Recede türkçesi Recede nedir

Recede ile ilgili cümleler

English: She had begun to recede in my memory.
Turkish: O, anılarımda kaybolmaya başlamıştı.

English: My memory of her has begun to recede.
Turkish: Onunla ilgili anılarım azalmaya başladı.

English: In English the verb precedes the object.
Turkish: İngilizcede yüklem nesneden önce gelir.

English: Lightning precedes thunder.
Turkish: Şimşek gök gürültüsünden önce gelir.

English: He set a precedent.
Turkish: O bir emsal teşkil etti.

Recede ingilizcede ne demek, Recede nerede nasıl kullanılır?

Receded : Gerilemek. Geri çekilmek. Vazgeçmek. Ortadan kaybolmak. Uzaklaşmak. Çekilmek. Geriye çekilmiş. Geri plana geçmek. Geri gitmek. Düşmek (fiyat).

Recedes : Vazgeçmek. Geri plana geçmek. (fiyat vb) düşmek. Geri bırakmak. Düşmek (fiyat). Geri gitmek. Geciktirmek. Uzaklaşmak. Çekilmek. Gerilemek.

Binding precedent : Bağlayıcı karar. Bir dava ile ilgili olarak alınan ve gelecekte de benzer durumlarda örnek alınan hukuki karar (hukuk terimi). Bağlayıcı emsal karar.

Condition precedent : Takaddüm eden şart. Taliki şart.

 

De facto precedent : Gerçekte olan emsal. Fiilen var olan emsal.

Precedence : Rüçhan. Önde gelme. Öncelik. Çalışanın bir işte çalıştığı süre. Üstünlük. Öncelik sırası. Önce gelme. Kıdem. Takaddüm hakkı. Öncelik hakkı.

Precedences : Üstünlük. Öncelik sırası. Önce olma. Önce gelme. Öncelik hakkı. Rüçhan. Önde gelme. Öncelik. Takaddüm hakkı. Kıdem.

Judicial precedent : Mahkeme içtihatı. Emsal kararlara dayanan hukuk. Kazai içtihat. İçtihat hukuku.

Order of precedence : Kıdem sırası. Öncelik sırası.

Have precedence over : Daha önemli veya mühim olmak. 'e göre daha fazla önem veya ehemmiyet taşımak. Üzerinde üstünlüğü olmak. Önceliği olmak. -den daha acil. Ağır basmak. Önem bakımından birinci olmak.

İngilizce Recede Türkçe anlamı, Recede eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Recede ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hold off : Çekinmek. Yaklaştırmamak. Geri durmak. Mesafe koymak. Gerçekleşmemek. Beklemede kalmak. Uzak tutmak. Ertelemek. Gecikmek. Olmamak.

Belate : Daha geç zamana bırakmak.

Digressing : Konudan ayrılmak. Konuyu dağıtmak. Sapmak. Parantez açmak. Dışına çıkmak. Konudan uzaklaşmak. Konu dışına çıkmak.

Die out : Nesli tükenmek. Sönme. Tamamen yok olmak. Yok olmak. Tükenip gitmek. Yavaş yavaş ortadan kalkmak. Soyu tükenmek. Tükenmek. Ortadan kalkmak. Soyu kurumak.

Dillydallying : (argo) oyalanmak. Başka bir zamana bırakmak. Ertelemek. Zaman geçirmek. Ayak sürümek. Vakit öldürmek. Oyalanma. Sallanmak. Ağır davranmak.

Condescend : Sözde alçakgönüllülük göstermek. Tepeden bakmak. Küçümsemek. Havalara girmek. Lütfetmek. Tenezzül etmek. Tenezzül. Küçümseme ile davranmak.

 

Create : Meydana getirmek. Neden olmak. -e yol açmak. Oluşturmak. Yaratmak. Atamak. Yetki vermek. Meydana koymak.

Abstentions : Çekinme. Oy vermeme. Kaçınma. Çekimserlik. İmtina. Sakınma. Çekimser kalma. Çekimser oy. Uzak durma.

Recede synonyms : pull in one's horns, pull back, crawfish out, move back, locomote, recedes, fallen back, blenches, draw back, come away, abate, condescends, absent oneself from, lose, regressed, abdicating, blow, adjourns, sagged, get back, go, declines, cuts, repassed, repassing, adjourned, abdicated, retrocede, come down in the world, back off, fell back, set back, duck out.

Recede zıt anlamlı kelimeler, Recede kelime anlamı

Advance : Artmak. İlerleme. Geliştirmek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yürümek. İleri almak. İleri sürmek. Öne almak. Öndelik. Atamak.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Progress : Gelişmek. Gelişim. Gelişim göstermek. Mesafe kaydetmek. Devam etme. İyileşme. İlerleme. İlerlemek. Devam etmek. İleri gitmek.

Recede antonyms : gain.

Recede ingilizce tanımı, definition of Recede

Recede kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To grant or yield again to a former possessor. To retreat. To cede back. To move back. To withdraw. As, to recede conquered territory.