Sink türkçesi Sink nedir

  • Musluk taşı.
  • Çökmek.
  • Batırmak.
  • Kırılmak.
  • Lavabo.
  • Suya batmak.
  • Kötüye gitmek.
  • Feragat etmek.
  • Saplanmak.
  • Kötüleşmek.
  • Alıcı.
  • Batmak.
  • Düşürmek.
  • Örtbas etmek.
  • Basmak.
  • Fakirleşmek.
  • Açmak.
  • Durumu bozulmak.
  • Mahvetmek.
  • Dolin.
  • Yerleştirmek.
  • Yatırmak (sermaye).
  • İşlemek.
  • Gömmek.
  • Eriyebilen kayaçların bulunduğu yerlerde, kimyasal aşınma ile ya da yeraltı inlerinin çökmesiyle oluşan çanak biçiminde basıklıklar ya da dik kenarlı çukurlar. (tava, koyak, kokurdan, düden, obruç olarak da adlandırılır.).
  • Kazmak.
  • Hafiflemek.
  • Unutulmak.
  • Alçalmak.
  • Azaltmak.
  • Azalmak.
  • Güçten kesilmek.
  • Fenalaşmak.
  • Kafasına girmek.
  • Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Alçaltmak.
  • İnmek.
  • Lağım.
  • Gömülmek.
  • Vazgeçmek.
  • Dalmak.
  • Düşmek.
  • Yatırmak.

Sink ile ilgili cümleler

English: Ali went to the sink and poured the rest of his drink down the drain.
Turkish: Ali lavaboya gitti ve içkisinin geriye kalanını döktü.

English: He had heard that war had started, but it didn't sink in for a long time until his father was drafted into the army.
Turkish: Savaşın başladığını duymuştu fakat savaş babası askere alınıncaya kadar anlaşılmadı.

English: Ali filled the sink with water.
Turkish: Ali lavaboyu su ile doldurdu.

English: Ali hadn't washed dishes in a week, so the sink was full of dirty dishes.
Turkish: Ali bir hafta içinde bulaşıkları yıkamadı, bu yüzden lavabo kirli tabaklarla doluydu.

 

English: Ali walked over to the sink and turned on the faucet.
Turkish: Ali lavaboya gitti ve musluğu açtı.

Sink ingilizcede ne demek, Sink nerede nasıl kullanılır?

Sink a ship : Gemi batırmak.

Sink a well : Kuyu kazmak.

Sink and float separation : Yüzdür-çökelt ayırması. Yüzdürme çökeltme ayırması.

Sink down : Batmak.

Sink fast : Ağır hasta son günlerini yaşamak. Günleri sayılı olmak. Günlerini saymak.

Sink into a deep sleep : Derin bir uykuya dalmak.

Sink of iniquity : Günah yuvası. Kötülük yuvası.

Sink into : Gömmek. Kapılmak. Dalmak. Düşmek. Saplanmak. Batırmak. Gömülmek. Sokmak. İşlemek. İçine işlemek.

Sink or swim : Batmak veya yüzmek. Hepsine bahis. Ya batarsın ya çıkarsın. Başarı veya başarısızlık. Ya herrü ya merrü. Hepsi veya hiçbiri.

Sink into the grave : Mezara gömülmek. Toprağa verilmek.

İngilizce Sink Türkçe anlamı, Sink eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sink ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fall off : Eskisi gibi olmamak. Bozulmak. Terketmek. Teknenin rüzgarla açısını arttırmak. Değişmiş olmak. Damlamak. Yüksekten düşmek. Ayrılmak.

Be in deep water : Zorda olmak. Derin suda olmak. Güçlük içinde olmak. Başı belada olmak. Ayvayı yemek. Zor durumda olmak. Büyük sorun yaşamak. Müşkül olmak. Gırtlağına kadar batakta olmak.

Alight : Şans eseri bulmak. Yanan. Tutuşmuş. Aydınlanmış. Ateş içinde yanan. Konmak. Alev almış. Yere inmek. Işıkları yanmış.

Sewages : Kanalizasyon atığı. Atık su. Lağım pisliği. Kanalizasyon. Kanalizasyon pisliği. Pissu. Lağım suyu.

 

Abridge : Kısaltmak. Mahrum etmek. Özetlemek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Tenkis etmek. Kesmek. Kısmak.

Barbarized : Barbarlaştırmak. Bozmak. Kabalaşmak. Barbarlaşmak.

Settle : Bastırmak. Yerleşmek. Uyum sağlamak. Süzmek. Bağlamak (nafaka). Çökeltmek. Çökelmek (sıvının içindeki katı maddeler). Yetinmek. Yerine getirmek.

Cesspits : Fosseptik. Lağım çukuru. Çöp çukuru. Yağmur suyu haznesi. Foseptik.

Cultivate : Geliştirmek. Kendini adamak. İlerletmek. Tarlayı sürmek. Dostluğunu ilerletmek. Kazanmaya çalışmak. Yetiştirmek. Toprağı işlemek. Beslemek.

Sink synonyms : drop open, sag down, fall open, change posture, bring up in conversation, burked, cedes, disinter, be on the decline, beggared, burst up, accepters, conceals, climbed down, descends, climb down, sank, abandon hope, dove, be stuck, crashes, decried, billet, entombed, get worse, collapses, beat down, fall into oblivion, deducts, collocate, retrogress, barging, abnegates.

Sink zıt anlamlı kelimeler, Sink kelime anlamı

Rise : Kabarmak. Havalanmak. Doğmak (güneş). Artış. Doğmak. Artmak. İyileşmek. Görünmek. Yükseliş. Ayyuka çıkmak.

Ascend : Yükselmek. Çıkmak. Artmak. Tahta çıkmak. Çıkmak (tahta). Tırmanmak. Ağmak. Ziyadeleşmek. Yukarı çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi).

Float : Yüzmek. Kurmak şirket. Dalgalanmaya bırakmak (döviz kurunu). Dolaşmak. Yüzertop. Kurmak (şirket). İçi boş karaçta ya da yakıtlıkta yakıt düzeyini denetleyen kapalı kutu. Batmadan yüzmek. Yaymak. Uzak duruş.

Sink ingilizce tanımı, definition of Sink

Sink kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The lowest part of a natural hollow or closed basin whence the water of one or more streams escapes by evaporation. The sun sinks in the west. To subside. A drain to carry off filthy water. A jakes. To decline gradually. To fall by, or as by, the force of gravity. As, a stone sinks in water. To descend lower and lower. To cause to sink. To immerse or submerge in a fluid. Waves rise and sink. To put under water. As, the sink of the Humboldt River. As, to sink a ship.