Climb down türkçesi Climb down nedir

  • İnadı bırakmak.
  • Aşağıdan almak.
  • Aşağı inmek.
  • Bayır aşağı inmek.
  • Alttan almak.
  • Yokuş aşağı inmek.
  • Tutunarak inmek.
  • Kabullenmek.
  • Fikrinden vazgeçmek.
  • Vazgeçmek.
  • İnmek.
  • Tutumundan vazgeçmek.

Climb down ile ilgili cümleler

English: Climb down out of that tree immediately!
Turkish: Hemen o ağaçtan aşağı in!

Climb down ingilizcede ne demek, Climb down nerede nasıl kullanılır?

Climb : Yokuş. Çıkmak. Tırmanmak. Sarılarak tırmanmak. Aşama kaydetmek. Güçlükle çıkmak. Yükselmek. Tırmanış. Tırmanma.

Down : Aşağısına doğru. Beri. Alaşağı etmek. Çabucak içmek. Yere sermek. Boyunca. Yıkmak. Düşürmek. Bozuk.

Climb down the tree : Ağaçtan inmek.

Climb a mountain : Dağa çıkmak. Dağa tırmanmak.

Climb indicator : Tırmanma göstergesi. Uçağın alçalma veya yükselme oranını gösteren cihaz. (havacılık) irtifa göstergesi.

Climb milling : Yatay frezeleme.

İngilizce Climb down Türkçe anlamı, Climb down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Climb down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnegate : Tanımamak. Reddetmek. Yadsımak. Ülkeden ayrılmak. Feragat etmek. Kaçmak (sorumluluktan). Feda etmek. İnkar etmek.

Decreases : Küçültmek. Eksilmek. Düşmek. Azalmak. Eksiltmek. Azaltmak. Küçülmek.

 

Alighted : Ateş içinde yanan. Tutuşmuş. Konmak. Rastlamak. Işıl ışıl. Yere inmek. Aydınlanmış. Işıkları yanmış. Tesadüfen bulmak.

Alights : Aydınlanmış. Şans eseri bulmak. Rastlamak. Ateş içinde yanan. Konmak. Tesadüfen bulmak. Işıl ışıl. Tutuşmuş. Işıkları yanmış.

Concedes : Teslim etmek. Bırakmak. Ödün vermek. Vermek. Kabul etmek. Kabul etmek zorunda kalmak. Bağışlamak. Uygun bulmak. İtiraf etmek.

Abandon hope : Ümitsizliğe düşmek. Ümidini kaybetmek. Umudunu kaybetmek. Ümidi kesmek.

Climbed down : Hatayı kabul eden. Alçalan. İnen.

Meet halfway : Orta noktada buluşmak. Kapıyı aralık tutmak. Ödün vermek. İşi yokuşa sürmemek.

Humour : Huyuna suyuna gitmek. Memnun etmek. Güldürü. İstediğini yerine getirmek. Huy. Suyuna gitmek. Gönlünü yapmak. Gülünçlük. Ayak uydurmak. Komiklik.

Conceded : Kabul etmek. Teslim etmek. Ödün vermek. Bağışlamak. Vermek. İtiraf etmek. Kabul etmek zorunda kalmak. Bırakmak. Uygun bulmak.

Climb down synonyms : alit, abdicating, abdicated, abandon, coast, go down, sing another tune, acknowledges, abstentions, back down, concede, abdicates, assume a humble attitude, humoured, conceding, accepts, descends, abstention, acquiesces, decrease, abnegates, humored, confesses, accept, debarks, back, come down, sing small, decreased, abandons, abjures, acquiesced, be down.