Fall off türkçesi Fall off nedir

  • Değişmiş olmak.
  • Damlamak.
  • Bozulmak.
  • Terketmek.
  • (tekne için) kafayı açmak.
  • Dökülmek.
  • Eskisi gibi olmamak.
  • Çekilmek.
  • Ayrılmak.
  • Düşmek.
  • Tekneyi rüzgar altına doğru çevirmek.
  • Azalmak.
  • Teknenin rüzgarla açısını arttırmak.
  • Yüksekten düşmek.

Fall off ile ilgili cümleler

English: Don't fall off!
Turkish: Düşmeyin.

English: Newton saw an apple fall off a tree.
Turkish: Newton bir elmanın ağaçtan düştüğünü gördü.

English: The leaves fall off the trees in the fall.
Turkish: Son baharda yapraklar ağaçlardan düşer.

English: I wish you fall off a cliff.
Turkish: Bir uçurumdan düşmeni diliyorum.

English: When you fall off the stairs, you're downstairs quickly.
Turkish: Merdivenlerden düşersen, hızlıca aşağı inersin.

Fall off ingilizcede ne demek, Fall off nerede nasıl kullanılır?

Fall : Düşüş. Yıkılma. Rastlamak. Azalmak. Hastalanmak. Düşmek. Dökülmek. Eğimli olmak. Güz. Atışmak.

Off : Azalmak. Dışında. Kapalı. Yanılmak. Öldürmek. Baş. İndirmek. Çıkarmak. Kalkmak. Başlangıç.

Fall a prey to : Kurda kuşa yem olmak. Yem olmak.

Fall a sacrifice : Tanrıya sunulan adak olmak. Kurban olmak.

Fall a victim to : -'ın kurbanı olmak (kazanın, olayın, vb.). Kurban gitmek.

Fall about : Kasıklarını tuta tuta gülmek. Gülmekten kırılmak. Gülmekten yerlere yatmak. Gülmekten karnına ağrılar girmek.

 

İngilizce Fall off Türkçe anlamı, Fall off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fall off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be through : Arkadaşlığı bozmak. Bitirmek. Beraberliği bitirmek. Bozuşmak. İşe yaramaz olmak. Bir ilişkinin sonuna gelmek.

Condescended : Lütfetmek. Küçümsemek. Küçümseme ile davranmak. Tenezzül. Tenezzül etmek. Sözde alçakgönüllülük göstermek.

Cast aside : Bir kenara bırakmak. Başından savmak. Kenara atmak. İhmal etmek. Kurtulmak. Kenara koymak. Atmak. Bir kenara atmak. Başından atmak.

Blow in : Çıkagelmek. Çıkıp gelmek. Habersiz gelmek. Aniden gelmek. Ansızın gelmek. Gelivermek. Selamsız sabahsız damlamak. İçeri doldurmak (rüzgar). Haber vermeden gelmek.

Come off : Sona ermek. Elde etmek. Taşınabilir olmak. Meydana gelmek. Beli gelmek. Açığa çıkmak. Olmak. Çıkmak.

Addlings : Çürümek. Şaşırtmak. Çürük. Bozmak. Çürütmek. Kafa karıştırmak. Kokmak. Cılk. Kokuşturmak.

Declined : Kabul etmemek. Zayıflamak. Batmak. Çevirmek. Red. Çökmek. Eğimi olmak.

Emptied : Boşaltmak. Tahliye etmek. İçini boşaltmak. Dökmek. Boşaltılmış. Boşalmak. İçini çıkarmak.

Coursed : Köpeklerle kovalamak. Akmak. Sürgün avına çıkmak. Av sürmek. Koşturmak. Koşmak.

Blow : Uçmak. Harcamak. Körüklemek. Yanmak. Küfretmek. Darbe. Esmek (rüzgar). Çalmak. Kaçmak.

Fall off synonyms : be reduced, abdicate, crashes, desolates, back away, disintegrate, break, disintegrates, addle, be pulled, be on the decline, be down, create, busts, bust, collapsing, ceding, alleviates, desolating, busted, be on the wane, break down, be destroyed, be corrupted, be poured, chuck, abscond from, be off, fallen off, come down, crash, blob, condescend.