Distinguish türkçesi Distinguish nedir

Distinguish ile ilgili cümleler

English: Can you distinguish silver from tin?
Turkish: Kalayı gümüşten ayırt edebilir misin?

English: Animals cannot distinguish between truth and falsehood.
Turkish: Hayvanlar gerçek ve gerçek dışı arasında ayrım yapamaz.

English: Animals cannot distinguish right from wrong.
Turkish: Hayvanlar doğru ile yanlışı ayırt edemezler.

English: Can you distinguish her from her sister?
Turkish: Onu kız kardeşinden ayırt edebiliyor musun?

English: Ali cannot distinguish between reality and imagination.
Turkish: Ali gerçeklik ve hayal arasındaki farkı ayırt edemez.

Distinguish ingilizcede ne demek, Distinguish nerede nasıl kullanılır?

Distinguish between : Bölmek. Ayırmak.

Distinguish oneself : Temeyyüz etmek. Kendini göstermek. Sivrilmek. Kendini sivriltmek. Ayrılaşmak.

Distinguishability : Ayırt edilebilirlik. Fark edilebilirlik. Farkına varılabilme durumu. Seçilebilirlik. Ayrılabilirlik.

Distinguishable : Ayırt edilebilir. Görülebilir. Seçilir. Farkedilebilir. Fark edilebilir.

Distinguishableness : Fark edilebilme. Ayırt edilebilme. Seçilebilme. Farkına varılabilme. Ayrılabilme.

 

Distinguishedly : Mükemmel olarak. Seçkin olarak. Farkedilebilir bir şekilde. Tanınmış bir halde.

Distinguishably : Ayırt ederek. Farkına vararak. Fark edilir biçimde. Görülebilir olarak. Tanımlayarak. Fark ederek. Seçerek. Ayırt edilebilir bir şekilde.

Distinguished : Görülebilir. Mükemmel. Sivrilmiş. Güzide. Tanınmış. Farkedilebilir. Mümtaz. Seçkin. Fark edilebilir. Kibar.

Distinguishing feature : Alamet-i farika. Ayırt edici özellik. Ayırt edici vasıf. Farklılık katan özellik.

Distinguished name : Seçkin ad.

İngilizce Distinguish Türkçe anlamı, Distinguish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distinguish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fine away : Aşınmak. İncelmek. İnceltmek. Yontmak.

Accepts : Katlanmak. Almak. Kabul etmek. Üstlenmek. Kabullenmek. Hazmetmek. Onaylamak.

Whets : Bileme. İsteğini artırmak. Uyandırmak. Keskinleştirmek. Tahrik etmek. Bilemek. Bilenme. Açmak. Kışkırtmak.

Individualizes : Şahsileştirmek. Bireyselleşmek. Ferdileştirmek. Bireyleştirmek. Tek tek ele almak. Bireyselleştirmek. Kişiselleştirmek.

Dissociate : Ayrı olarak düşünmek. Çözüşmek. Çözünmeye uğramak. Ayrışmak. Birbirinden ayrılmak. Ayrıştırmak.

Appreciate : Minnettar olmak. Değerini artırmak. Farkında olmak. Takdirle karşılamak. Kıymetini bilmek. Değer kazanmak. Değerlenmek. Beğenmek. Değer biçmek. Teşekkür borçlu olmak.

Discovering : Ortaya çıkarmak. Bulmak. Keşfetmek. Buluculuk.

Allows : Hesaba katmak. İmkan vermek. Bırakmak. Göz önüne almak. Kabul etmek. İzin vermek. Fikrinde olmak. İtiraf etmek. İndirim yapmak. Koyvermek.

 

Sex : Cinslik. Cinsiyetini belirlemek. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Cinsel. Erkek veya dişi olma durumu, eşey. Cinsel ilişki. Sevişme. Bitki ya da hayvanlarda dişi ya da erkek olarak adlandırılmasını sağlayan görev, yapı ve karakter topluluğu. cins. Dişi ile erkeği birbirinden ayrımlı kılan fiziksel özellikler. Cinsiyet.

Shine : Parlamak. Parlaklık. Cila. Parıldamak. Çevirmek (bir ışığı bir yere). Isınmak. Cilalama. Parıltı. Işıldamak. Işımak.

Distinguish synonyms : know apart, severalise, secernate, individualise, espy, show, descry, constitute, taper, tell apart, realise, make a distinction, cognised, stratify, discern, matter, abstract, apprehends, severalize, except, discerned, allocating, recognise, discover, allow, ascertains, tell, isolate, diminishes, point, cognises, distinguish oneself, whetted.

Distinguish zıt anlamlı kelimeler, Distinguish kelime anlamı

Associate : Birleştirmek. Arkadaşlık etmek. Benzetmek. Düşünmek. Arkadaş. Ortak. Ortak çalışma arkadaşı. Birleşmek. Ortak olmak. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır.

Distinguish ingilizce tanımı, definition of Distinguish

Distinguish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make distinctions. To perceive the difference. With between. To mark off by some characteristic. To exercise discrimination. As, a judge distinguishes between cases apparently similar, but differing in principle. Not set apart from others by visible marks. To make distinctive or discernible by exhibiting differences.