Penetrating türkçesi Penetrating nedir
- Yüksek (ses).
- İçine işleme.
- Etkili.
- İçine işleyen.
- Giren.
- Zeki.
- Keskin.
- Delici.
- İçe işleyen.
- Nüfuz eden.
- Anlayışlı.
- Keskin (bakış).
- Düzene sokma.
- Kolay işitilir.
Penetrating ingilizcede ne demek, Penetrating nerede nasıl kullanılır?
Penetrating power : Ezici güç.
Penetratingly : Tesirli bir biçimde. Anlayışlı bir şekilde.
Penetration : Penetrasyon. Girme. Delme. İçine işleme. İçe işleme. Zeka. Tesir. Parçacıkların ve ışınımların özdek içine derinliğine sokulabilme özelliği. Gizlice girme. Feraset.
Penetration factor : Penetrasyon katsayısı. Girim katsayısı. Girim etmeni.
Penetration fracture test : Sızıcıyla kırma deneyi. Girinimli kırılma deneyi. Penetrasyonlu kırılma deneyi.
Depth of penetration : Girim derinliği. Nüfuz etme derinliği. Girinim derinliği. Penetrasyon derinliği.
Penetration frequency : Girim sıklığı. Girim frekansı. Nüfuz etme frekansı.
Penetration rate : Girim hızı. Penetrasyon hızı. İlerleme hızı.
Penetration price : Giriş fiyatı. Mal farklılaştırmasının olmadığı ve istemin esnek olduğu koşullarda satış hacmini artırmak için mala uygulanan düşük fiyat.
Penetrative : Delici. Etkili. Yüksek. Zeki. İçine işleyen. Keskin. Yüksek (ses). Keskin (bakış). İçe işleyen.
İngilizce Penetrating Türkçe anlamı, Penetrating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Penetrating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Regulation : Ayarlama. Regülasyon. Düzen. Kural. Nizam. Ayarlama, bir olayın seyir veya gelişimini kontrol altında tutma. biyolojide organizmanın değişen koşullara bağlı olarak uyum göstermesi. Yönetmelik. Düzenleme. Tanzim. Yasa.
Biting : İğneli. Acı. Isırma. İğneleyici. Acı verici. Dokunaklı. Acıtıcı. Sokma. Alaylı.
Chiseled : Yontulmuş. Keski ile yontulmuş. Keskin (yüz hatları). Biçimli. Keskin hatları olan. Keski ile kesilmiş.
Penetrations : Keskinlik (göz). Delme. Tesir. Zeka. Etki. İyice anlama. Nüfuz. Gizlice girme. Kavrama. Feraset.
Emphatic : Önemli. Israrlı. Katı. Güçlü. Vurgulanarak söylenen. Vurgulanmış. Frapan. Göze çarpan. Vurgulu.
Drillers : Sondaj işçisi. Asker veya öğrencileri eğiten kimse. Matkap kullanan. Matkap makinesi. Sondaj makinesi. Delik açmak için kullanılan makine. Matkapçı. Sondajcı. Lağımcı.
Penetrator : Davetsiz misafir.
As fresh as paint : Cin gibi. Pırıl pırıl.
Hefty : İri. Gövdeli. Bol. Yüksek. Çam yarması gibi. İri yarı. Ağır. Güçlü kuvvetli. Çok.
Perforator : Delme makinesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zımba. Delme makinası. Zımba (delici). Delgi. Zımba makinesi. Sıralı delici. Delgeç.
Penetrating synonyms : profoundest, acutes, comprehensive, business like, efficacious, penetrative, efficient, penetration, incomings, effective, penetrant, emphaticical, apt, acutest, forceful, bitter, incisive, bradawls, as sharp as a needle, all pervading, empathetical, acute, mordant, acerbic, penetrators, heartthrobs, bitterer, pervasion, forcible, loud, incoming, acrid, effectives.
Penetrating zıt anlamlı kelimeler, Penetrating kelime anlamı
Dull : Duygusuzlaşmak. Tatsız. Mat. Körleşmek. Renksiz. Hafifletmek. Körelmek. Sersem. Duygusuz. Ağır.
Penetrating antonyms : unperceptive.
Penetrating ingilizce tanımı, definition of Penetrating
Penetrating kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sharp. Subtile. Penetrative. Having the power of entering, piercing, or pervading. As, a penetrating odor.

Bu kısımda Penetrating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Penetrating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Penetrating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Penetrating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.