Penetrates türkçesi Penetrates nedir

Penetrates ile ilgili cümleler

English: The light penetrates the darkness.
Turkish: Işık karanlığa nüfuz etmez.

Penetrates ingilizcede ne demek, Penetrates nerede nasıl kullanılır?

Penetrate into : Pazara girmek. İçine nüfuz etmek.

Penetrate : Girmek. Anlamak. İşlemek. Delip geçmek. İçine işlemek. Yarmak. Sızmak. Delmek. İyice kavramak. Dalmak.

Penetrated : İşlemek. Arasından geçmek. İçyüzünü anlamak. Sokulmak. İçine girmek. Nüfuz etmek.

Impenetrate : Delip geçmek. Nüfuz etmek. İçine işlemek.

Interpenetrate : Kaplamak. Yayılmak. İçine işlemek. Tamamen içine girmek. Tamamen nüfuz etmek. Nüfuz etmek. Birbirinin içine geçmek. Tamamen içine geçmek. Birbirine işlemek.

Penetration fracture test : Penetrasyonlu kırılma deneyi. Sızıcıyla kırma deneyi. Girinimli kırılma deneyi.

Penetrating : Kolay işitilir. Etkili. Düzene sokma. İçe işleyen. İçine işleme. Nüfuz eden. Yüksek (ses). Zeki. Delici. Anlayışlı.

Penetrating power : Ezici güç.

Penetratingly : Anlayışlı bir şekilde. Tesirli bir biçimde.

Penetration price : Mal farklılaştırmasının olmadığı ve istemin esnek olduğu koşullarda satış hacmini artırmak için mala uygulanan düşük fiyat. Giriş fiyatı.

 

İngilizce Penetrates Türkçe anlamı, Penetrates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penetrates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Move into : Taşınmak.

Indwelt : İkamet etmek. Yerleştirmek. Yerleşmek. Oturtmak. Oturmak.

Penetrate : Dalmak. Anlamak. Çözmek. Girmek.

Run through : Çizgi çekmek. İçinden geçmek. Delik açmak. İçinden geçirmek. Gözden geçirmek. Tekrarlamak. Göz gezdirmek. Oyuncuların her çekimdeki devinimleri yinelemesi, uygulamanların bu devinimleri izlemesi, yönetmenin bunlarla ilgili açıklama ve düzeltmeleri yapmasına dayanan sınama. Çabucak gözden geçirmek.

Honeycomb : Gömeç. Delik açmak. Petek. Beton yüzeyinde tanelilik. Börkenek. Petek şeklinde yapmak. Balpeteği. Arı dalağı. Bal peteği. Delik deşik etmek.

Come in : Almak. Sağlamak. İçeriye girmek. Gözde olmak. Yaygın olmak. Haline gelmek. Yükselmek. Tutulmak. Gelmek. Kabarmak (met halindeki deniz).

Exude : Sızıntı yapmak. Eksüdat. Yaymak. Çıkarmak. Dışarı vermek. Terlemek. Akıtmak. Akmak. Yayılmak.

Discourses : Söylem. Nutuk. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. Üzerinde durmak. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Tez. Söylev vermek. Söylemek. Araştırma.

Go in : -e sığmak. Bulutla örtülmek (güneş veya ay). Güneş veya ayın bulutla örtülmesi. İçeri girmek. Girmek. Uymak. Mücadeleye girmek. Yarışmaya katılmak. İçeriye girmek.

Penetrates synonyms : poke into, ooze through, penetrated, influence, tunnel, impales, cleft, effuses, storm, flouting, disrupt, fathom, flouts, disrupting, engraves, imbue, discourse, farm, transfixes, cleaving, gride, transfix, force, rumbles, pervade, understand, broached, cut, pierce, grided, ingrain, interpenetrate, drill.

 

Penetrates zıt anlamlı kelimeler, Penetrates kelime anlamı

Exit : Çıkış. Çıkıp gitmek. Çıkma. Ölmek. Gidiş. Çıkış yeri. Gitmek. Sahneden çıkmak. Çıkmak.

Recede : Geri bırakmak. Düşmek (fiyat). (fiyat vb) düşmek. Çekilmek. Ortadan kaybolmak. Uzaklaşmak. Geri çekilmek. Gerilemek. Geri plana geçmek. Düşmek.