Dissociate türkçesi Dissociate nedir

Dissociate ile ilgili cümleler

English: He dissociated himself from the firm he had worked for for eighteen years.
Turkish: O, on sekiz yıldır çalıştığı firmadan ilişkisini kesti.

Dissociate ingilizcede ne demek, Dissociate nerede nasıl kullanılır?

Dissociate oneself from : -den ayrılmak. Uzak durmak. İlgisini kesmek.

Dissociated : Ayrı olarak düşünmek. Ayrışık. Ayrışmış. Ayrışmak. Çözüşük. Ayırmak. Birbirinden ayrılmak. Ayrıştırmak.

Dissociated ammonia : Çözüşük amonyak.

Dissociates : Birbirinden ayrılmak. Çözünmeye uğramak. Ayrı tutmak. Ayrışmak. Çözüşmek. Ayrı olarak düşünmek. Ayrıştırmak. Ayırmak.

Dissociating : Çözüşmek. Ayrıştırmak. Ayırmak. Ayrı tutmak. Ayrı olarak düşünmek. Ayrışmak. Birbirinden ayrılmak. Çözünmeye uğramak.

Dissociative anaesthesia : Limbik ve retiküler sistem etkilenmeden corticothalamic sistemin baskılandığı ve hastanın çevreden kopmasıyla belirginleşen, kopma veya kataleptoit nitelikte oluşan anestezi şekli. Disosiyatif anestezi.

Dissociative agents : Disosiyatif ajanlar. Dissosiyatif anestezi oluşturan ilaçlar.

Dissociation rate : Disosasyon hızı. Çözüşüm hızı. Ayrışım hızı.

 

Dissociation constant : Çözüşüm katsayısı. Bozunma sabitesi. Ayrışım değişmezi. Bir dokudaki almaçların % 50’sini işgal etmek için gereken ilaç konsantrasyonu değeri, disosiyasyon sabitesi. Bir bileşiğin proton kaybetme eğilimini gösteren bir sabite. Disosiasyon sabitesi. Ayrışma sabiti. İyonlaşma sabitesi. Disosiyasyon sabitesi.

Degree of dissociation : Ayrışma derecesi.

İngilizce Dissociate Türkçe anlamı, Dissociate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dissociate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diverges : Sapmak. Birbirinden uzaklaşmak. Açılmak. Ayrılmak. Uzaklaşmak. Farklı olmak. Dallanmak. Uyuşmamak.

Insulates : Tecrit etmek. İzole etmek. Yalıtmak. Yalıtım yapmak. İzolasyon yapmak. Korumak. İzolasyon.

Resolves : Ahdetmek. Halletmek. Dönüşmek. Karara bağlamak. Karara varmak. Çözmek. Dönüştürmek. Kesin karar vermek. Erimek.

Dissociated : Ayrışmış. Çözüşük. Ayrışık.

Distinguish : Farkı görmek. Tanımak. Sivriltmek. Ayırt etmek. Ayrım yapmak. Fark etmek. Seçmek. Anlamak.

Allowing : Düşünmek. Fikrinde olmak. Kabul etmek. Koyvermek. Bırakmak. Göz önüne almak. İndirim yapmak. İzin verilen. İtiraf etmek.

Allocated : Tahsis edilmiş. Bölüştürmek. Ayrıldı. Paylaştırmak. Ayrılmış.

Distill : Saflaştırmak. Süzülmek. Süzmek. Biçimlenmek. Özünü almak. Damlatmak. Damıtmak. İmbikten geçmek. Damlamak.

Resolving : Karar vermek. Tahlil etmek. Çözme. Dönüştürmek. Aklına koymak. Karara bağlamak. Karara varmak. Azmetmek. Haline getirmek.

Allotting : Pay etmek. Paylaştırmak. Tahsis etmek. Bölüştürmek. Tanımak (süre). Hisseye ayırmak. İfraz etmek. Hisselere ayırmak. Vermek (süre).

 

Dissociate synonyms : severalise, secernate, appropriates, individualizes, decouple, break up, allocate to, discriminates, divorce, decoupling, individualizing, decompound, diverge, distils, tell apart, individualized, abstract, disunite, dissociating, allot, allocating, individualize, disjoint, split, decomposes, disintegrates, separate, decompose, isolate, separating, part, distil, appropriated.

Dissociate zıt anlamlı kelimeler, Dissociate kelime anlamı

Associate : Ortak çalışma arkadaşı. Hakları sınırlı üye. Ortak. Yakıştırmak. Birleşmek. Arkadaşlık etmek. İş arkadaşı. Çağrıştırmak. Birliktelik kurmak. Ortak olmak.

Dissociate ingilizce tanımı, definition of Dissociate

Dissociate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To disunite. To separate from fellowship or union. As, to dissociate the particles of a concrete substance. To disjoin.