Dissociates türkçesi Dissociates nedir

Dissociates ingilizcede ne demek, Dissociates nerede nasıl kullanılır?

Dissociate oneself from : -den ayrılmak. Uzak durmak. İlgisini kesmek.

Dissociate : Çözüşmek. Çözünmeye uğramak. Ayrı tutmak. Ayrı olarak düşünmek. Ayrışmak. Birbirinden ayrılmak. Ayrıştırmak. Ayırmak.

Dissociated : Birbirinden ayrılmak. Ayrışmış. Ayrışık. Ayrı olarak düşünmek. Ayırmak. Çözüşük. Ayrışmak. Ayrıştırmak.

Dissociated ammonia : Çözüşük amonyak.

Dissociating : Ayrıştırmak. Ayrı tutmak. Ayırmak. Çözünmeye uğramak. Ayrı olarak düşünmek. Birbirinden ayrılmak. Ayrışmak. Çözüşmek.

Acid dissociation constant : Asit iyonlaşma sabitesi. Bir asidin proton kaybetme eğilimini gösteren bir sabite, ka.

Dissociation rate : Ayrışım hızı. Disosasyon hızı. Çözüşüm hızı.

Dissociation : Ayrışma. Çözünme. Çözüşme. Kişilik çözünmesi sonucu çıkan savunma mekanizması. Özel koşullarda, bir birleşiğin özdeciklerinin geçici ve tersinir biçimde ayrışması. Dağılım. Şaşkınlık. Kopma. Ayrılma. Çözünüm.

Dissociative : Ayrılma ile ilgili. Parçalanmaya özgü. Çözülmeli. Ayrışma ile ilgili. Bilincin birbirinden bağımsız parçalara ayrılması ile ilgili (psikiyatri). Çözülme ile ilgili. Ayrı tutma.

 

Dissociation constant : Bir bileşiğin proton kaybetme eğilimini gösteren bir sabite. Çözünürlük sabitesi. Bir dokudaki almaçların % 50’sini işgal etmek için gereken ilaç konsantrasyonu değeri, disosiyasyon sabitesi. İyonlaşma sabitesi. Ayrışma sabiti. Çözüşüm katsayısı. Ayrışım değişmezi. Disosiyasyon sabitesi. Bozunma sabitesi.

İngilizce Dissociates Türkçe anlamı, Dissociates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dissociates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decompose : Halletmek. Dağılmak. Çürümek. Doğada yok olmak. Bozulmak. Dağıtmak. Bozukluk. Çürütmek.

Decouple : Bağlaşımı kesmek. Bir şeyi diğerinden ayırmak. Patlamayı yer altında gerçekleştirerek havayla gelen şok dalgalarını azaltmak. Bir devre kuplajını çözmek veya başka bir kuplaja ayırmak (elektronik). Patlama şokunu emmek.

Disjoint : Birleştiği yerden ayırmak. Dağıtmak. Parçalamak. Ek yerlerinden ayırmak. Eklem yerinden ayırmak. Ayrışık. Yerinden çıkarmak. Sökmek. Parçalarına ayırmak.

Secern : Açıkça ayırımcılık yapmak. Farklı muamele etmek. Ayırt etmek. Ayrımcılık yapmak. Belirgin olarak farklı olmak. Fark gözetmek.

Allowing : İndirim yapmak. Kabul etmek. Düşünmek. Hesaba katmak. Koyvermek. İmkan vermek. Bırakmak. Göz önüne almak. Vermek.

Disintegrate : Dağıtmak. Dağılmak. Ufalamak. Paramparça olmak. Parçalara ayrılıp dağılmak. Dökülmek. Parçalamak. Çözülmek. Parçalanmak.

Prescind : Ortadan kaldırmak. Dikkate almamak. Göz önüne almak. Kesmek (bütünden bir parçayı).

 

Separate : Ayrı yaşamak. Çıkmak. Bireysel. Ferdi. Ayrık. Kopmak. Ayrı. Dağılmak.

Distinguish : Seçmek. Farketmek. Ayrım yapmak. Anlamak. Farkı görmek. Sivriltmek. Ayırt etmek. Fark etmek.

Dissociates synonyms : severalise, secernate, dissociate, allots, except, allotting, abstracts, split up, disassociate, divorce, insulate, diverge, individualized, allocates, desorb, part company, break up, appropriate, individualize, allocate, allot, disintegrates, individualizing, distill, resolving, decompound, resolve, decoupling, separating, isolate, tell, dissociating, decomposing.

Dissociates zıt anlamlı kelimeler, Dissociates kelime anlamı

Associate : İlişkilendirmek. İş arkadaşı. Çağrıştırmak. Yakıştırmak. Benzetmek. Arkadaşlık etmek. Ortak. Hakları sınırlı üye. Düşünmek. Birleştirmek.