Üstlenmek nedir, Üstlenmek ne demek

  • Üstüne almak, yüklenmek, deruhte etmek

"Üstlenmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Babam üzerinde durmamış, onun papara payını da üstlenen annem ise bunu bir mesele hâline getirip küplere binmişti resmen." - E. Şafak

Üstlenmek anlamı, kısaca tanımı:

Üstlenme : Üstlenmek işi, deruhte.

Misyon üstlenmek : Özel bir görevi üzerine almak.

Üstün : Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha.

Yüklenmek : Yükleme işi yapılmak veya yükleme işine konu olmak. Bir şeyi yapmayı kabul etmek, üstüne almak. Kendi ağırlığını başka bir şey üzerine vermek, bedeniyle abanmak. Üstüne düşmek, zorlamak. Bir yükü taşımayı üstüne almak.

Deruhte : Üzerine alma, üstlenme.

Üstüne : Hesabına. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak. -den sonra. İlişkin, üzerine, dair.

Almak : Kısaltmak, eksiltmek. Tat veya koku duymak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Çalmak. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Kazanç sağlamak. Örtmek, koymak. Görevden, işten çekmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Kazanmak, elde etmek. İçine sığmak. Yolmak, koparmak. Başlamak. Temizlemek. Yutmak, kullanmak. Ele geçirmek, fethetmek. Göreve, işe başlatmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Soldurmak. Erkek, kadınla evlenmek. Gidermek, yok etmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Satın almak. İçecek veya sigara içmek. Bürümek, sarmak, kaplamak. Yer değiştirmek. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. Sürükleyip götürmek.

 

Etmek : Kötülükte bulunmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Bir işi yapmak. Bulmak, erişmek. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Herhangi bir değerde olmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.

Diğer dillerde Üstlenmek anlamı nedir?

İngilizce'de Üstlenmek ne demek? : v. accept, assume, bear, stand, be stuck with, support, take on, take over, take upon oneself, undertake, volunteer

Fransızca'da Üstlenmek : défrayer, entreprendre

Almanca'da Üstlenmek : übernehmen