Cringles türkçesi Cringles nedir
- Bir yelken gıradinine halat bağlamak için kullanılan ilik veya ilmik halkası.
- Radansa.
- İpten yapılmış simit halkası.
- Halat matafyonu.
- Çevirme kasa.
Cringles ingilizcede ne demek, Cringles nerede nasıl kullanılır?
Cringle : İpten yapılmış simit halkası. Çevirme kasa. Halat matafyonu. Radansa. Bir yelken gıradinine halat bağlamak için kullanılan ilik veya ilmik halkası.
Cringe : El etek öpmek. Köpeklenmek. Sinmek. Kuyruk sallamak. İki büklüm olmak. Yaltaklanmak. Korkudan sinmek. Yaltaklık etmek. Korkuyla eğilmek. Korkuyla çekilmek.
Cringed : Köpeklenmek. Korkudan sinmek. Sinmek. Kuyruk sallamak. Yaltaklanmak. Korkuyla çekilmek. El etek öpmek. Yaltaklık etmek. Yalakalık yapmak. Korkuyla eğilmek.
Cringes : Sinmek. Korkuyla çekilmek. Yaltaklanmak. Yalakalık yapmak. Yaltaklık etmek. Köpeklenmek. Kuyruk sallamak. İki büklüm olmak. El etek öpmek. Korkudan sinmek.
Cringing : Köpeklik. Yaltakçı. Dalkavuk. Yalaka.
Crinites : Kıllı. Saçlı.
Crinel : Çok ince kuştüyü.
Crinkle : Kırıştırmak. Büzüşmek. Hışırdatmak. Kıvırmak. Hışırdamak. Katlamak. Karıştırmak. Buruşmak. Kırışmak. Kırışık.
Crinkles : Büzüşmek. Kırıştırmak. Katlamak. Hışırdamak. Hışırdatmak. Kırışık. Kıvırmak. Kırışmak. Buruşmak. Buruşturmak.
Crinkled : Hışırdatmak. Pürüzlü. Kırışmış. Engebeli. Hışırdamak. İnişli çıkışlı. Buruşmak. Buruşturmak. Eğri büğrü. Dengesiz.
İngilizce Cringles Türkçe anlamı, Cringles eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cringles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Imprint : Etkilemek. Yayıncı. İşlemek. İyice yerleştirmek. Damga basmak. Yayınevi adı. Çap etmek. Basmak. Marka. Kafasına sokmak.
Thimbles : Kablo çarığı. Baca deliği ağızlığı. Dikiş yüksüğü. Yüksük. Rodensa. Baga. Radansa (gemi).
Skin : Kazıklamak. Post. Cilt. Sıyırmak. Kabuk. Bir hayvan ya da bitkinin vücudunu, meyvenin, tohumun üzerini örten en dış örtü. omurgasız hayvanlarda silindir biçiminde hücrelerden oluşmuş epidermisten, memelilerde keratinli çok tabakalı yassı epitel kapsayan epidermis ile bağ dokusunca zengin dermiş tabakalarından oluşur. Deri. Kabuğunu soymak. Cezalandırmak. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır.
Line : Hat. Doldurmak. Kaplamak. Çizgi çizmek. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Dizmek. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Satır. İçini kaplamak.
Life line : Büyük önemi olan deniz rotası. Cankurtaran halat. Avuç içinde görülen yaşam çizgisi. Can halatı. Birini tehlikeden veya beladan kurtaran yardım. Belirli bir yere sadece bir kere yapılacak nakliyatta kullanılan rota. Cankurtaran halatı. Ticari rota. Can kurtarmak için kullanılan ip.
Squinch : Kırkmak. Kısmak. Kaçınmak. Çekinmek. Geri çekilmek. Köşe kemeri. Tonoz bingi. Tırsmak. Tromp. Payanda kemeri.
Furrow : Çizgi. Oluk. Çizgi bırakmak. Kırıştırmak. Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri. Saban sürmek. Kırışık. Kırışıklık. Saban izi yapmak. Yollar açmak.
Thimble : Rodensa. Dikiş yüksüğü. Koşum yüreği. Radansa (gemi). Yüksük. Kablo çarığı. Baga. Baca deliği ağızlığı. Halatların ucunda bağlantı yeri oluşturmak ve aşınmalarını önlemek amacıyla kasalara takılan demir kelepçeler.
Impression : Tesir. İntiba. Etki. Kanı. Baskı. Belirti. Olgusal durumlara ilişkin işlenmemiş ipuçları ya da henüz çözümlenerek bilgiye dönüştürülmemiş seziler. Taklit. Fikir. İzlenim.
Tegument : Tohum zarı. Bir oluşumu dıştan örten tabaka. Deri. Zar. İçerisinde dev bir çekirdek veya çekirdek fragmentlerinin oluşabildiği sinistiyal sitoplazmik tip vücut örtüsü. tegument yassı solucanların (monogenea, digenea, cestoda) ve akantosefalaların larvalarının ve erişkinlerin yüzeyini kaplar, ancak erişkin paraziter yassı solucanların tegumentinde çekirdek bulunmaz. Tegument. Kabuk.
Cringles synonyms : love line, line of destiny, frown line, mensal line, heart line, line of fate, dermatoglyphic, line of saturn, line of heart, crow's feet, line of life, crow's foot, retract, grummet, depression, cringle, crease, quail, funk, laugh line, seam, flinch, shrink, shrink back, grommet, recoil, lifeline, cutis, move, wrinkle, wince.
Cringles zıt anlamlı kelimeler, Cringles kelime anlamı
Stand still : Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak.
Straighten : Düzelmek. Düzeltmek. Kalkmak. Toplamak. Yoluna koymak. Düzleştirmek. Çözmek. Halletmek. Doğrusunu açıklamak. Düzlemek.

Bu kısımda Cringles kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cringles ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cringles anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cringles ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.