Skin türkçesi Skin nedir
- Derisini yüzmek.
- Zar.
- Sıyırmak.
- Ten.
- Cilt.
- Bir hayvan ya da bitkinin vücudunu, meyvenin, tohumun üzerini örten en dış örtü. omurgasız hayvanlarda silindir biçiminde hücrelerden oluşmuş epidermisten, memelilerde keratinli çok tabakalı yassı epitel kapsayan epidermis ile bağ dokusunca zengin dermiş tabakalarından oluşur.
- Kabuğunu soymak.
- Kabuk.
- Çıkarmak.
- Kazıklamak.
- Sıyırıp çıkarmak.
- Cezalandırmak.
- Yüzmek.
- Pösteki.
- Post.
- Soymak.
- Derisini soymak.
- Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır.
- Deri.
- Çok ince ve yeğni kabuk ya da katman.
Skin ile ilgili cümleler
English: Ali thought he had plenty of time to catch his plane, but he only just made it by the skin of his teeth.
Turkish: Ali uçağını yakalamak için bol zamanı olduğunu düşünüyordu ama o yalnızca ucu ucuna yetişti.
English: Ali got wet to the skin and caught cold.
Turkish: Ali sırılsıklam oldu ve üşüttü.
English: Ali escaped by the skin of his teeth.
Turkish: Ali kıl payı kaçtı.
English: "Your skin looks nice." "Oh? That's the first time anyone has told me that!"
Turkish: "Cildiniz güzel görünüyor." "Ah? ilk kez biri bana bunu söyledi! "
English: A blood clot is good when it occurs on the skin and bad when it occurs within the body.
Turkish: Bir kan pıhtısı cilt üzerinde ortaya çıktığında iyidir ve vücut içinde ortaya çıktığında kötüdür.
Skin ingilizcede ne demek, Skin nerede nasıl kullanılır?
Skin a flint : Taşın derisini yüzmek. Herşeyi para için yapmak.
Skin alive : Korumak. Çiğ çiğ yemek. Kurtarmak. Yenilgiye uğratmak. Hala hayatta iken birinin derisini yüzmek. Canlı canlı derisini yüzmek.
Skin and bone : O kadar zayıf ki kemiklerini görebilirsin. Bir deri bir kemik. Deri ve kemik. Aşırı zayıf.
Skin and bones : Çok ince. Bir deri bir kemik.
Skin associatedlymphoid tissue : Özgül olmayan bağışık cevabın ilk hattını oluşturan derideki lenfoid doku. Deriyle ilişkili lenfoid doku. Salt.
Skin dive : Aletsiz dalış. Tüpsüz suya dalmak. Serbest dalış. Şnorkel veya dalış ekipmanları tarafından sağlanan hava ile su altında yüzmek.
Skin cell : Deri hücresi.
Skin color : Ten rengi. Cilt rengi.
Skin care : Cilt bakımı.
Skin diving : Serbest dalış. Aletli dalış. Aletsiz dalış. Dalgıç giysisi olmadan dalma. Aletsiz dalma. Su altına dalma.
İngilizce Skin Türkçe anlamı, Skin eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Skin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abrades : Bilemek. Aşındırma. Aşındırmak. Yemek.
Diaphragms : Böleç. Mercek perdesi. Fotoğraf makinesi. Diafram. Diyafram. Işık bebeği. Membran.
Wrinkle : İpucu. Pörsümek. Buruşukluk. Buruşmak. Kırıştırmak. Kırışık. Büzüşmek. Buruşturmak. Çatmak. Kırışmak.
Flesh : Cisim. Beden. Akraba. Şehvet. Vücut. Bedensel istekler. Derisinden eti sıyırmak. Et. İnsan doğası.
Scarify : İncitmek. Toprağı sürmek. Deriyi kazımak. Kazımak. Canını yakmak. Acımasızca eleştirmek.
Bare : Gözle görülür hale getirmek. Tamtakır. Açığa vurmak. Açık. Yalın. Açılmak. Açığa çıkartmak. Boş. Açmak.
Buoy : Şamandıra ile işaret koymak. Şamandıra. Su üzerinde tutmak. Yükselmek. Desteklemek. Duba veya şamandıra. Güçlendirmek. Yüzdürmek. Cankurtaran simidi. Can yeleği.
Sheepskin : Parşömen. Diploma. Koyun postu. Koyun pöstekisi. Belge. Koyun derisi.
Bruit about : Yaymak (söylenti).
Dermis : Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis. Derma. Dermis. Derinin epidermisinin altındaki kan ve lenf damarları, sinir uçları, kıl folikülleri, ter ve yağ bezlerini içeren bağ dokusu, koryum, dermis. Alt deri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dermiş. Esas deri.
Skin synonyms : pressure point, free nerve ending, liver spot, body covering, integumentary system, sudoriferous gland, peeled, complexions, foreskin, corrects, brushes, swum, corium, buncoing, surface, chisel, come down upon, dermas, burgling, furs, cemented layer, pare, coriaceous, prepuce, blanks, excoriate, thick skin, half binding, cutis, extruders, integuments, glance off, graze.
Skin ingilizce tanımı, definition of Skin
Skin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To strip off the skin or hide of. To flay. The external membranous integument of an animal. To become covered with skin. As, a wound skins over. As, to skin an animal. To peel.

Bu kısımda Skin kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Skin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Skin anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Skin ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.