Accost türkçesi Accost nedir

  • Yanına gidip konuşmak.
  • Asılmak.
  • Para karşılığında seks teklif etmek.
  • Yanaşmak.
  • Yaklaşıp konuşmak.
  • Yaklaşıp bir şey söylemek.
  • Yaklaşıp seslenmek.
  • Sarkıntılık etmek.
  • Gidip birine bir şey söylemek.

Accost ingilizcede ne demek, Accost nerede nasıl kullanılır?

Accostable : Ulaşılabilir. Elde edilebilir. Yaklaşılabilir.

Accosted : Yanaşmak. Yaklaşıp konuşmak. Her iki yönden destekli. Asılmak. Sarkıntılık etmek.

Accosting : Yaklaşıp konuşmak. Para karşılığında seks teklif etmek. Yaklaşıp bir şey söylemek. Asılmak. Yanaşmak. Gidip birine bir şey söylemek. Yaklaşıp seslenmek. Sarkıntılık etmek.

Accosts : Yaklaşıp seslenmek. Yanaşmak. Para karşılığında seks teklif etmek. Yaklaşıp bir şey söylemek. Yaklaşıp konuşmak. Gidip birine bir şey söylemek. Sarkıntılık etmek. Asılmak.

Tobaccos : Tütün.

Accolated : Örtüşen ve aynı yöne bakan. Üst üste gelmiş.

Accommodate oneself to : Ayak uydurmak. Uyum sağlamak.

Accolades : Rabıta (müzik terimi). Onurlandırma. Şövalyelik verirken kılıçla dokunma. Övgü.

Accommodate oneself to circumstances : Ayağını yorganına göre uzatmak.

Acco : İsrail'in kuzey sahilinde bulunan ve eski ve modern kısımları barındıran (acre olarak da bilinir).

İngilizce Accost Türkçe anlamı, Accost eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Accost ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Offer : Teklif vermek. Sunmak. Sunma. Önermek. Vermek. Gerek. Takdim. Teklif etmek. İcap. Açmak (savaş).

Fall : Dökülmek. Güz. Eğimli olmak. Vurmak. Azalmak. Yenilmek. Dalmak. Düşüş göstermek. Ucuzlamak. İşgal edilmek.

Acceding : Kabul etmek. İş başına gelmek. Tahta çıkmak. İktidara gelmek. Yerine getirmek. Uymak. Yönetime geçmek. Razı olmak. Katılmak.

Recognise : İtiraf etmek. Tanımak. Kabul etmek. Söz hakkı vermek. Ayırt etmek. Haklı bulmak. Farkına varmak. Fark etmek.

Hang down : Sallanmak. Sarkmak. Sarkıtmak. Ağmak.

Approach : Çok benzemek. Başvurmak. Temasta bulunmak. Yaklaşmak. Benzemek. Ele almak. Görüşmek. Atma ya da atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla, yarışçının gelişme alanında hız kazanmak için yaptığı koşu. Andırmak.

Snare : Kapana kıstırmak. Kıskaç. Tuzak. Çok istenilen bir şeyi elde etmek. Kapan. Tuzağa düşürmek. Avlamak. Trampet kirişi. Kapmak. Tuzakla yakalamak.

Attach oneself to : Takılmak. Katılmak. Bağlanmak. Askıntı olmak.

Come up to : Gelmek. Eşitlenmek. Denk olmak. Yanına yaklaşmak. Denk gelmek. Tutturmak (belirli bir seviyeyi). Ulaşmak. Eşit olmak. Belirli bir hizaya kadar gelmek. Yanına sokulmak.

Acceded : Yerine getirmek. Katılmak. Razı olmak. Tahta çıkmak. Kabul etmek. Uymak. Yönetime geçmek. İktidara gelmek. İş başına gelmek.

Accost synonyms : come, accedes, approached, recognize, coasted, accosting, accesses, accosted, hang, dangles, dangle, access, hook, molested, approaches, accosts, be executed, hang on, coast, hangs, hang out, solicit, molest, accede, grope, address, come alongside, be suspended, come up, greet, molests.

 

Accost zıt anlamlı kelimeler, Accost kelime anlamı

Go : Deneme. İşlemek. Girmek. Ölmek. Yayılmak. Gitmek. Ayrılmak. Tükenmek. Gitme. Yapılmak.

Accost ingilizce tanımı, definition of Accost

Accost kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, to sail along the coast or side of. Greeting. To lie alongside. To adjoin. To join side to side. To border. Address.