Penetration türkçesi Penetration nedir

  • Delip girme, içine girme. radyoaktif ışınların maddeleri delip geçmesi. virüs çoğalması sırasında, hedef hücreye bağlanan virüsün hücrenin içine girdiği adım, penetrasyon.
  • Delme.
  • Parçacıkların ve ışınımların özdek içine derinliğine sokulabilme özelliği.
  • Gizlice girme.
  • İçine işleme.
  • Tesir.
  • Girim.
  • Penetrasyon.
  • Girme.
  • Zeka.
  • Gaz ya da sıvının bir katı içine girmesi. ışınımın ve ışınetkin parçacıkların gereç ve nesnelerden geçmesi.
  • Keskinlik (göz).
  • Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Nüfuz etme.
  • İyice anlama.
  • Nüfuz.
  • İçine işlemek, içine girmek, içinden geçmek.
  • İçe girme.
  • Etki.
  • Kavrama.
  • İçe işleme.
  • Feraset.
  • Delip geçme.

Penetration ingilizcede ne demek, Penetration nerede nasıl kullanılır?

Penetration factor : Penetrasyon katsayısı. Girim katsayısı. Girim etmeni.

Penetration fracture test : Girinimli kırılma deneyi. Penetrasyonlu kırılma deneyi. Sızıcıyla kırma deneyi.

Penetration frequency : Nüfuz etme frekansı. Girim sıklığı. Girim frekansı.

Penetration of barrier : Nicem düzeneğinde, üstünden aşmaya devinim erkesi yetmese de, nicemsel bir taneciğin bir engelden öbür yana sızabilmesi olayı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Engelden sızma.

Penetration price : Giriş fiyatı. Mal farklılaştırmasının olmadığı ve istemin esnek olduğu koşullarda satış hacmini artırmak için mala uygulanan düşük fiyat.

 

Penetrating : İçine işleme. Nüfuz eden. Yüksek (ses). İçe işleyen. Delici. Etkili. Kolay işitilir. Zeki. Giren. Keskin.

Market penetration : Pazara girme. Pazara nüfuz etme. Piyasaya yayılma. Pazara giriş.

Econopenetration : Bir ülkede stratejik yatırımlar yaparak, ekonomik haklar elde ederek yabancı bir ulusun etkenlik kazanması. Tutumsal erklilik (ekonomik erklilik).

Interpenetration : İçine işleme. Tam olarak nüfuz etme. Karşılıklı nüfuz etme. Birbirinin içine girme. Tedahül. Biribirinin içine girme. Nüfuz etme. Birbirine geçme. Geçişim.

Carbon penetration : Karbon girimi.

İngilizce Penetration Türkçe anlamı, Penetration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penetration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brains : Beyin. Kafa. Akıl.

Entries : Girdi. Kalem. Madde. Antre. Sahneye çıkma. Girdiler. Gümrükten giriş işlemleri. Kapı. Katılma.

Admissions : Katılma. Giriş izni. İtiraf. Giriş. Emme (mühendislik terimi). Giriş ücreti. Kabul.

Effectives : Geçerli olan. Bir ordunun aktif gücü toplamı. Efektif. Etkili. Etkin. Yürürlükte. Etkileyici. Etki yaratan. Aktifler.

Ingeniousness : Beceriklilik. Ustalık. Marifet. Yaratıcılık. Beceri.

Dominations : Tahakküm. Hüküm. Hegemonya. Otorite. Hükmetme. Hakimiyet. Egemenlik. İstibdat.

Onslaught : Hamle. Saldırı. Hücum. Saldırma. Acımasız eleştiri. Şiddetli saldırı. Şiddetli hücum.

Clutch : Boşa alma. Güç. Kapmak. Sarmak. Sıkıca tutmak. Pençe. Tutma. Yakalamak. El çantası.

 

Impact : Çarpışan ilki nesneden birinin ya da ikisinin birden hızlarını değiştiren etkileşim. Etkileme. Vurma. Çarpma şiddeti. Şok. Sıkıştırmak. Vuruşma. Güçlü etki.

Breakthrough : Dönüm noktası. Kısıtlamalara karşı istisnalar. Cepheyi yarıp geçme. Buluş. Büyük buluş. Yenilik. Atılım. İlerleme. Bilimde büyük buluş. İyileştirme.

Penetration synonyms : pip, adorableness, diffusions, apercu, admission, braining, acumens, perforations, chuck, action, infiltration, impression, clenching, cleverness, apperception, efficacies, bearing, centesis, actions, clutch coupling, insight, incoming, drag, entering, foraying, importance, foray, permeations, act upon, chucks, ability, accesses, engaged in.

Penetration zıt anlamlı kelimeler, Penetration kelime anlamı

Inability : Beceriksizlik. Acziyet. Gücü olmama. Acizlik. Güçsüzlük. Yeteneksizlik. Yapamama. İktidarsızlık. Yetersizlik. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.

Penetration ingilizce tanımı, definition of Penetration

Penetration kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, the act of mentally penetrating into, or comprehending, anything difficult. The act or process of penetrating, piercing, or entering.