Penetrate türkçesi Penetrate nedir

  • İyice anlamak.
  • Nüfuz etmek.
  • İşlemek.
  • İçine işlemek.
  • Arasından geçmek.
  • Delmek.
  • Girmek.
  • Çözmek.
  • İçyüzünü anlamak.
  • İçine girmek.
  • Dalmak.
  • Yarmak.
  • Sokulmak.
  • Delip geçmek.
  • Sızmak.
  • Anlamak.
  • İyice kavramak.

Penetrate ile ilgili cümleler

English: The rain penetrated my raincoat.
Turkish: Yağmur yağmurluğuma işledi.

English: The light penetrates the darkness.
Turkish: Işık karanlığa nüfuz etmez.

English: A nail penetrated the car tyre.
Turkish: Bir çivi araba lastiğine girdi.

English: Then little Gerda wept hot tears, which fell on his breast, and penetrated into his heart, and thawed the lump of ice, and washed away the little piece of glass which had stuck there.
Turkish: Sonra küçük Gerda, onun göğsüne dökülen, oradan kalbine nüfuz edip, buz kalıbını eriten ve orada saplanmış olan küçük cam parçasını alıp götüren sıcacık gözyaşlarını döktü.

English: Microwaves penetrate the food in the oven.
Turkish: Mikrodalgalar fırında yemeğe nüfuz eder.

Penetrate ingilizcede ne demek, Penetrate nerede nasıl kullanılır?

Penetrate into : İçine nüfuz etmek. Pazara girmek.

Penetrated : Arasından geçmek. Nüfuz etmek. İşlemek. Sokulmak. İçyüzünü anlamak. İçine girmek.

Penetrates : Delmek. İyice anlamak. İçine işlemek. Sokulmak. İçyüzünü anlamak. Yarmak. Arasından geçmek. Delip geçmek. Sızmak. İçine girmek.

 

Impenetrate : İçine işlemek. Nüfuz etmek. Delip geçmek.

Interpenetrate : Nüfuz etmek. Tamamen içine girmek. Birbirine işlemek. Tamamen nüfuz etmek. Birbirinin içine geçmek. Yayılmak. İçine işlemek. Tamamen içine geçmek. Kaplamak.

Penetration pricing : Pazara giriş amaçlı fiyatlandırma. Saldırgan fiyatlandırma. Piyasayı mümkün olduğu kadar kısa sürede ve bütünüyle ele geçirme düşüncesiyle firmanın malını, rakiplerine göre çok daha düşük bir fiyat belirlemesi. krş. savunmacı fiyatlandırma.

Penetration factor : Girim etmeni. Penetrasyon katsayısı. Girim katsayısı.

Penetration : Etki. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçe girme. Tesir. Gizlice girme. Zeka. Gaz ya da sıvının bir katı içine girmesi. ışınımın ve ışınetkin parçacıkların gereç ve nesnelerden geçmesi. İçine işleme. Delip girme, içine girme. radyoaktif ışınların maddeleri delip geçmesi. virüs çoğalması sırasında, hedef hücreye bağlanan virüsün hücrenin içine girdiği adım, penetrasyon. Feraset.

Penetration of barrier : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Nicem düzeneğinde, üstünden aşmaya devinim erkesi yetmese de, nicemsel bir taneciğin bir engelden öbür yana sızabilmesi olayı. Engelden sızma.

Penetration frequency : Nüfuz etme frekansı. Girim sıklığı. Girim frekansı.

İngilizce Penetrate Türkçe anlamı, Penetrate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penetrate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flout : Hor görmek. Küçümsemek. Reddetmek. Zıddına gitmek. Eğlenmek. Saygısızca karşı gelmek. Burun kıvırmak. Takmamak. Alay etmek.

 

Emanated : Yayılmış. Doğmuş. Doğmak. Fışkırmış. Çıkmış. Sızmış. Akmış. Yayılmak. Çıkmak.

Ascertaining : Öğrenmek. Aslını öğrenmek. Doğrusunu anlama. Soruşturmak. Aslını anlama. Doğrusunu öğrenmek. Bulmak.

Break into : Hırsızlık yapmak. Tecavüz etmek. Konuşmayı kesmek. Zorla girmek. Lafa karışmak. Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Zorla içeri girmek. Ayırmak. Basmak.

Cuddle up to : Sokulup yaslanmak. Sokulup sarılmak.

Chop : Doğramak. Kesmek. Dalgalar için çırpınmak. Yandan vuruş yapmak (kriket). Kıymak. Balta ile kesmek. Baltalamak. Yormak. Parçalamak.

Fathom : Derinine inmek. Bir metrelik derinlik. Doğru anlamını anlamak. Derinliğini ölçmek. Yoklamak. 1 kulaç = 1. Kulaç. 83 m. Kavramak. Anlama.

Enter on : Girişmek. Konmak. Dönüm noktasına gelmek. Almak. -e girişmek. Başlamak.

Enter : Sınava girmek. Sokmak. Buyurmak. Üyesi olmak. İçeriye girmek. Kaydolmak. Gümrük beyanında bulunmak. Sahneye çıkmak. Giriş yapmak.

Broaches : Konuya girmek. Açmak. Del. Şişlemek. Açmak (bir konuyu). İleri sürmek. Delik açmak. Şiş. Çekmek.

Penetrate synonyms : ooze through, poke into, storm, conclude, breaching, go into, go in, disrupted, crept, penetrated, ingrain, emanating, decode, accepts, edge up, actualise, discoursed, apprehended, effusing, bore, cleft, cultivating, effuses, decodes, cleave, threading, come closer, perforates, assoil, engraves, diffuses, perforating, abandon oneself to.

Penetrate zıt anlamlı kelimeler, Penetrate kelime anlamı

Exit : Ölmek. Çıkmak. Çıkma. Çıkıp gitmek. Vefat. Gitmek. Sahneden çıkmak. Gidiş. Çıkış yeri.

Recede : Gerilemek. Geri çekilmek. Ortadan kaybolmak. Geri plana geçmek. (fiyat vb) düşmek. Vazgeçmek. Geciktirmek. Düşmek (fiyat). Geri gitmek. Düşmek.

Penetrate ingilizce tanımı, definition of Penetrate

Penetrate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pierce. To effect an entrance into. To enter into. As, light penetrates darkness. To make way. To make way into the interior of. To pass. To pierce. Also used figuratively.