Digressions türkçesi Digressions nedir

  • Ara söz.
  • Konudan ayrılma.
  • Konu dışı söz.
  • Arasöz.

Digressions ingilizcede ne demek, Digressions nerede nasıl kullanılır?

Digression : Konudan ayrılma. Ara söz. Konu dışı söz. Arasöz.

Digressing : Uzaklaşmak. Parantez açmak. Dışına çıkmak. Konudan uzaklaşmak. Konuyu dağıtmak. Konudan ayrılmak. Konu dışına çıkmak. Sapmak.

Digressive : Gereksiz. Konu dışı. Yersiz. Konudan hariç.

Digressively : Gereksiz bir şekilde. Yersiz olarak. Yersiz bir şekilde.

Digress : Konuyu dağıtmak. Dışına çıkmak. Konu dışına çıkmak. Konudan uzaklaşmak. Konudan ayrılmak. Uzaklaşmak. Parantez açmak. Sapmak.

Digressed : Konu dışına çıkmak. Konudan ayrılmak. Parantez açmak. Sapmak. Uzaklaşmak. Konuyu dağıtmak. Konudan uzaklaşmak. Dışına çıkmak.

Digresses : Konuyu dağıtmak. Konudan ayrılmak. Sapmak. Konudan uzaklaşmak. Uzaklaşmak. Dışına çıkmak. Konu dışına çıkmak. Parantez açmak.

İngilizce Digressions Türkçe anlamı, Digressions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Digressions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Substance : Madde. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Uzayda yer doldurup kimyasal bir yapısı olan varlık. Substans. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Önem. Özlülük. Zenginlik. Esas. Özdek.

 

Journeying : Geziye çıkmak. Seyahat etme. Seyahat etmek.

Excursion : Yöre gezisi. Gezinti. Sefer. Çevre gezisi. Çelişki. Yolculuk. İşlenmekte olan belli bir ünite ya da konu ile ilgili olarak, öğrencilere ilk elden halkı kimi canlı yaşantılar kazandırmak amacıyla okul yöresinde düzenlenen gezi. Kısa gezinti. Farklılık.

Aside : Sahnede kendi kendine söyleme. Oyuncuların sahnede, seyircilerin duyacağı ama sanki öbür oyuncuların duymayacağı biçimde kendi kendine konuşmaları. oyuncunun seyirciye dönerek konuşması (seyirciye sesleniş). Oyuncunun rol gereği seyircilerin duyacağı biçimde, ama öbür oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi ya da konuşması. oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması. Bertaraf. Bir yana. Oyuncunun alçak sesle söylediği söz. Kendi kendine. Bir kenara. Apar.

Subject matter : Mevzu. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. İhtilaf konusu. Dava konusu. Mevzuu. Mesele. Konu. Ana fikir.

Parenthesis : Parantez işareti. Ayraç. Fasıla. Parantez.

Divagation : Konu dışına çıkma. Abuk sabuk konuşma. Saçmalama. Başıboş dolaşma. Sapma. Tutarsız konuşma. Konudan sapma.

Content : Lehte oy kullananlar. Hoşnut. Kapsam. Hazır. Bir şeyin içinde bulunan. konuşma ya da yazıda sunulan düşünce, bilgi ve görüşlerin bütünü. bir öğretim programında üzerinde durulması ya da işlenilmesi istenilen etkinlikler, üniteler ve konular. konu. Olumlu. Memnun kılmak. Mutlu. Memnun etmek. Bilgisayar, eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Journey : Yolculuk yapmak. Geziye çıkmak. Mesafe. Yolculuk. Yolculuk etmek. Gezinti yeri. Seyahat. Sefer. Seyahat etmek.

Digressions synonyms : digression, excursus, message, excursuses, deviating.