Cringes türkçesi Cringes nedir

  • Korkuyla eğilmek.
  • Yalakalık yapmak.
  • Yaltaklık etmek.
  • El etek öpmek.
  • Korkuyla çekilmek.
  • Korkudan sinmek.
  • Köpeklenmek.
  • Kuyruk sallamak.
  • Sinmek.
  • Yaltaklanmak.
  • İki büklüm olmak.

Cringes ingilizcede ne demek, Cringes nerede nasıl kullanılır?

Cringe : El etek öpmek. Köpeklenmek. Yaltaklanmak. Korkuyla eğilmek. Korkuyla çekilmek. İki büklüm olmak. Korkudan sinmek. Yaltaklık etmek. Sinmek. Yalakalık yapmak.

Cringed : Korkudan sinmek. Korkuyla çekilmek. Yalakalık yapmak. Yaltaklanmak. El etek öpmek. Sinmek. Köpeklenmek. Kuyruk sallamak. İki büklüm olmak. Yaltaklık etmek.

Cringing : Yaltakçı. Dalkavuk. Köpeklik. Yalaka.

Cringingly : Dalkavuk gibi. Yalaka bir şekilde.

Cringle : Radansa. İpten yapılmış simit halkası. Bir yelken gıradinine halat bağlamak için kullanılan ilik veya ilmik halkası. Halat matafyonu. Çevirme kasa.

Crinis : Saç. Krinis.

Cringles : Çevirme kasa. Bir yelken gıradinine halat bağlamak için kullanılan ilik veya ilmik halkası. Halat matafyonu. Radansa. İpten yapılmış simit halkası.

Crinel : Çok ince kuştüyü.

Massacring : Toplukıyım. Kılıçtan geçirmek. Kırıp geçirmek. Katliam. Topluca öldürmek. Toplu katliam yapmak. Katliam yapmak. Kıymak. Katletmek. Ezmek.

Crinkled : Engebeli. Eşitsiz. Düz olmayan. Hışırdamak. Büzüşmüş. Dengesiz. Kırışmış. Buruşmak. Hışırdatmak. Pürüzlü.

 

İngilizce Cringes Türkçe anlamı, Cringes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cringes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quailed : Umudunu yitirmek. Korkmak. Ümitsizliğe kapılmak. Cesaretini kaybetmek. Ürkmek. Yılmak. Korkuya kapılmak. Bıldırcın.

Crouched : Çökmek. Büzülmek. Çömelmek.

Play up to : Yaranmaya çalışmak. Gözüne girmeye çalışmak. -e yaltaklanmak. Sahnede başkasına yardımcı rol oynamak. Dalkavukluk etmek. Birine yaranmak.

Bootlicks : Yalakalık etmek. Dalkavukluk etmek. Çanak yalamak.

Glad eye : Yazılmak. Kuyruğunu sallamak. Kesişmek. Kesik atmak. Pas vermek. Bakış atmak. Göz etme. Zarflamak.

Fawn : Yavru geyik. Doğurmak. Dalkavukluk etmek. Açık kahverengi. Yavrulamak. Geyik yavrusu. Karaca yavrusu.

Blarneying : Piyaz. Dalkavukluk. Yağ çekme. Yağ çekmek. Dil dökme. Yağcılık. Yağ. Yaltaklanma. Övme.

Permeating : Sinen. Yayılan. Yayılmak. Geçmek. Sızmak.

Apple polish : Birini överek gözüne girmek. Yağcılık yapmak. (argo terim) dalkavukluk etmek. Pohpohlayarak fayda sağlamak.

Blandishing : Dil dökmek. Yağ çekmek. Dil dökerek gönlünü almak. Gönlünü almak.

Cringes synonyms : outer boundary, cringe, crouches, bend, quailing, suck up, adulate, bound, creep, frisked, blarneyed, blarney, butter up, lay it on thick, permeates, wag the tail, frisk, flex, grovel, bootlicked, adulating, blandishes, permeate, duck, adulated, crouch down, cowers, curry favor, crouch, cowered, ducked, quail, lick the dust.

 

Cringes zıt anlamlı kelimeler, Cringes kelime anlamı

Straighten : Halletmek. Kalkmak. Düzeltmek. Doğrultmak. Doğrulmak. Yoluna koymak. Düzelmek. Düzleştirmek. Çözmek. Yoluna girmek.

Stand still : Hareketsiz durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak.