Accepts türkçesi Accepts nedir

Accepts ile ilgili cümleler

English: She accepts criticism from anyone but her parents.
Turkish: O, anne ve babası dışında herkesten eleştiri kabul eder.

English: Ali accepts that what Mary said was the truth.
Turkish: Ali Mary'nin söylediğinin doğru olduğunu kabul ediyor.

English: She accepts the gifts.
Turkish: O, hediyeleri kabul eder.

Accepts ingilizcede ne demek, Accepts nerede nasıl kullanılır?

Preaccepts : Peşinen kabullenmek. Peşinen kabul etmek. Önceden kabul etmek.

Accept a bill : Poliçe kabul etmek. Yasa tasarısını taslağını onaylamak.

Accept a gift : Hediye almak. Hediyeyi kabul etmek.

Accept all : Tümünü benimse.

Accept an invitation : Daveti kabul etmek.

Accept the situation : Durumu kabul etmek. Durumu kendi isteğiyle kabul etmek. Durumu idare etmek. Her şeyi olduğu gibi onaylamak.

Accept the fact : Gerçeği kabul etmek. Gerçekle yüzleşmek.

Accept an offer : Teklife razı olmak. Teklife rıza göstermek. Teklif kabul etmek. Teklif almak.

Accept revisions : Değişiklikleri benimse.

Accept guarantee : Garanti almak. Teminat almak (örneğin, çekinceler). Teminat olarak kabul etmek (iş anlaşmasında).

İngilizce Accepts Türkçe anlamı, Accepts eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Accepts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Climb down : Aşağı inmek. Tutunarak inmek. Alttan almak. Fikrinden vazgeçmek. Bayır aşağı inmek. Tutumundan vazgeçmek. Aşağıdan almak. İnadı bırakmak. Yokuş aşağı inmek. Vazgeçmek.

Admits : İçeri almak. Meydan vermek. İtiraf etmek.

Bear : Üzerinde bulunmak. Dönmek. Yakışık almak. Kaldırmak. (ürün veya meyve) vermek. Vurguncu. Ayı. Dayanmak. Dişini sıkmak.

Accede : Uymak. İktidara gelmek. İş başına gelmek. Muvafakat etmek. Kail olmak. Yerine getirmek. Katılmak. Razı olmak.

Assumes : Addetmek. Taslamak. Hükmetmek. Farzetmek. Takınmak. Varsaymak. Saymak. Zannetmek.

Enduing : Elbise giymek. Teçhiz etme. Giyme. Tevdi etme. Giyinip kuşanmak. Giydirme. Üzerine almak. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Verme.

Conceded : Uygun bulmak. Bırakmak. Ödün vermek. Bağışlamak. Teslim etmek. Kabul etmek zorunda kalmak. İtiraf etmek. Vermek.

Acquires : Ele geçirmek. Sonradan kazanmak. Yakalamak. Edinmek. Sahip olmak. Kazanmak. İktisap etmek. Elde etmek.

Abide : Kurala uymak. Durmak. Uymak. Kalmak. Gözlemek. Dayanmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Olmak. Tahammül etmek. Tab getirmek.

Honor : Kabul etmek (çek). Şeref. Şeref vermek. Onur nişanı vermek. Şereflendirmek. Bkz.honour. Hüsnü kabul göstermek. -e şeref vermek. Namus. Onur vermek.

 

Accepts synonyms : take over, assume, accede to, acquiesces, bear with, acquiescing, borrow, acknowledges, assimilates, approve, digesting, stood, applauding, acknowledge, be a good judge of, acquiesced, give, apprehended, approbating, appreciate, endue, affirm, acquiescence, stomach, abide by, abrook, abidden, capture, let, bears, acquire, countenance, stand.

Accepts zıt anlamlı kelimeler, Accepts kelime anlamı

Forbid : Yasak etmek. Engel olmak. Memnu kılmak. Olanak vermemek. Yasaklamak. Haram etmek. Men etmek. Menetmek.

Refuse : İmtina etmek. Çöp. Artık. Refüze etmek. Kabul etmemek. Elinin tersiyle itmek. Geri çevirmek. Ayak diremek. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller.

Disallow : İnkar etmek. İptal etmek. Kabul etmemek. Müsaade etmemek. Golü iptal etmek. İzin vermemek. Reddetmek. Menetmek. Saymamak. Karşı çıkmak.

Accepts antonyms : contract out, dishonor.