Buoy türkçesi Buoy nedir
- Su yüzünde tutmak.
- Şamandıra ile işaret koymak.
- Yüzdürmek.
- Yükselmek.
- Can yeleği.
- Şamandıra.
- Su üzerinde tutmak.
- Yüzmek.
- Cankurtaran simidi.
- Güçlendirmek.
- Duba veya şamandıra.
- Desteklemek.
Buoy ingilizcede ne demek, Buoy nerede nasıl kullanılır?
Buoy out : Şamandıra ile işaret koymak.
Buoy rope : Şamandıra halatı.
Buoy up : Neşelendirmek. Moral vermek. Yüzdürmek. Desteklik etmek. Yüksek tutmak.
Barrel buoy : Fıçı şamandra. Fıçı şamandıra.
Bell buoy : Çanlı şamandra. Çanlı samandra. Canlı şamandıra. Çanlı şamandıra.
Buoyance : Hafiflik. Yüzme kabiliyeti. Üzüntüden veya depresyondan çabucaktoparlanabilme vasfı. Suya batmama.
Buoyage : Şamandralama. Şamandıra dizisi. Şamandıra temini. Şamandıra önlemi. Balisaj.
Buoyances : Suya batmama. Yüzme kabiliyeti. Hafiflik. Üzüntüden veya depresyondan çabucaktoparlanabilme vasfı.
Whistle buoy : Şamandıra.
Life buoy : Cankurtaran simiti. Can simidi. Can yeleği. Cankurtaran şamandırası. Simit. Cankurtaran simidi. Tahlisiye simidi.
İngilizce Buoy Türkçe anlamı, Buoy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Buoy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Swum : Dönmek. Taşmak. Dolmak. Yüzen. Islatmak.
Buoy up : Yüksek tutmak. Desteklik etmek. Moral vermek. Neşelendirmek.
Corroborates : Kuvvetlendirmek. Sağlamlaştırmak. Pekiştirmek (bir düşünce vb'ni). Güç vermek. Kanıtlarla desteklemek. Yardım etmek. Doğrulamak. Onaylamak.
Arises : Ayağa kalkmak. Doğmak. Kaynaklanmak. Ortaya çıkmak. Kalkmak.
Advocating : Müdafaa etmek. Avukatlığını yapma. Savunma. Savunmak. Müdafaa. Destekleme.
Ascend : Yukarı çıkmak. Tırmanmak. Ziyadeleşmek. Ağmak. Çıkmak. Tahta çıkmak. Artmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak (tahta).
Lifesaver : Can kurtaran görevli (plajlarda). Cankurtaran. Birini ölümden kurtaran kimse. Kazazedeleri boğulmaktan kurtaran. Can simidi. Birini zor bir durumdan kurtaran kimse veya şey. İmdada yetişen şey.
Buttress : Desteklik etmek. Destek. Güçlendirici. Payanda vermek. Ayak. Payanda. Perçinleştirmek. Yardımcı. Destekçi.
Amplify : Gücünü artırmak. Kuvvetlendirmek (sesini). (sesi) artırmak. Yükseltmek. Geniş olarak açıklamak. Daha ayrıntılı bir şekilde söylemek. Genişletmek. Kuvvetlendirmek. Yükseltmek (ses).
Buoy synonyms : buoyed, dan, water gage, be up, lifesavers, strike out, bathe, cemented, ascends, advocate, beareth, floats, pontooning, the swim, ascended, buoys, whistle buoy, assist, rides, be in the ascendant, assisting, bump up, assists, cork jacket, lifebelt, corroborate, moorings, arose, bolster up, ride, sailed, be in the ascendant, braced.
Buoy zıt anlamlı kelimeler, Buoy kelime anlamı
Sink : Kazmak. Açmak. Fakirleşmek. Düşmek. Dolin. Mahvetmek. Alçaltmak. Azaltmak. Lavabo. Çökmek.
Buoy ingilizce tanımı, definition of Buoy
Buoy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp. a floating object moored to the bottom, to mark a channel or to point out the position of something beneath the water, as an anchor, shoal, rock, etc. To keep from sinking in a fluid, as in water or air. To rise like a buoy. To keep afloat. To float. A float. With up.

Bu kısımda Buoy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Buoy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Buoy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Buoy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.