Decouple türkçesi Decouple nedir

  • Ayrıştırmak.
  • Bir devre kuplajını çözmek veya başka bir kuplaja ayırmak (elektronik).
  • Bir şeyi diğerinden ayırmak.
  • Patlama şokunu emmek.
  • Bağlaşımı kesmek.
  • Ayırmak.
  • Patlamayı yer altında gerçekleştirerek havayla gelen şok dalgalarını azaltmak.

Decouple ingilizcede ne demek, Decouple nerede nasıl kullanılır?

Decoupled : Ayırmak. Ayrıştırılmış. Bir devre kuplajını çözmek veya başka bir kuplaja ayırmak (elektronik). Ayrışmış. Patlama şokunu emmek. Bir şeyi diğerinden ayırmak. Ayrıştırmak. Patlamayı yer altında gerçekleştirerek havayla gelen şok dalgalarını azaltmak. Çözülmüş.

Decoupling : Ayrıştırmak. Bir şeyi diğerinden ayırmak. İki ya da daha çok dizge arasındaki bağlaşımı ayırma, erke alışverişini kesime. Bağlaşımı kesme. Bağlaşımı koparma. Bir devre kuplajını çözmek veya başka bir kuplaja ayırmak (elektronik). Patlamayı yer altında gerçekleştirerek havayla gelen şok dalgalarını azaltmak. Bağlaşımı bozma. Bağlaşımsız. Ayırmak.

Decoupling filter : Dekuplaj filtresi. Köprüleme süzgeci.

Decoupling hypothesis : Ayrışma önsavı. İktisatta değişkenler arasındaki bağımlılığın azalması. dünya ekonomisinde ulusal ekonomilerin birbirlerine olan bağımlılığın azaldığı diğer bir deyişle bir ülkede iktisadi değişimlerin diğer ülke ekonomileri üzerinde bir etkisinin olmayacağını ileri süren önsav.

 

Decoupling network : Bağlaşım önler devre. Bağlaşım-önler devre. Dekuplaj devresi.

Decoupage : Kağıttan yapılmış süsler. Dekupaj. Kağıt süsler. Dekopaj.

Decocinate : Dekokinat. Kanatlılarda koksidiyoz etkenlerine karşı kullanılan kinolon türevi bir ilaç.

Decoupling payments : Tarım kesiminde üretimden bağımsız olarak üreticilere doğrudan ödeme biçiminde verilen destekler. Ayrışan ödemeler.

Decocting : Buharlaştırarak koku çıkarmak. Kaynatarak özünü çıkarmak.

Decocted : Kaynatarak özünü çıkarmak. Kaynatarak özü çıkarılmış.

İngilizce Decouple Türkçe anlamı, Decouple eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decouple ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decompound : Birleştirmek. Daha önce karışmış olan şeylerle birleştirmek. Bileşen parçalara ayırmak.

Dissociated : Ayrışmış. Ayrışmak. Çözüşük. Ayrı olarak düşünmek. Ayrışık. Birbirinden ayrılmak.

Distill : Damla damla akıtmak. Damlamak. Saflaştırmak. Taktir etmek. Özünü çıkarmak. Damlatmak. Bkz.distil. Özünü almak. Süzmek.

Dissociating : Ayrı olarak düşünmek. Ayrı tutmak. Ayrışmak. Çözüşmek. Çözünmeye uğramak. Birbirinden ayrılmak.

Decompose : Doğada yok olmak. Çürütmek. Dağılmak. Bozulmak. Çözünmek. Çürüklük. Çürümek. Bozmak. Ayrışmak.

Distils : Damıtmak. Özünü çıkarmak. İmbikten çekmek. Damlatmak. İmbikten çekilmek. Damla damla akıtmak. İmbikten geçmek. Taktir etmek. Saflaştırmak.

Distinguish : Sivriltmek. Farkı görmek. Ayrım yapmak. Tanımak. Ayırt etmek. Anlamak. Farketmek. Ayrı tutmak. Seçmek.

 

Allows : Düşünmek. Fikrinde olmak. Vermek. İmkan vermek. Koyvermek. İzin vermek. İtiraf etmek. Kabul etmek. Bırakmak.

Allocate : Yerini tayin etmek. Pay etmek. Özgülemek. Tertip etmek. Paylaştırmak. Yer ayırmak. Ayırtmak. Bölüştürmek. Tahsis etmek.

Do away with : Durdurmak. Bitirmek. Kaldırmak. Yok etmek. İcabına bakmak. İşini bitirmek. Öldürmek. Defterini dürmek. Ortadan kaldırmak. Feshetmek.

Decouple synonyms : secernate, severalise, tell, allocated, separate, decomposes, allots, appropriates, desorb, abstract, allocates, allowing, allow, appropriated, get rid of, extinguish, severalize, allot, decomposing, allocate to, secern, decoupled, decoupling, allocating, dissociates, tell apart, distil, eliminate, differentiate, appropriate, dissociate, abstracts, allotting.

Decouple zıt anlamlı kelimeler, Decouple kelime anlamı

Associate : Yakıştırmak. Arkadaşlık etmek. Hakları sınırlı üye. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Ortak. İşbirliği yapmak. Ortak olmak. Birleşmek. Arkadaş. Birleştirmek.

Couple : Birleşmek. Bağlantı kurmak. Kuvvet çifti. Cinsel ilişkide bulunmak. Bitiştirmek. Çiftleştirmek. Çift. Çiftleşmek. Eş. Karı koca.

Connect : Bitiştirmek. İletişim sağlamak. Raptetmek. Bağlamak. Bağlantılamak. Birleştirmek. Bağlı olmak. İrtibatlamak. İlgili olmak. İlişki kurmak.