Onslaught türkçesi Onslaught nedir

Onslaught ile ilgili cümleler

English: Unlimited tolerance must lead to the disappearance of tolerance. If we extend unlimited tolerance even to those who are intolerant, if we are not prepared to defend a tolerant society against the onslaught of the intolerant, then the tolerant will be destroyed, and tolerance with them.
Turkish: Sınırsız hoşgörü hoşgörünün ortadan kalkmasına yol açar. Hoşgörüsüz olanlara bile sınırsız hoşgörüyü uzatırsak, hoşgörülü bir toplumu hoşgörüsüzlerin saldırısına karşı korumaya hazır değilsek, o halde hoş görülü tahrip olacak ve onunla birlikte hoşgörü de.

English: The defenders checked the onslaught by the attackers.
Turkish: Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.

Onslaught ingilizcede ne demek, Onslaught nerede nasıl kullanılır?

Onslaughts : Şiddetli saldırı. Acımasız eleştiri. Hücum. Şiddetli hücum. Hamle. Saldırma. Saldırı.

İngilizce Onslaught Türkçe anlamı, Onslaught eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Onslaught ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blitz : Yıldırım saldırı. Hava saldırısıyla yıkmak. Yıldırım oyunu. Yıldırım savaşı. Hava saldırısı. Ani hava saldırısı. Sıkı çalışma dönemi. Ani saldırı. Hava baskını. Hummalı faaliyet.

 

Diversion : Şaşırtma. Saptırma. Oyalanma. Sapma. Yanıltma. Derivasyon. Yönünü değiştirme. İlgisini başka tarafa çekme. Güzergah çevirme. Çevirme.

Surprise attack : Baskın taarruzu. Ani saldırı. Sürpriz saldırı.

Fire : Ateşlemek. Soruvermek. Yangın. Dağlamak. Ateş. Canlandırmak. Tezkeresini eline vermek. İşten çıkarmak. Alev almak. Tutuşturmak.

Aggravated assault : Utanç verici saldırı. Ciddi tecavüz. Kötü niyetle yapılmış olan saldırı.

Assault : Tecavüz. Taarruz etmek. Irza geçmek. Aniden ve vahşice saldırmak. Atak. Üstüne varmak. Ani saldırı. Hücum etmek. Saldırmak.

Lunged : Üzerine saldırmak. Hamle yapmak. Üzerine saldırı. At terbiye etmek. Saldırış. Üzerine hücum etmek. Davranmak. Atılım.

Assailment : Taarruz.

Lunge : Açılmanın yapılması için verilen komut. Saldırış. Davranmak. Açıl. Hamle yapmak. Üzerine hücum etmek. Açılma.

Encroachment : Başkasının toprağına geçme. Taşma. Geçme. Başkasının arsasına tecavüz. Aşma. El uzatma. Zarar. Tecavüz. Tecavüzde bulunma (başkasının hakkına).

Onslaught synonyms : ground attack, banzai charge, diversionary attack, banzai attack, strike, blitzkrieg, put, firing, attack, lunges, onsets, puts, swoop, strafe, assaults, on slaught, trouble, military operation, offensive, onset, attacking, operation, encroachments, incursion, irruption, bombing, aggressions, mugging, counterattack, harsh criticism, brunts, invasion, onrushing.

Onslaught ingilizce tanımı, definition of Onslaught

Onslaught kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., a furious or murderous attack or assault. An attack. An onset.