Regulation türkçesi Regulation nedir

  • Düzen.
  • Düzenleme.
  • Kurallama.
  • Nizam.
  • Bir eylem ve davranış alanını ya da bir uygulama sürecini işlem kurallarına bağlayarak düzenleme.
  • Ayarlama.
  • Tüzük.
  • Tanzim.
  • Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Yasa.
  • Ayarlama, bir olayın seyir veya gelişimini kontrol altında tutma. biyolojide organizmanın değişen koşullara bağlı olarak uyum göstermesi.
  • Kaide.
  • Sistem.
  • Yönetmelik.
  • Kural.
  • Ç.yönetmelik.
  • Ayar.
  • Düzene sokma.
  • Regülasyon.

Regulation ile ilgili cümleler

English: All students are supposed to know the school regulations.
Turkish: Tüm öğrencilerin okul yönetmeliklerini bilmesi gerekiyor.

English: This regulation will take effect next year.
Turkish: Bu yönetmelik önümüzdeki yıl yürürlüğe girecek.

English: Every student is supposed to know the school regulations.
Turkish: Her öğrencinin okul yönetmeliklerini bilmesi gerekiyor.

English: Import regulations have been relaxed recently.
Turkish: İthalat düzenlemeleri son zamanlarda gevşetilmiştir.

English: The regulation was abolished, but then it was reenacted.
Turkish: Düzenleme kaldırıldı ama sonra yeniden yürürlüğe kondu.

Regulation ingilizcede ne demek, Regulation nerede nasıl kullanılır?

Regulation q : Q düzenlemesi. Büyük bunalımdan sonra 1933 yılında amerika birleşik devletleri’nde bankaların faiz rekabetini önlemek amacıyla tasarruf mevduatlarına verilebilecek enüst faiz oranını belirleme yetkisini merkez bankası’na veren düzenleme. 1950'lerde abd'de federal reserve bank'ın bankaların ödeyebilecekleri en yüksek faizi belirlemek üzere getirdiği kısıtlama.

 

Banking regulation and supervision agency : Bankacılık düzenleme ve denetleme kurulu. Bankalara ilişkin mevzuat düzenlemelerini yaparak uygulanmasını sağlamak, denetlemek ve sonuçlandırmak; tasarruf sahiplerinin haklarını ve bankaların düzenli ve emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye sokabilecek ve ekonomide önemli zararlar doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları önlemek, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere gerekli tedbirleri almakla ve uygulamakla yükümlü, idari ve mali özerkliğe sahip olan 1999 yılında 4389 sayılı yasayla kurulan kurum. Bankacılık düzenleme ve denetleme kurumu. Bddk.

Banking regulation and supervision board : Bankacılık düzenleme ve denetleme kurulu. Bankacılık düzenleme ve denetleme kurumunun bir başkan ve bir ikinci başkan olmak üzere yedi üyeden oluşan karar organı.

International registration regulation of marks : Markaların uluslararası kütüğe yazımını düzenleyen tüzük. Markaların uluslararası kütüğe yazım tüzüğü.

Thermal regulation heat : Termal düzenleme ısısı. Konfor ısısının olduğu bir bölgede çevre ısısının düştüğü durumlarda, vücut ısısının korunması için harcanan ek ısı enerjisi.

Financial regulation : Mali tüzük. Mali piyasaların işleyişini düzenleyen kurallar bütünü. Mali düzenleme.

 

Draught regulation : Hava akımı düzenlenimi.

Customs regulation : Gümrük nizannamesi.

Furnace atmosphere regulation : Fırın atmosferi düzenlemesi. Fırın atmosferi ayarlama.

Building regulation : Yapım kuralı. Bina talimatnamesi. Bina nizamnamesi.

İngilizce Regulation Türkçe anlamı, Regulation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Regulation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grids : Haritayı karelere bölme sistemi. Şebeke. Izgara. Kılavuzlar. Parmaklık.

Bases : Temel. Hidrojen iyonlarını alan kimyasal maddeler. Altlık. Taban. Esas. Başlangıç sayısı. Baz. Üs. Saha kenarı.

Construct : İskeletini çizmek. Tertip etmek. İnşa etmek. İmar etmek. Çizmek. Oluşturmak. Kurmak. Düzenlemek. Resmetmek. İmal etmek.

Carats : Kırat.

Arraying : Sıraya koymak. Diziliş. Çeki düzen vermek. Sıraya dizmek. Sıralamak. Giydirmek. Süslemek. Sıra. Sıralanış.

Rule of thumb : Ampirik. El yordamı. Ampirik kural. Göz kararı. Pratik iş görme usulü. Yaklaşık hesap. Elyordamı. Parmak hesabı. Temel kural. Pratik yöntem.

System : Evren. Jüye. Şebeke. Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Yöntem. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü.

Dadoed : Süpürgelik. Taban taşı. Lambrilemek. Sütun gövdesi. Lambri. Kürsü taşı.

Statute : Emir. Nizamname. Statü. İzlenek. Kanun. Anatüzük.

Entablement : Saçaklık.

Regulation synonyms : game law, rule of cy pres, array, cy pres doctrine, precepts, distribution, constitutions, regulating, conception, degree, conventions, organizing, fundamental, constitution, dados, legislation, statutes, gauging, planning, gridirons, covenants, norm, the system, legi, covenant, deceptions, enaction, legem, disposition, adjustments, co ordination, alloy, forming up.

Regulation zıt anlamlı kelimeler, Regulation kelime anlamı

Misconception : Yanlış kavram. Kavram yanılgısı. Yanlış yorum. Yanlış kavrama. Kavram hatası. Yanlış anlama. Yanlış fikir. Yanlış kanı.

Nonstandard : Sıradan olmayan. Normal olmayan. Standardın üstünde. Standard olmayan. Standard dışı. Standart dışı. Standart olmayan. Standartdışı. Normal dilde kullanılmayan. Tipik olmayan.

Regulation ingilizce tanımı, definition of Regulation

Regulation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of regulating, or the state of being regulated.