Belate türkçesi Belate nedir
- Geciktirmek.
- Daha geç zamana bırakmak.
Belate ile ilgili cümleler
English: Jale's husband took her to the fancy French restaurant for their belated anniversary dinner.
Turkish: Jale'nin kocası gecikmiş yıldönümü yemekleri için onu fantazi Fransız restoranına götürdü.
English: Wishing you a belated Happy Birthday.
Turkish: Sana geç kalmış mutlu bir doğum günü diliyorum.
English: Happy belated!
Turkish: Geçmiş bayramınız kutlu olsun!
Belate ingilizcede ne demek, Belate nerede nasıl kullanılır?
Belated : Geçmiş. Geç kalmış. Karanlığa kalmış. Gecikmiş.
Belatedly : Yavaş yavaş. Sıra dışı bir şekilde geç. Gecikerek. Gecikmeyle. Geciktirerek. Sonradan. Vaktinden sonra.
Belatedness : Aydınlanmamışlık. Cahillik. Geç kalmışlık. Gecikmişlik.
Bela schick : Difteriye duyarlılık veya bağışıklık testi metodu schick test (schick testi) bulan kişi. (1877-1967) macaristan doğumlu amerikalı pediyatrist.
Belabor : Çok uzatmak. Dövmek. Pataklamak. Benzetmek. Pataklamak (argo terim). Üzerinde fazla durmak. Uzatmak. Lafı uzatmak.
Belarus red cattle : Beyaz rusyadan köken alan, iskelet sistemi hafif ve sağlam, kasları gelişmiş, vücudu arkaya doğru hafif biçimde yükselen, vücudun orta kısmı iyi gelişmiş ve karnı geniş, rengi kırmızı veya pas kırmızısının değişik tonlarında, öncelikle süt verimi yönünde yetiştirilmesine rağmen besi yeteneği de tatmin edici, kombine verimli sığır ırkı. Belarus kırmızı sığırı.
Belaboring : Lafı uzatmak. Pataklamak (argo terim). Benzetmek. Dövmek. Uzatmak. Çok uzatmak. Pataklamak. Üzerinde fazla durmak.
Belarus : Belarusya. Belarus cumhuriyeti. Doğu avrupa'da bir ülke. 1991 yılında bağımsızlığını kazanmış olan bir eski sovyet cumhuriyeti (byelorussia veya white russia {beyaz rusya} olarak da bilinir). Beyaz rusya.
Belaboured : Saldırıya uğramış. Benzetilmiş. Uzatmak. Saldırılmış. Üzerinde fazla durmak. Pataklamak. Dövmek. Kötü dövülmüş. Çok uzatmak. Benzetmek.
Belarussian : Belarus'un (doğu avrupa'da bir ülke). Beyaz rusyalı. Belarusya'dan olan. Beyaz rus. Beyaz rusça. Belaruslu. Beyazrusça.
İngilizce Belate Türkçe anlamı, Belate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Belate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Detain : Saklamak. Engellemek. İzinsiz bırakmak. Oyalamak. Mahrum etmek. Tutmak. Alıkoymak. Yubatmak. Gözaltına almak. Durdurmak.
Involve : Bağlamak. Sokmak. Kuşatmak. İçine almak. İçermek. Kapsamak. Yol açmak. Bulaştırmak. Karıştırmak. Gerektirmek.
Dillydallied : Ertelemek. (argo) oyalanmak. Sallanmak. Ağır davranmak. Tereddüt etmiş. Ayak sürümek. Vakit öldürmek. Başka bir zamana bırakmak. Kararsız.
Regard : Önemsemek. Beğeni. Saygınlık. Nazar. Anlamlı bakış. Aldırış. Dikkat. İtibar. Göz önünde tutmak. Gibi görmek.
Touch on : (konuya) değinmek. Bahsetmek. -e değinmek. Konuya değinmek. Değinmek. -e dokunmak. -e temas etmek.
Interest : Dikkatini çekmek. Faiz. Çıkar. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Merakını uyandırmak. Sarmak. İstek uyandırmak. İlgilendirmek. Ürem. Ortak olmak.
Advert : İma. Reklam (ingiliz ingilizcesi). Dokundurmak. Duyuru (ingiliz ingilizcesi). İlan. Reklam. Bahsetmek. İlan (ingiliz ingilizcesi). Zikretmek. Değinmek.
Hang back : Ağır olmak. Askıya almak. Duraksamak. Çekinmek. Geç çıkmak. Geri kalmak. Gönülsüz olmak. Geri durmak. Tereddüt etmek.
Argumentation : Kanıtlama. Uslamlama. Tartışma. Yargılama. Münakaşa.
Detains : Mahrum etmek. Durdurmak. Hapsetmek. İzinsiz bırakmak. Oyalamak. Tutmak. Gözaltına almak. Engellemek. Alıkoymak.
Belate synonyms : revolve about, have to doe with, matter to, concentrate on, hold off, adjourning, delays, word, bear on, dillydallies, focus on, adjourned, apply, revolve around, center, dillydally, concern, adjourns, adjourn, buy time, pertain, go for, discussion, give and take, allude, dillydallying, hold, center on, refer, touch, logomachy, come to, argument.
Belate zıt anlamlı kelimeler, Belate kelime anlamı
Dissociate : Ayrışmak. Ayrıştırmak. Çözüşmek. Ayırmak. Ayrı tutmak. Çözünmeye uğramak. Ayrı olarak düşünmek. Birbirinden ayrılmak.
Unrelated : Na-mahrem. İlişkisiz. Alakasız. Akraba olmayan. Birbiri ile ilişkisi olmayan. Akraba dışı. İlgisiz. İlişkilendirilmemiş. Bağlantısız. Namahrem.
Belate ingilizce tanımı, definition of Belate
Belate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To retard or make too late.

Bu kısımda Belate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Belate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Belate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Belate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.