Play up to türkçesi Play up to nedir

  • Birine yaranmak.
  • Sahnede başkasına yardımcı rol oynamak.
  • Kuyruk sallamak.
  • Dalkavukluk etmek.
  • Gözüne girmeye çalışmak.
  • Yaranmaya çalışmak.
  • -e yaltaklanmak.
  • [#yaltaklanma Yaltaklanmak].

Play up to ingilizcede ne demek, Play up to nerede nasıl kullanılır?

Play : Bahis yapmak. Oynama üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Oyun. Tutmak. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Sunmak. Rol almak. Canlandırmak (tiyatro terimi). Numarası yapmak.

To : E. Arasında. Oranla. İla. Karşı. Ya. -mek -mak (mastar). Ye. E doğru. İle.

Play up : Oyun oynamak. Daha yüksek sesle çalmak. Belirtmek. Yaramazlık etmek. Vurgulamak. Üzerinde durmak. Abartmak. Daha sesli çalmak. Elinden gelenin en iyisini oynamak (spor terimi). Sorun çıkarmak.

Up to : Yüksekliğine kadar. -e kadar. -e uygun. -e kalmış. Yanına. -e bağlı. Yeterli. İla. -e kadar (azami bir miktar için). Değin.

Up to date : Eksiksiz. Aktüel. Yenilenmiş. Modaya uygun. Güne uygun olarak. Çağdaş. Zamane. Günümüze uygun. Güncel.

Up to his ears : Kulaklarına kadar. Boğazına kadar. Göz çukurlarına kadar. Asla bitmeyecekmiş gibi görünen aşırı meşgul olma durumu.

Up to now : Şimdiye değin. Şimdiye kadar. Şu ana kadar. Bu zamana kadar. Bu zamana dek. Şimdiye dek.

Up to him : Onun kararına bağlı. Ona göre değişir. Ona bağlı. O bilir. Onun kararına göre değişir.

 

Up to dateness : Güncellik. Modernlik.

Up to discussion : Tartışılmaya açık. Tartışmaya açık.

İngilizce Play up to Türkçe anlamı, Play up to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Play up to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blarneys : Yağ. Övme. Yağ çekme. Dil dökme. Yaltaklanma. Dalkavukluk. Yağcılık. Yağ çekmek. Piyaz.

Glad eye : Yazılmak. Kuyruğunu sallamak. Kesik atmak. Bakış atmak. Kesişmek. Göz etme. Zarflamak. Pas vermek.

Bootlicked : Çanak yalamak. Yalakalık etmek.

Frisks : Üst araması yapmak. Oynaşmak. Oynamak. Üzerini aramak. Oynatmak. Sıçrayıp oynamak (mutlu bir şekilde). Koşuşmak. Üstünü aramak. Kuyyruk sallamak.

Bootlicks : Yalakalık etmek. Çanak yalamak.

Fawns : Yavru geyik. Açık kahverengi. Karaca yavrusu. Geyik doğurmak. Yavrulamak. Doğurmak. Yaltaklık etmek. Geyik yavrusu. Alageyik yavrusu.

Adulating : Pohpohlamak.

Curry favor : Yalakalık yapmak. Birine iltifat ederek gözüne girmek. Yalakalık yaparak birinin gözüne girmeye çalışmak. Yaltaklanarak. Yağcılık yaparak birinin gözüne girmek. Yağ çekmek. Yalakalanmak. Yalakalık ederek birinin gözüne girmeye çalışma.

Cringes : Yaltaklık etmek. Korkuyla çekilmek. Korkudan sinmek. Yalakalık yapmak. Sinmek. Köpeklenmek. İki büklüm olmak. El etek öpmek.

Play up to synonyms : wag the tail, bootlicking, cringe, bootlick, fawned, blandishing, court, adulated, cringed, curry favor with somebody, blarney, shine up to, brown nose, make up to, frisked, beslaver, fawn, frisk, crawled, kowtow to, blandishes, curry favor with, make advances, adulate, blarneying, apple polish, adulates, crawls, crawl, make advances to somebody, blandished, butter up, blarneyed.