Digressing türkçesi Digressing nedir

  • Konu dışına çıkmak.
  • Parantez açmak.
  • Uzaklaşmak.
  • Konuyu dağıtmak.
  • Konudan uzaklaşmak.
  • Dışına çıkmak.
  • Sapmak.
  • Konudan ayrılmak.

Digressing ile ilgili cümleler

English: After digressing, he returned to the subject.
Turkish: Konudan uzaklaştıktan sonra konuya geri döndü.

Digressing ingilizcede ne demek, Digressing nerede nasıl kullanılır?

Digression : Ara söz. Konu dışı söz. Arasöz. Konudan ayrılma.

Digressions : Arasöz. Konudan ayrılma. Konu dışı söz. Ara söz.

Digressive : Yersiz. Gereksiz. Konudan hariç. Konu dışı.

Digressively : Gereksiz bir şekilde. Yersiz bir şekilde. Yersiz olarak.

Digress : Uzaklaşmak. Konu dışına çıkmak. Parantez açmak. Konudan ayrılmak. Konudan uzaklaşmak. Dışına çıkmak. Sapmak. Konuyu dağıtmak.

Digresses : Konudan ayrılmak. Dışına çıkmak. Konu dışına çıkmak. Konudan uzaklaşmak. Sapmak. Parantez açmak. Uzaklaşmak. Konuyu dağıtmak.

Digressed : Konudan uzaklaşmak. Sapmak. Konu dışına çıkmak. Parantez açmak. Konuyu dağıtmak. Uzaklaşmak. Dışına çıkmak. Konudan ayrılmak.

İngilizce Digressing Türkçe anlamı, Digressing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Digressing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rambles : Boş boş dolaşmak. Abuk sabuk konuşmak. Kıvrılarak uzanmak (nehir). Gezinmek. Yayılmak. Yayılıp büyümek (bitki). Başıboş dolaşmak. Avare dolaşmak. Başıboş gezmek.

 

Be alienated : Bigane düşmek. Bigane kalmak. Yabancılaşmak. Dışlanmak.

Get back : Geri vermek. İade etmek. Geri getirmek. Çıkış noktasına geri dönmek. Başladığı yere dönmek. Geri gelmek. Geri almak. (birini veya bir şeyi) yerine döndürmek. Geri dönmek.

Binding : Gitarı birleştirmek veya süslemek amacıyla klavye, sap veya gövdeyi çevreleyen plastik veya sedeften şerit. Çerçeve. Bağlayan. Uyulması gereken. Ciltleme. Bağlanım. Bağlayıcı. İlişkilendirme. Ciltçilik. Ödün.

Detouring : Detur. Sapak. Dolambaçlı yoldan gitmek. Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. Saptırmak. Sapma. Varyanttan gitmek. Tali yol. Servis yolundan vermek (trafik).

Wander away from the subject : Konudan sapmak.

Bracket : Paranteze almak. Eşit kabul etmek. Kol. Parantez. Aynı kategoriye almak. Böleç. Birbirine ait kılmak. Hedefi makas içine almak (argo terim). Praçol.

Bears : Spekülasyon yapmak. Doğurmak. Vermek. Katlanmak. Dönmek. Ayıgiller. Götürmek. Üstlenmek.

Bear : Kin gütmek. Beslemek. Duymak (sevgi). Borsa fiyatlarını düşürmek. Vermek. Üzerinde bulunmak. Sineye çekmek. Ayı. Çekmek.

Digressing synonyms : digressed, bias, bear off, stray from the point, digresses, diverge, worrying, deviate, medical care, detour, go out of, troubling, diverged, draw away, branch off into, medical aid, heavy, rambled, deflects, depart from, detours, departs, distressful, deviates, perturbing, detoured, go away, deflecting, fall away, become distant, disturbing, bandaging, divagate.

 

Digressing zıt anlamlı kelimeler, Digressing kelime anlamı

Light : 4000 a° ile 8000 a° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Nur. Yakmak. İnmek. Açık (renk için). Işımak. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Soba yakmak. Aydınlanmak.

Good : Çok. Çıkar. Hayır. Sağlığa yararlı. Sağlam. Hayırlı. Dolu dolu. Menfaat. Uslu. Sağlamlaştırmak.