir uçuş. Rezervasyon yaptırılabilir carter. Önceden yer ayırtılmış charter.
Advance freight : Avans navlunu. Peşin navlun. Avans navlun. Peşin avans navlun.
Working advances : İşin bitiminden sonra sayışılmak üzere genellikle işletmeler adına yapılacak her tür hizmetler karşılığı kişilere önceden ödenen para. İş öndelikleri.
Advance bill : Malı sevk etmeden önce ihracatçı tarafından düzenlenen poliçe. Peşin çekilen poliçe. Malın yüklenmesinden ve gönderilmesinden daha önce gönderenince düzenlenen ödek. Malın şevkinden önce keşide edilen poliçe. Malı alıcıya göndermeden önce çekilen poliçe. Önden çekilen ödek. Avans poliçesi. Malın sevkinden önce keşide edilen poliçe.
İngilizce Advances Türkçe anlamı, Advances eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Advances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Close in : Kuşatmak. Kısalmak (günler). Karanlık basmak. Ortalık kararmak. Sarmak.
Suspensions : Boykot. Süspansiyonlar. El çektirme. Asma. Durdurulma. Erteleme. Askıya alma. Tehir. Uzaklaştırma.
Penetrate : Sokulmak. İçine girmek. Çözmek. Sızmak. Dalmak. Anlamak. İşlemek. Nüfuz etmek. İyice anlamak. İyice kavramak.
Lapse : Kaymak. Zeval bulmak. Hata yapmak. Bir süre için inanç ve prensiplerinden vazgeçmek. Bitmek. Düşmek. Zaman geçmek. Kullanılmaz durumda olmak. Sapmak. Kaçmak.
Suspension : Futbol, biyoloji, hukuk, fizik, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Katı asıltı. Sürekli olan ödemelerden bazılarının yapılamaması, ödemeye ara verilmesi. Süspansiyon. Sarkıtılma. Boykot. Katı bir maddenin parçacıklarının sıvı ya da yine katı bir madde içinde, onun parçacıkları ile erimeksizin karışması. süspansiyonda dağılma fazı ve dağılan faz olarak iki faz vardır. Tehir. Geçici olarak durdurma. Askıya alma.
Pass on : Vefat etmek. Ölmek. Yansıtmak. Gecikmeden gitmek. İlerlemek. Devam etmek. Yok olmak. Geçirmek. Göçmek. Devretmek.
Go along : İlerlemek. Aynı düşüncede olmak. Hadi git. Geçinmek. Eşlik etmek. Anlaşmak. Aynı fikirde olmak. Desteklemek. Devam etmek.
Overhaul : Yoklamak. Elden geçirme. Gözden geçirme. Tamir etmek. Kontrol etmek. Revize etmek. Onarmak. Bakım. Elden geçirmek. Birşeyi gözden geçirerek gereken tamirleri yapmak.
Travel : Tüymek. İşlemek. Yol almak. Kaçmak. Yolculuk. Gitmek. Seyahat etmek. Gezmek. Yolculuk etmek. Dolaşmak.
Advances synonyms : glide by, rachet up, plough on, impinge, locomote, ratchet down, subserviency, go, draw in, dependance, string, sneak up, slip by, progress, ratchet, slide by, press on, subservience, slip away, edge, obtrusion, march on, overtake, encroach, precocious, forge, elapse, move, infringe, hanging, wrench, move on, string along.
Advances zıt anlamlı kelimeler, Advances kelime anlamı
Recede : Geri gitmek. Gerilemek. (fiyat vb) düşmek. Geri çekilmek. Geri bırakmak. Uzaklaşmak. Düşmek. Düşmek (fiyat). Ortadan kaybolmak. Geri plana geçmek.
Stay in place : Yerinde kalmak.
Retarded : Hızını kesmek. Gecikmiş. Gecikmeli. Rötarlı. Tehir edilmiş. Alıkoymak. Yavaş gelişen. Geri zekalı. Yavaşlatmak. Sürüncemede bırakmak.

Bu kısımda Advances kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Advances ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Advances anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Advances ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.